yaşamın ile cümle
yaşamın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Fincan-şekilli yuva, bitki yaşamının veya bir taşın korunağına yerleştirilir.The cup-shaped nest is placed at the base of vegetation or in the shelter of a stone.
Yaşanan katliamda Türkmen kaynaklarına göre yaklaşık 200 kişi yaşamını yitirdi.According to Russian sources, he has rescued 12 people.
Oyuncular Crema'da yaşadı ve küçük kasaba yaşamının ritmini emebildiler.Before and during filming, the actors lived in Crema and were able to experience small-town life.
Östen, Kanarya Adaları'ndaki San Agustin kentinde yaşamını yitirmiştir. ^ "Östen Warnerbring".Warnerbring died in San Augustin, Canary Islands.
4 Ocak 1960´ta Camus, 47 yaşında, Paris´te geçirdiği bir trafik kazasında yaşamını yitirmiştir.On January 4, 1960, at the age of forty-six, Camus was killed in a car accident.
Sanatçı yaşamını ve çalışmalarını New York Şehri'nde sürdürmüştür.The artist lives and works in New York City.
Yaşamındaki tek tutkusu arabalardır.His hobby is cars.
Bir yaralı ise hastanede yaşamını yitirdi.One of the injured later died in the hospital.
Artık hepsi modern yaşamın kurallarına uymak zorunda.All adapt to new ways of life.
"Yaşamından Daha Büyük" (Larger Than life) sliganı ile yapıldı.The tagline was "Larger than life".
1958 yılında yayımlanan Borstal Boy (Borstal'daki Çocuk) kitabında buradaki yaşamını anlattı.His autobiographical novel Borstal Boy followed in 1958.
Müzik yaşamına memleketi Samsun'da yerel bir radyoda DJ'lik yaparak başladı.He started his music career by working as a DJ in one of Samsun's local radios.
Öz yaşamını anlattığı anı kitabı ile en çok satan kitapların yazarı.It was the most widely read genetics textbook of its time.
3 mürettebat yaşamını kaybetti.All three crew lost their lives.
Filmin devamı olarak Lara Croft Tomb Raider: Yaşamın Kaynağı adlı film çekilmiştir.Parts of the Hollywood movie Lara Croft Tomb Raider: The Cradle of Life was filmed here.
Mürettebattan iki kişi yaşamını yitirdi.Two of the crew members died.
31 Ekim 1985'te Leningrad'ta yaşamını yitirdi.Kurdo died in Leningrad on October 31, 1985.
6 Ağustos günü, 74 yaşındayken yalnız yaşadığı evinde yaşamını yitirdi.4 April 1960), whom he met when she was only 16.
Bunlar her insanın yaşamını belirleyen faktörlerdir.So it has been allotted in each person's life.
Edebiyat yaşamına şiirle girdi.The Poetry of Life in Literature.
Yaşamının erken dönemlerinde Lovecraft ateist bir duruşu benimsemiştir.Lovecraft himself adopted the stance of atheism early in life.
Kalan yaşamını Florida'da Jacksonville'de sürdürmnüştür.His body rests in Jacksonville, Florida.
1863 Alma-Tadema' nın kişisel ve profesyonel yaşamını değiştiren bir yıl oldu.In 1873, Thornton's Old-fashioned Ethics and Common-sense Metaphysics was published.
Vermeer çoğunlukla ev yaşamını konu alan iç mekanlar çizdi.Vermeer painted mostly domestic interior scenes.
Başlayan yangında 13 kişi yaşamını yitirdi.Before it was extinguished, the fire had killed 13 men.
Türk siyasal yaşamında cepheleşmelere bir örnek: Vatan Cephesi.The Kurdish Issue in Turkey: A Spatial Perspective.
Selena'nın yaşamına The Biography Channel'ın Biography ve Notorious programlarında da yer verildi.She has appeared on the Biography program and Biography Channel.
Yaşamının son yıllarında tekrar İspanya'ya döndü ve 1955'te Madrid'te öldü.She returned to Spain in 1964, where she died in 1995 in Madrid.
Romalılar için bu hamamlar günlük yaşamın önemli bir parçasıydı.For the Romans, religion was part of the daily life.
SİZE ZİHNİN YAŞAMINI GÖSTERECEĞİM!!""Sabang Sajanikanta Mahaviyalaya".
1960'lı yıllardan sonra Malaga eyaletinde yaşamını sürdürdü.Since the 1960s, he has lived in Málaga province.
1 Haziran 2005'te yaşamını yitirdi.She committed suicide on June 1, 2005.
Gemi mürettebatından 73 kişi ya da 71 kişi yaşamını yitirdi.At least 971 of her crew were killed.
Bugünlerde Hırvatistan'ın Brač adlı adasında yaşamını sürdürmektedir.Nowadays, he lives in Croatia, on the island of Brač.
Belçika'da yaşamını sürdürüyor.He lives in Belgium.
Yaşamın en yüce gayesi en yüce hazinesi budur."That's the greatest betrayal of all."
Paris, Fransa'nın banliyölerinde yaşamını sürdürmüştür.Louis is in France for his bachelor party.
Ban Zhao yaşamının çoğunu kütüphanelerde araştırma yaparak geçirmiştir.Giambattista della Porta spent the majority of his life on scientific endeavors.
Yazar, yaşamını Türkiye’de sürdürmekte.She also runs a writing course in Turkey with her husband.
Ka: Yaşamın ölümsüz ve evrensel unsurunun bir parçasıdır.Their skeletal form is a reminder of the impermanence of life and eternal change.
Birkaç gün sonra da bu operasyon yaralarının iyileşmemesinden dolayı yaşamını kaybetti.From there he wrote that his wound still had not healed.
Bugün serbest fotografçı olarak yaşamını sürdürüyor.Since then he has worked as a freelance photographer.
“Amacım sıradan bir Çin ailesinin yaşamını yansıtmaktı.It tells the story of a modern Chinese Filipino family.
Yahudiler için, evlilik, etnik ve etik yaşamın güçlü temelini oluşturmuştur.Marriage was considered to be the foundation of ethnic, and ethical, life.
Yaşamın çarkı ifadesi, Budizm’de meditasyon sembolü olarak nitelendirilir.Buddhist meditation is the practice of meditation in Buddhism.
Yaşamın kaynağıdır.It is the source of life.
Bir insanın yaşamını düşündüğünde ne kadar mutlu ne kadar tatmin olmuş olduğu ile ilgili.It is about how satisfied or pleased the person is when that person thinks about her life.
Bilimcilere, yaşamın dünyada nerede başlamış olabileceğini yeniden düşündürdü.It made scientists rethink where life on Earth might have actually begun.
Yaşamına geri ne kadar erken uyum sağlarsa normal rutini o kadar iyi olur.The sooner she settles back into her life, her normal routine, the better.
Bu noktada yapılacak en iyi şey, benimle yaşamına geri dönmek.The best thing to do at this point is to go back to your life with me.
Çalışmalarımızda, insanın gündelik yaşamını bu basit şemada sunuyoruz.In our studies, we represent the everyday life of people in this simple scheme.
Dünya'da yaşamın nasıl başladığını bilmiyoruz ama yaşamın çok eski olduğunu biliyoruz.We don't know how life started on the Earth, but we know very much that life is very old.
Ama Dünya'da yaşamın oluştuğu sırada,But during the time that life arose on Earth, originated here,
İnsanlar yaşamını sürdürmek zorunda.People have to make a living.
Yaşamın kendine yeniden, tekrar ve tekrar hayat verdiği mistik bir an.It's the mystical moment where life regenerates itself, over and over again.
Yaşamın patentlenmesi bu üstün yasaya aykırıdır. Bu yüzden buna karşı çıkmalıyız.Patents on life violate this higher laws and that is why we must disobey them.
Habitatlarini kaybetmenin yanı sıra, avlanma, vahşi yaşamın günümüzde bir numaralı sorunu.Besides loss of habitat, hunting is the number one threat to wildlife today.
Okyanus yaşamının piramidi...The pyramid of ocean life ...
Buna yeryüzündeki yaşamın zaman ölçeğinden bakmak istiyorum.So the time scale that I would like to look at this on is the time scale of life on Earth.
Geçmişte güzellik sadece eserlere özgüydü, sadece lüks yaşamın ayrıcalığına özgüydü.In the past the beauty was only related to monumental only related to the priviledge of luxury.