yaşamlar ile cümle
yaşamlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
13
ORT. KELİME
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.A iżby wyswobodził tych, którzy dla bojaźni śmierci po wszystek czas żywota podlegli byli niewoli.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.a vyprostil ich, všetkých, ktorí bázňou smrti po celý čas žitia boli držaní v rabstve.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.Dengan cara itu Ia membebaskan orang-orang yang seumur hidup diperbudak karena takut kepada kematian
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.e liberare così quelli che per timore della morte erano soggetti a schiavitù per tutta la vita
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.e livrasse todos aqueles que, com medo da morte, estavam por toda a vida sujeitos � escravidão.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.És megszabadítsa azokat, a kik a haláltól való félelem miatt teljes életökben rabok valának.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.et qu`il délivrât tous ceux qui, par crainte de la mort, étaient toute leur vie retenus dans la servitude.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.in osvobodil tiste, ki so v strahu smrti vse življenje bili v sponah sužnosti.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.ja vapauttaisi kaikki ne, jotka kuoleman pelosta kautta koko elämänsä olivat olleet orjuuden alaisia.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.또 죽기를 무서워하므로 일생에 매여 종노릇하는 모든 자들을 놓아주려 하심이니
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.lại cho giải thoát mọi người vì sợ sự chết, bị cầm trong vòng tôi mọi trọn đời.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.lại cho giải_thoát mọi người vì sợ sự chết , bị cầm trong vòng tôi_mọi trọn đời .
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.och göra alla dem fria, som av fruktan för döden hela sitt liv igenom hade varit hemfallna till träldom.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.og befri alle dem, som på Grund af Dødsfrygt vare under Trældom al deres Livs Tid.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.og utfri alle dem som av frykt for døden var i trældom all sin livstid.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.şi să izbăvească pe toţi aceia, cari prin frica morţii erau supuşi robiei toată viaţa lor.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.und erlöste die, so durch Furcht des Todes im ganzen Leben Knechte sein mußten.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.y para librar a los que por el temor de la muerte estaban toda la vida condenados a esclavitud
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.και ελευθερωση εκεινους, οσοι δια τον φοβον του θανατου ησαν δια παντος του βιου υποκειμενοι εις την δουλειαν.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.и избавить тех, которые от страха смерти через всюжизнь были подвержены рабству.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.і визволити тих, що з страху смерти через усе життв підневолені були рабству.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.ולהתיר את אלה אשר מאימת המות היו נתנים לעבדות כל ימי חייהם׃
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.ويعتق اولئك الذين خوفا من الموت كانوا جميعا كل حياتهم تحت العبودية.
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.並 要 釋 放 那 些 一 生 因 怕 死 而 為 奴 僕 的 人
Bunu, ölüm korkusu yüzünden yaşamları boyunca köle olanların hepsini özgür kılmak için yaptı.並要 釋放 那些 一生 因 怕死 而 為奴僕 的 人
Buradaki gibi kentsel alanlara da baktım, yaşamlarında ağaçlardan uzak kalmış insanları düşündüm.Ho visto anche centri urbani come questo e pensato alle persone che vivono dissociate dagli alberi.
Buradaki gibi kentsel alanlara da baktım, yaşamlarında ağaçlardan uzak kalmış insanları düşündüm.또한 저는 이 사진처럼 도심의 모습을 봐요 그리고 삶을 나무와 별개로 생각하는 사람들에 대해 생각합니다.
Buradaki gibi kentsel alanlara da baktım, yaşamlarında ağaçlardan uzak kalmış insanları düşündüm.Tôi cũng quan tâm đến những vùng đô thị như thế này và nghĩ về những người sống tách biệt với cây cối.
Buradaki gibi kentsel alanlara da baktım, yaşamlarında ağaçlardan uzak kalmış insanları düşündüm.Разглеждах също градски места като това и мислех за хората, които са откъснати от дърветата в живота си.
Buradaki gibi kentsel alanlara da baktım, yaşamlarında ağaçlardan uzak kalmış insanları düşündüm.Я изучала и современные места, такие как это, и думала о людях, оторванных от природы.
Buradaki gibi kentsel alanlara da baktım, yaşamlarında ağaçlardan uzak kalmış insanları düşündüm.כשבני-אדם לא קוטעים אותו. בחנתי גם מקומות אורבניים כמו זה וחשבתי על אנשים שאין להם בחייהם קשר עם עצים.
Buradaki gibi kentsel alanlara da baktım, yaşamlarında ağaçlardan uzak kalmış insanları düşündüm.نظرت انا أيضاً الى مثل هذه الأماكن الحضرية وفكرت في الناس الذين ينفصلون عن هذه الأشجار في حياتهم
Buradaki gibi kentsel alanlara da baktım, yaşamlarında ağaçlardan uzak kalmış insanları düşündüm.木とは縁のない生活をしている人たちのことを考えました このような場所で育った人たちは
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.Ahányas számban laknak, annyi pénzt keresnek naponta.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.Apa yang mereka peroleh -- pada angka berapa mereka hidup -- adalah berapa banyak mereka peroleh tiap hari.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.Ce castiga ei aici - numarul la care locuiesc - este de fapt cat castiga pe zi.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.Ce qu'ils gagnent ici -- le nombre qui correspond -- c'est le montant de ce qu'ils gagnent par jour.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.Ile zarabiają - pod jakim numerem mieszkają to tyle ile zarabiają dziennie.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.Il numero civico indica il reddito pro capite giornaliero in dollari.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.여기서 버는것, 사람들이 살고잇는 숫자는 그들이 하루에 버는 돈입니다.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.Koľko zarábajú -- aké majú číslo domu -- je koľko zarábajú za jeden deň.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.Lo que ganan -- en qué numero viven -- es cuánto ganan por día.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.Op welk nummer ze leven - is wat ze per dag verdienen.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.Quanto ganham aqui — o número da porta onde vivem — é quanto ganham ao ano.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.Số tiền họ kiếm được ở đây -- con số họ sống dựa vào -- chính là số tiền họ kiếm được mỗi ngày.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.To kolik vydělávají - ve kterém čísle bydlí - je kolik vydělávají za den.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.Vad de tjänar här -- det nummer de bor på -- är hur mycket de tjänar per dag.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.Was sie hier verdienen - auf welche Höhe sie wohnen - stellt ihren täglichen Verdienst dar.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.Αυτά που κερδίζουν εδώ -- σε ποιον αριθμό μένουν -- είναι το πόσα κερδίζουν ανά ημέρα.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.Номер дома показывает заработок семьи в день.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.Скільки хто заробляє - в такому номері будинку живе - це їх заробіток за день.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.Тук се показва, кой колко печели, на кой номер живеят и колко печелят на ден.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.מה הם מרוויחים כאן.. באיזה מספר הם גרים זה כמה שהם מרוויחים ליום
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.ما يكسبونه هنا --المقدار الذي يعيشون عليه-- هو ما يكسبونه في اليوم الواحد.
Burada ne kazandıkları -- ne kadar para ile yaşamlarını sürdürdükleri-- günde ne kadar kazandıklarıdır.一日にどれぐらい稼げるのかによります。 この家族は1日に約1ドル稼ぎます。
Bu şekillerin hepsi düz dünyanın her yanında kaynaşarak, düz yaşamlar sürmektedirler.Các hình này đều rất bận rộn trong thế giới phẳng của mình, sống một cuộc sống "phẳng".
Bu şekillerin hepsi düz dünyanın her yanında kaynaşarak, düz yaşamlar sürmektedirler.Ces formes s'agitent toutes sur un monde plat, et vivent leurs vies plates.
Bu şekillerin hepsi düz dünyanın her yanında kaynaşarak, düz yaşamlar sürmektedirler.Deze vormen bewegen zich in een platte wereld en leven hun platte levens.
Bu şekillerin hepsi düz dünyanın her yanında kaynaşarak, düz yaşamlar sürmektedirler.Essas formas movimentam-se todas num mundo plano, e vivem as suas vidas planas.
Bu şekillerin hepsi düz dünyanın her yanında kaynaşarak, düz yaşamlar sürmektedirler.이런 도형들은 모두 평평한 세계를 돌아다녀요, 평평한 삶을 사는거죠.
İlgili Sayfalar