yaşamlar ile cümle

yaşamlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu şekillerin hepsi düz dünyanın her yanında kaynaşarak, düz yaşamlar sürmektedirler.Queste forme si muovono freneticamente in un mondo piano vivendo le loro piatte vite.
Bu şekillerin hepsi düz dünyanın her yanında kaynaşarak, düz yaşamlar sürmektedirler.Toate aceste forme hălăduiesc într-o lume plată, trăindu-şi vieţile lor bidimensionale.
Bu şekillerin hepsi düz dünyanın her yanında kaynaşarak, düz yaşamlar sürmektedirler.Todas estas formas corretean por un mundo plano, mientras viven sus vidas planas.
Bu şekillerin hepsi düz dünyanın her yanında kaynaşarak, düz yaşamlar sürmektedirler.Wszystkie te figury poruszają się w płaskim świecie, pędząc swoje płaskie życie.
Bu şekillerin hepsi düz dünyanın her yanında kaynaşarak, düz yaşamlar sürmektedirler.Όλα αυτά τα σχήματα κυκλοφορούν σε έναν επίπεδο κόσμο, περνώντας έτσι την επίπεδη ζωή τους.
Bu şekillerin hepsi düz dünyanın her yanında kaynaşarak, düz yaşamlar sürmektedirler.הצורות האלה מתרוצצות בעולם השטוח, חיות את החיים השטוחים שלהן.
Bu şekillerin hepsi düz dünyanın her yanında kaynaşarak, düz yaşamlar sürmektedirler.كل هذه الأشكال تدور في فلك عالَم مسطح، وتعيش حياة مسطحة.
Bu şekillerin hepsi düz dünyanın her yanında kaynaşarak, düz yaşamlar sürmektedirler.平らな生活をしています 彼らにはたった一つの目が顔にあります
Bu sokak çocukları Pothoshishu olarak biliniyor ve yaşamlarını sokaklarda kazanıyorlar.Ces jeunes filles et jeunes garçons sont des "poth shishu", des "enfants de rue".
Bu sokak çocukları Pothoshishu olarak biliniyor ve yaşamlarını sokaklarda kazanıyorlar.Estas niños de la calle son conocidos como Pothoshishu. La calle es donde ellos se ganan la vida.
Bu sokak çocukları Pothoshishu olarak biliniyor ve yaşamlarını sokaklarda kazanıyorlar.Αυτά τα παιδιά των δρόμων είναι γνωστά και ως Pothoshishu.
Bu sokak çocukları Pothoshishu olarak biliniyor ve yaşamlarını sokaklarda kazanıyorlar.Улица – это место, где они зарабатывают на жизнь.
Doğru, onların da aileleri, işleri var, kişisel yaşamları ve ödevleri yada her ne sikimse..I need a damn time machine.
Doğru, onların da aileleri, işleri var, kişisel yaşamları ve ödevleri yada her ne sikimse..JE VAIS DEMANDER A LA BETTENCOURT QU'ELLE ME FASSE UN GROS CHEQUE ! TOUT LE MONDE LE FAIT PUTAIN !!!
Doğru, onların da aileleri, işleri var, kişisel yaşamları ve ödevleri yada her ne sikimse..Senza regalu ehiii....sta fiata ffacimu sicuru na figura te merda!!! Mannaggia lu tiaulu !!!
Doğrusu yaşamları görevlerini yapmalarına bağlı.A vida deles dependia de serem capazes de fazer o trabalho.
Doğrusu yaşamları görevlerini yapmalarına bağlı.De fapt, viata lor depindea de infaptuirea scopului.
Doğrusu yaşamları görevlerini yapmalarına bağlı.De hecho, sus vidas dependían de lograrlo.
Doğrusu yaşamları görevlerini yapmalarına bağlı.Denn ihr Leben hing davon ab, ob sie den Job richtig machten.
Doğrusu yaşamları görevlerini yapmalarına bağlı.En fait, leur vie en dépendait.
Doğrusu yaşamları görevlerini yapmalarına bağlı.Hun leven hing ervan af.
Doğrusu yaşamları görevlerini yapmalarına bağlı.In effetti, la loro vita dipendeva dal fare il lavoro.
Doğrusu yaşamları görevlerini yapmalarına bağlı.사실 이 프로그램의 생명은 하는 작업에 달려있죠.
Doğrusu yaşamları görevlerini yapmalarına bağlı.Od tego zależało ich życie.
Doğrusu yaşamları görevlerini yapmalarına bağlı.Trên thực tế, sự tồn tại của những chương trình ấy phụ thuộc vào cái công việc ấy.
Doğrusu yaşamları görevlerini yapmalarına bağlı.Valójában az életük függött attól, hogy jól végzik-e a feladatukat.
Doğrusu yaşamları görevlerini yapmalarına bağlı.Η ζωή τους εξαρτόταν από το να κάνουν τη δουλειά τους.
Doğrusu yaşamları görevlerini yapmalarına bağlı.Всъщност, животът им зависи от това да вършат работа.
Doğrusu yaşamları görevlerini yapmalarına bağlı.От того, как они работают, зависит их жизнь.
Doğrusu yaşamları görevlerini yapmalarına bağlı.למעשה, החיים שלהם תלויים בכך שיעשו את העבודה.
Doğrusu yaşamları görevlerini yapmalarına bağlı.في الحقيقة ، فإن حياتها تعتمد على أداء الوظيفة.
Doğrusu yaşamları görevlerini yapmalarına bağlı.(笑)
Eğer bunu lisede öğrenebilirlerse ileriki yaşamlarında yapabileceklerinden daha fazlasını düşünün.Si elles peuvent apprendre que dans l'école secondaire, imaginez combien ils peuvent faire tard dans la vie.
Esasında hepimiz daha mutluyuz, ve ülkemiz daha güzel, yaşamlarımız daha iyi."Chúng tôi cảm thấy hạnh phúc hơn, đất nước đẹp hơn, và cuộc sống tốt hơn."
Esasında hepimiz daha mutluyuz, ve ülkemiz daha güzel, yaşamlarımız daha iyi."Estamos, de facto, todos mais contentes e o país está mais bonito e as nossas vidas estão melhores."
Esasında hepimiz daha mutluyuz, ve ülkemiz daha güzel, yaşamlarımız daha iyi."Faktycznie jesteśmy szczęśliwsi, a kraj piękniejszy, i nasze życie lepsze."
Esasında hepimiz daha mutluyuz, ve ülkemiz daha güzel, yaşamlarımız daha iyi.""우리의 삶은 더 윤택해졌어요"라고 외치는 그런 일이 가능할까요?
Esasında hepimiz daha mutluyuz, ve ülkemiz daha güzel, yaşamlarımız daha iyi."Nous sommes vraiment tous plus heureux, notre pays est plus beau, et nos vies meilleures."
Esasında hepimiz daha mutluyuz, ve ülkemiz daha güzel, yaşamlarımız daha iyi."Siamo realmente tutti più felici, e il nostro paese è più bello, e le nostre vite sono migliori."
Esasında hepimiz daha mutluyuz, ve ülkemiz daha güzel, yaşamlarımız daha iyi."Suntem de fapt toti bucurosi, iar tara este si mai frumoasa, iar vietile noastre sunt si mai bune."
Esasında hepimiz daha mutluyuz, ve ülkemiz daha güzel, yaşamlarımız daha iyi.""Todos somos más felices, el país es más hermoso y nuestras vidas son mejores".
Esasında hepimiz daha mutluyuz, ve ülkemiz daha güzel, yaşamlarımız daha iyi."Vi är faktiskt alla gladare, och landet är vackrare, och våra liv är bättre."
Esasında hepimiz daha mutluyuz, ve ülkemiz daha güzel, yaşamlarımız daha iyi."Všetci sme šťastnejší, krajina je krajšia a naše životy sú lepšie."
Esasında hepimiz daha mutluyuz, ve ülkemiz daha güzel, yaşamlarımız daha iyi."We zijn allen gelukkiger, het land ziet er mooier uit en we hebben een beter leven."
Esasında hepimiz daha mutluyuz, ve ülkemiz daha güzel, yaşamlarımız daha iyi."Wir sind tatsächlich alle glücklicher, und das Land ist schöner, und unsere Leben sind besser geworden."
Esasında hepimiz daha mutluyuz, ve ülkemiz daha güzel, yaşamlarımız daha iyi."Είμαστε πραγματικά όλοι πιο ευτυχισμένοι, και μια χώρα είναι πιο όμορφη, και η ζωή μας είναι καλύτερη. "
Esasında hepimiz daha mutluyuz, ve ülkemiz daha güzel, yaşamlarımız daha iyi."Мы стали ещё счастливее, страна ещё прекраснее и наша жизнь лучше чем прежде."
Esasında hepimiz daha mutluyuz, ve ülkemiz daha güzel, yaşamlarımız daha iyi."Ние всъщност сме всички по-щастливи, и страната е по-красива, и живеем по-добре."
Esasında hepimiz daha mutluyuz, ve ülkemiz daha güzel, yaşamlarımız daha iyi."אנחנו בעצם שמחים יותר, והארץ יפה יותר, וחיינו טובים יותר."
Esasında hepimiz daha mutluyuz, ve ülkemiz daha güzel, yaşamlarımız daha iyi."فى حقيقة الأمر نحن كلنا سُعداء، البلد أكثر جمالاً، وحياتنا أفضل. "
Esasında hepimiz daha mutluyuz, ve ülkemiz daha güzel, yaşamlarımız daha iyi."それに生活も向上した」 ティム:明らかに違いますね
Eski günlerimizden bu yana süregelmekte, çok eski yıllardan bu ana kadar yaşamlarımız boyunca cereyan edenDet løber gennem vore urgamle tider, gennem forgangne år til dette tidspunkt, brusende gennem vore liv
Eski günlerimizden bu yana süregelmekte, çok eski yıllardan bu ana kadar yaşamlarımız boyunca cereyan edenDet rinner genom vår forntid, genom tiderna till denna stund.
Eski günlerimizden bu yana süregelmekte, çok eski yıllardan bu ana kadar yaşamlarımız boyunca cereyan edenSe virtaa läpi muinaisten päiviemme, läpi pitkien vuosien tähän hetkeen.
Eski günlerimizden bu yana süregelmekte, çok eski yıllardan bu ana kadar yaşamlarımız boyunca cereyan edenTeče z našich dávných dní dlouhými roky do tohoto okamžiku.
Eski günlerimizden bu yana süregelmekte, çok eski yıllardan bu ana kadar yaşamlarımız boyunca cereyan edenTečie z našich dávnych dní, dlhými rokmi do tohto okamihu ženie sa našimi životmi ako pokrvná línia kráľov
Eski günlerimizden bu yana süregelmekte, çok eski yıllardan bu ana kadar yaşamlarımız boyunca cereyan eden水のように我らの命を流れる 長い年月を経て- 王の血統のように続く
Fakat gerçek o ki göçmenlerin yaşamları videoda gösterilen kadar iç açıcı değil.La tumba del padre a un lado y la del hermano a otro,
Fakat gerçek o ki göçmenlerin yaşamları videoda gösterilen kadar iç açıcı değil.Η πραγματικότητα των ζωών των μεταναστών είναι πολύ λιγότερο πολύχρωμη από ό,τι δείχνει το παραπάνω βίντεο.
Fakat mutluluk içinde geçen bir yıl sonra karanlık gölge tekrar yaşamlarına girmişti.Aber nach nur einem Jahr der Freude kroch ein dunkler Schatten zurück in ihr Leben.
İlgili Sayfalar