yaşamışlar ile cümle
yaşamışlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Caesonia ve Drusilla, Caligula'nın ölümünün ardından birkaç saat daha yaşamışlardır.Cesônia e Drusila sobreviveram somente mais alguns minutos após a sua morte.
Bu demektir ki Usunlar İli Nehrinin her iki kıyısında da yaşamışlardır.Segundo Estrabão, habitavam ambas as margens do rio.
Gülfem Hatun ile aynı zamanlarda yaşamışlardır.Já estávamos cansados das mesmas caras.
Kasım 2014'te tekrar birlikte ilişki yaşamışlardır.In november 2014 werd er wederom strijd geleverd.
Orlovsky, Ginsberg'in uzun süreli sevgilisiydi, 1997'de Ginsberg'in ölümüne kadar açık ilişki yaşamışlardı.Dit was de start van een langdurige liefdesrelatie, die zou duren tot het overlijden van Ginsberg in 1997.
8. yüzyıldan sonra Slavlar ile de karışım yaşamışlardır.Vanaf de 8e eeuw werden ze geassimileerd door de Slaven.
Buzul Çağı'na (Pleistosen) kadar Avrupa ve Asya'da da yaşamışlardır.Hij leefde in Europa en Noord-Azië tijdens het Pleistoceen.
Erasmus Darwin ve torunu Charles Darwin burada yaşamışlardır.Onder zijn kleinkinderen waren Charles Darwin en Emma Darwin.
İçlerinde 40-45 bin aile olan kollar hâlinde yaşamışlardır.De vzw telt 45.000 aangesloten gezinnen.
Esaret altında yaşayan kuşlar 35 yıldan fazla yaşamışlardır.Długość życia Obrączkowane ptaki dożywały ponad 25 lat.
Bir süre Gwen Stefani ile aşk yaşamışlardır.Przez 7 lat był w związku z Gwen Stefani.
Kurcips ve Belaya nehirleri civarında yaşamışlardır.W okolicznych rzekach żyją pstrągi i lipienie.
Köyün eski tarihlerinde Müslümanlarla Ermeniler birlikte yaşamışlardır.W przeszłości w tym regionie mieszkali m.in. albańscy Czamowie będący muzułmanami.
Burada kendisi de bir komünist olan papaz Dong Jianwu (董健吾) ile birlikte yaşamışlardır.Där bodde de med pastor Dong Jianwu (董健吾), som var medlem i kommunistpartiet.
Caesonia ve Drusilla, Caligula'nın ölümünün ardından birkaç saat daha yaşamışlardır.Caesonia och Julia överlevde Caligula med bara några timmar.
Çiftçiler bile büyük zorluklar yaşamışlardır.Även jordbrukarna utövade ett stort inflytande.
Esaret altında yaşayan kuşlar 35 yıldan fazla yaşamışlardır.Det finns exempel på åsnor som varit i bruk i 55 år.
Kardeşler bir ömür boyu mutlu yaşamışlar.De båda bröderna arbetade tillsammans livet ut.
Tahtacılar tarih boyunca hep doğayla iç içe yaşamışlardır.Щоб вижити, вони постійно боролися з природою.
Yıllar boyunca bu köyde iç içe yaşamışlardır.Багато років тому він тримав у страху всіх жителів околиці.
Başkurtlar Tatarlarla iç içe yaşamışlardır.Перші жителі вели боротьбу з татарами.
Eski çağlarda yaşamışlardır.Розроблялося в древні часи.
Çiftçiler bile büyük zorluklar yaşamışlardır.Значних успіхів добились і працівники ферм.
Mahallemize ilk gelenler Orta Asya kültürüne bağlı olarak uzun bir süre göçebe hayatı yaşamışlardır.Одні з перших людей, які жили на території Середньої Азії, займались довгий час землеробством.
Çiftçiler bile büyük zorluklar yaşamışlardır.Značné pomoci se dostalo rovněž zemědělcům.
The 1984'te ise grupa maçlarında elenerek tam bir fiyasko yaşamışlardır.În 1984 a indicat toate reprezentările grupurilor Lie simple finite.
19 yüzyıla kadar burada bağımsız topluluk olarak yaşamışlardır.Are o origine veche, până în secolul trecut fiind o municipalitate independentă.
Eski çağlarda yaşamışlardır.Létezni fogok-e jövendő korokban?
Civarında yaşamışlar.Mindig laktunk valahol.
Uzun yıllar Hristiyanlarla Müslümanlar Kiliseönü Mahalleninde barış ve uyum içinde yaşamışlardır.A balkáni muzulmán és keresztény cigányok békésebb időkben gyakran imádkoznak egymás templomaiban.
Hentbol'da 1982'de Avrupa şampiyonluğu yaşamışlardır.1983-ban Budapesten Európa-bajnokságot nyert.
İçlerinde 40-45 bin aile olan kollar hâlinde yaşamışlardır.Velük menekült 40-50 magyar család is Vaskútra.
Caesonia ve Drusilla, Caligula'nın ölümünün ardından birkaç saat daha yaşamışlardır.Drusilla és Caesonia soha nem találkoztak, Drusilla még Caesonia feltűnése előtt meghalt.
19 yüzyıla kadar burada bağımsız topluluk olarak yaşamışlardır.A 19. század közepén vált önálló községgé.
Ayrıca Meksika ve Orta Amerika'da da Pleistosen'in sonlarına kadar yaşamışlardır.Gomphotheerit selvisivät myös Meksikossa ja Keski-Amerikassa aina pleistoseenin lopulle.
Civarında yaşamışlar.Siellä jossakin.
Bu insanlar yüzyıllar boyunca Polonya’da yaşamışlardı.Puolalaisia on asunut Liettuan alueella monen vuosisadan ajan.
Zamanının prehistorik hayvanlarıda burada yaşamışlardı.Ne pohjautuivat esihistoriallisiin eläimiin.
Kardeşler bir ömür boyu mutlu yaşamışlar.Veljekset viettivät koko elämänsä hyvin lähellä toisiaan.
Konar-göçer Oğuzların Türkmen, Avşar boyları uzun yıllar yörede kışlak olarak yaşamışlardır.Ο μπαρμπα-Ζάχος με το γιο του Κωνσταντή εργάζονται χρόνια στα κτήματα του Θανάση Δημούλια.
Birbirlerini tanımadan evlenmelerine rağmen 20 yıl mutluluk içinde yaşamışlardır.Ωστόσο, ερωτεύθηκαν ακαριαία, και αποφάσισαν να παντρευτούν, μετά από 20 μέρες γνωριμίας.
The 1984'te ise grupa maçlarında elenerek tam bir fiyasko yaşamışlardır.Før 1984 blev der spillet ni matches pr. kamp.
Ayrıca Meksika ve Orta Amerika'da da Pleistosen'in sonlarına kadar yaşamışlardır.Den levede på stepperne i Eurasien og Nordamerika i den pleistocæne epoke.
Kaliforniya Gönüllüleri bu ilk saldırıda doğrudan savaşla ilgili olarak en acı kaybı yaşamışlardır.Louisiana Native Guard døde heltemodigt i dette første angreb.
Kardeşler bir ömür boyu mutlu yaşamışlar.De forskellige lag fungerer igennem hele livet.
Hristiyanlar, Diokletian'ın saltanatının çoğunda huzur içinde yaşamışlardır.Kristne hadde levd i fred under det meste av styret til Diocletian.
Eosen dönemde yaşamışlardır.Slekten levde i Eocen-tiden.
Bu erken dönemde galaksiler büyük ölçüde yıldız doğumları yaşamışlardır.Under denne tidlige epoken gjennomgikk galaksene en stor økning i stjernedannelser.
Eosen dönemde yaşamışlardır.Mereka hidup pada masa Eocene.
Başkurtlar Tatarlarla iç içe yaşamışlardır.Suku Bashkir berhubungan dengan Tatar.
Burada kendisi de bir komünist olan papaz Dong Jianwu (董健吾) ile birlikte yaşamışlardır.Di Shanghai, mereka tinggal dengan Pastor Dong Jianwu (董健吾), yang merupakan seorang anggota partai Komunis.
Proto-Hint-Avrupalılar büyük olasılıkla geç Neolitik dönem boyunca, kabaca M.Ö. 4. milenyumda, yaşamışlardır.Bangsa Proto-Indo-Eropa tampaknya hidup pada akhir zaman Neolitikum, atau sekitar milenium ke-4 SM.
Kendisi ve kardeşleri Sünni eğitimi görmüşler ve hayatları boyunca Sünni Müslüman olarak yaşamışlardır.Ia dan saudara-saudaranya semuanya hidup sampai dewasa.
Bu demektir ki Usunlar İli Nehrinin her iki kıyısında da yaşamışlardır.Kabupaten ini terletak di kedua sisi Sungai Tisza.
Ayrıca Meksika ve Orta Amerika'da da Pleistosen'in sonlarına kadar yaşamışlardır.Gomphotheriidae-gomphotheriidae itu juga bertahan di Meksiko dan Amerika Tengah hingga akhir Pleistosen.
Kara-Öös ile Ak-Öös akarsularının gövdesinde yaşamışlardır.Mereka menjalani hari-hari dengan perasaan was-was.
Eosen dönemde yaşamışlardır.Sư sống vào thời Ngũ Đại.
Kardeşler bir ömür boyu mutlu yaşamışlar.Hai anh em đã sống cả cuộc đời của họ gần nhau.
Kasım 2014'te tekrar birlikte ilişki yaşamışlardır.Họ tái hợp với nhau vào tháng 10/2006.
Bu ilk dönemde Kosovalı Arnavutlar ve Türklerin önde gelenleri birçok cezalandırma yaşamışlardır.Thời gian này, người Ai Cập và Ấn Độ hầu hết đi chân trần.