yaşamın ile cümle
yaşamın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Konstantinopolis'in politik ve diplomatik yaşamında önemli bir rol oynamıştır.Non prese più parte alla vita politica e diplomatica del suo paese.
Birçok durumda özellikle kadınların yaşamına eğilmişti.Nel corso del tempo furono riservati in misura crescente soprattutto alle donne.
1964'te yurda döndü ve yaşamını başkentte sürdürdü.Tornò poi negli Stati Uniti nel 1964, dove riportò in vita e ampliò la sua compagnia.
Eğitimi sırasında ve yaşamının son yıllarında müezzinlik de yaptı.Trascorre silenziosamente ed in preghiera gli ultimi anni della sua vita.
Vatel, Fransız aşçı François Vatel'in yaşamını konu alan 2000 yapımı film.Metronotte è un film del 2000 diretto da Francesco Calogero.
Yaşamının son yıllarında Beyoğlu'nda piyango bayiliği yapmıştır. ^Negli anni dieci fondò la prima balera a Bellaria.
Erkek nüfusunun azalması kadınların iş yaşamında daha etkin hale gelmesini sağladı.L'aumento della disoccupazione a causa della crisi economica fece tornare le donne dentro le case.
Saldırıda 3 asker yaşamını yitirdi, 12 asker yaralandı.Sul campo morirono 30 ribelli e 12 soldati.
Yaşamın kaba ve bayağı yanını ortaya koyar.È forte e evidente il suo rancore verso la vita.
Sonsuz yaşamın sembolüdür.Sono il simbolo dell'eterno ritorno.
Ümraniye'de 4 kişi yaşamını yitirdi.Ci furono 4 vittime in tutto il paese.
Yaşamın evrimsel tarihinde virüslerin menşei açıklanamamıştır.Nel caso dell'epilessia idiopatica non sono note le cause delle crisi.
Yaşamın amacı mutluluktur (endaimonia) ve buna ancak erdemle ulaşılabilir.Il fine è poi il termine di un'aspirazione che può avere (o non avere) valore.
Biri diğerinin ölümünü yaşar, diğeri de ötekinin yaşamını ölür."La vita dell'uno dipende dalla morte dell'altro.
Hayatı boyunca yaşamın nasıl bir şey olduğunu anlamaya çalıştı.E ogni volta discutevano su come sarebbe stata la loro vita dopo tre anni.
Tarancı yaşamını üç yaşında bir oğlu vardı.L'unione produsse un figlio e durò tre anni.
Sanat hayatına genç yaşta bu şehirde başlayan Kurti, yaşamının büyük kısmını burada geçirdi.In questa città l'architetto ha trascorso gran parte della sua vita.
Yaşamın en iyi zamanı genç olduğumuz zamandır.Лучшее время жизни — когда мы молоды.
Şehir yaşamının avantajları olduğu gibi, dezavantajları da vardır.У городской жизни есть как преимущества, так и недостатки.
Yaşamın olduğu yerde, umut vardır.Там, где есть жизнь, есть надежда.
Alkol, senin yaşamını ele geçirdi.Алкоголь завладел твоей жизнью.
Yıldızın yaşamının bu aşaması 10 milyon yıla kadar dayanabilir.Такая фаза жизни звезды может длиться до 10 миллионов лет.
Toplamda da 190 Fransız erkek yaşamını yitirdi.Всего погибло 190 мужчин-французов.
Ebeveynler genellikle çocuklarının yaşamının ilk iki yılında belirtileri fark eder.Обычно родители замечают признаки расстройства в течение первых двух лет жизни ребёнка.
Müzik günlük yaşamın büyük bir parçasıydı.Музыка всегда являлась очень большой частью моей жизни.
Sonsuz yaşamın sembolüdür.Символ вечности.
1991 yılında Zagreb'e taşındı ve burada profesyonel müzik yaşamına başladı.В 1991 переезжает в Загреб, чтобы начать там музыкальную карьеру.
Yaşamının misyonunu kocasının şiirsel kalıtını korumak ve yayımlamak olarak belirledi.Кроме того, она посвящает свою жизнь сохранению поэтического наследия мужа.
PKK ise, çatışmada en az 15 askerin yaşamını yitirdiğini iddia etmiştir.Представитель ПНС заявил, что в бою они потеряли от 15 до 17 солдат.
Yaşamın Mutfağında Belgeseli, BRT.Брунейская кухня — кухня Брунея.
Olay sonucunda 263 madenci yaşamını yitirmiştir.В результате аварии погибло 273 шахтёра.
1613 yılında evlendikten sonra yaşamına Londra dışında devam etti.В 1651 году женился и следующий период жизни провёл в Лондоне.
Edebiyata ilgisi lise yaşamında şiirlerle başladı, kısa bir süre sonra oyun yazarlığına yöneldi.Начал литературную деятельность со стихов, но вскоре перешёл к драматургии.
Duşanbe'de yaşamını sürdürmektedir.Позже он идет в душ.
Sanatçı alzheimer hastalığı nedeniyle yaşamını yitirmiştir.Художница скончалась вследствие заболевания стенокардией.
Bu hikâye aşağıdaki anlatımda açıklanmış ve sözün, sadakatin, kısa yaşamın dersidir.Сама история является уроком верности своему слову и краткости жизни.
400 farklı kuş türü İrlanda sınırlarında yaşamını sürdürebilmektedir.У четырех видов птиц есть специфические ирландские подвиды.
Leontiades'in bu konuşması Tebaililerin büyük çoğunluğunun yaşamını kurtardı.По его словам, один из дели спас жизнь великого визиря.
Güneş yaklaşık olarak 10 milyar yıl ana kol yıldızı olarak yaşamına devam edecektir.При данной массе звезда должна провести на главной последовательности около 10 миллиардов лет.
Müzik yaşamına memleketi Samsun'da yerel bir radyoda DJ'lik yaparak başladı.Музыкальную карьеру начал на своей малой родине, в Самсуне, работая диджеем на местном радио.
Ayrıca, Ennedi kaplanı da bölgede yaşamını sürdürmektedir.Медведь тоже хочет жить в теремке.
İş yaşamını özel sektörde sürdürdü.Остальное перешло в частные руки.
Yaşamının son yıllarını sefalet ve fakirlik icinde geçirmistir.Последние годы его жизни были омрачены забвением и бедностью.
Bu dine inanan nüfusun %28'inden fazlası da katolik mezhebine göre yaşamını sürdürmektedir.Поэтому не случайно сейчас в этой стране более 70 % населения относят себя к католическому вероисповеданию.
Fosiller Dünya’daki yaşamın bilinen en eski kanıtlarını sağlarlar.Окаменелости являются старейшими известными доказательствами наличия жизни на Земле.
“Yaşamın tarihi” bu başlığa yönlendirmektedir.«История своего времени» была для Ту главной задачей жизни.
8 kişiden 2 si pervaneye takılarak, biri boğularak yaşamını yitirdi.Двое из восьми моряков скончались на месте от испуга.
Yaşamının büyük bölümünü Roma'da geçirdi ve burada Gogol ile arkadaş oldu.Она прожила большую часть своей жизни во Франции, была дружна с Эдгаром Дега.
1838'den sonra yaşamını karısıyla birlikte Torino'da sürdürdü.В 1893 году он вместе с супругой поселился в Турине.
Yaşamının son günlerinde Katolik Kilisesi'ne girmişti.В последние годы жизни обратилась в католичество.
Avonlea'daki okulda öğretmenlik yapan Anne Shirley'nin 16-18 yaş aralığındaki yaşamını anlatır.Охватывает период жизни Ани Ширли с 16 до 18 лет.
18 Mart 2012'de Hong Kong'daki bir hastanede yaşamını kaybetti.Умер 20 марта 2013 года в одной из сингапурских больниц.
Yaşamının son yıllarında sağlığı bozuldu, birkaç kalp krizi geçirdi.В последние годы жизни испытывал проблемы со здоровьем, перенес два инфаркта.
Onun iş yaşamında büyük başarılar kazanmasına yardımcı olur.Благодаря своему трудолюбию добился успехов в бизнесе.
Yaşamını Paris'te, eşiyle birlikte sürdürmektedir.Сама же она с мужем уезжает отдохнуть в Париж.
Şarkısında özellikle yaşamın müzikle iç içe olduğunu vurgulamıştır.Он учил меня, что в музыке должно быть внутреннее достоинство.
1991 senesinde AIDS'in getirdiği komplikasyonlar sonucu yaşamını yitirmiştir.Он скончался от осложнений, вызванных СПИДом, в 1991 году.
1996'da iş yaşamını bıraktı.Работу оставил в 1996 году.
Siyasi yaşamına Cumhuriyet Halk Partisi Şişli İlçesi Gençlik Kolu Yönetim Kurulu üyeliği ile başladı.Свой начальный политический опыт приобрёл в составе молодёжной группы Республиканской партии.
Yazın yaşamına öykü ile başladı.Затеяла спор с Лето о красоте их детей.