Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşa ile cümle

yaşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
1985'den beri Tokyo'da yaşamaktayım.I have lived in Tokyo since 1985.
1990'dan beri burada yaşamaktayım.I have lived here since 1990.
Tek başıma yaşamak için yeterince yaşlıyım.I'm old enough to live by myself.
Ben iki katlı bir evde yaşarım.I live in a two story house.
İki yıl önce Sasayama'da yaşadım.I lived in Sasayama two years ago.
Ben burada otuz yıl yaşadım.I have lived here for thirty years.
Altı yaşına kadar Osaka'da yaşadım.I lived in Osaka until I was six.
Burada yaşadığını biliyorum.I know that you live here.
Nerede yaşadığınızı biliyorum.I know where you live.
Nerede yaşadığını biliyorum.I know where you live.
Ben senin yaşının iki katı yaşa sahibim.I'm twice your age.
Amerika'da yaşamak istiyorum.I want to make my home in America.
Amerikan günlük yaşamını öğrenmek istiyorum.I want to learn about American daily life.
Geçmişte yaşamamaya çalışıyorum.I try not to dwell on the past.
Ben her zaman isimleri hatırlamada sorun yaşarım.I always have trouble remembering names.
Ben bir zamanlar Roma'da yaşadım.I once lived in Rome.
Bu telefonu kullanmam yasak.I am forbidden to use this telephone.
Ben sık sık yaşamın anlamı üzerinde düşünürüm.I often meditate on the meaning of life.
Ben prensip olarak yasağa katılıyorum fakat uygulamada oldukça zor olacak.I agree with the ban in principle, but in practice it will be extremely difficult.
New York'ta yaşamak istiyorum.I'd like to live in New York.
Başlangıçta büyük zorluk yaşadım.I had great difficulty at the beginning.
Tek başıma yaşamak istemiyorum.I don't want to live all by myself.
Beethoven'ın şimdiye kadar yaşamış olanlar kadar büyük bir besteci olduğunu düşünüyorum.I think Beethoven is as great a composer as ever lived.
Kırsalda yalnız yaşamayı tercih ederim.I would rather live alone in the country.
Sonunda kent yaşamına alıştım.I've finally got used to urban life.
Çok küçük gelirimle yaşamak zorundayım.I have to live on my very small income.
Daha önce Kobe'de yaşadım.I've lived in Kobe before.
Tek yaşamaya katlanamam.I can't bear living alone.
Yalnız yaşamaya dayanamıyorum.I can't bear living alone.
Yalnız yaşamaya alışkınım.I am accustomed to living alone.
Ebediyen yaşamak istiyorum.I want to live forever.
İstasyona yakın yaşamak istiyorum.I want to live close to the station.
İstasyonda biletimi bulurken büyük zorluk yaşadım.I had great difficulty in finding my ticket at the station.
Ben yazın klimasız yaşayamam.I can't survive without air conditioning in the summer.
Ben rahat içinde yaşamak istiyorum.I want to live in comfort.
Okula yakın yaşadığımdan dolayı,öğle yemeği için eve geliyorum.Because I live near the school, I come home for lunch.
Okula yakın yaşadığım için öğle yemeği için eve gelirim.Living near the school, I come home for lunch.
Geçen seneden beri Sanda'da yaşamadım.I have not lived in Sanda since last year.
Geçen yıldan beri Kobe'de yaşamaktayım.I have lived in Kobe since last year.
Geçen yıl New York'ta yaşadım.I lived in New York last year.
Geçen yıl Sanda'da yaşamadım.I did not live in Sanda last year.
Geçen yıl Sanda City'de yaşadım.I lived in Sanda City last year.
Kyoto'da ya da Nara'da yaşamak istiyorum.I want to live in Kyoto or in Nara.
Kyoto'da yaşayan bir arkadaşım var.I have a friend who lives in Kyoto.
Ay'da yaşamı hayal etmeye çalıştım.I tried to imagine life on the moon.
Sağlıklı kalabildiğim sürece uzun yaşamak isterim.I want to live as long as I can stay in good health.
Mutlu bir hayat yaşamak istiyorum.I want to live a happy life.
Ben dünden beri Kobe yaşamaktayım.I have lived in Kobe since yesterday.
Dün gece polisle sorun yaşadım.I was in trouble with the police last night.
Ben üç yıl önce Japonya'da yaşadım.I lived in Japan three years ago.
Çocukluğumdan beri burada yaşamaktayım.I have lived here since I was a boy.
Kobe banliyölerinde yaşamak istiyorum.I'd like to live in the suburbs of Kobe.
Yaşadığım sürece onu bir daha görmeyeceğim.I'll never see him again as long as I live.
Yaşadığım sürece onu tekrar hiç görmeyeceğim.I'll never see him again as long as I live.
Yaşadığım sürece sana destek olacağım.I'll support you as long as I live.
Yaşadığım kadar çalışacağım.I'll work as long as I live.
Ben refah yaşayacağım.I'll live on welfare.
Matsushima'yı ziyaret etmeden önce on yıl Sendai'de yaşadım.I had lived in Sendai for ten years before I visited Matsushima.
O bize birçok zorluklarla yaşadığını söyledi.He told us he had gone through many hardships.
Bu evde kimin yaşadığını biliyorum.I know who lives in this house.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod