Ne kadar süredir burada yaşamaktasın?How long have you lived here?
Burada yaşayan insanlar üst tabakaya aittir.The people living here belong to the upper class.
Burada yaşayan herkes zengin değildir.Not everyone who lives here is rich.
Burada yaşamak için geldiğimden beri üç yıl oldu.It has been three years since I came to live here.
Arabanızı burada park etmeniz yasal değil.It's illegal to park your car here.
Burada yirmi aile yaşar.Twenty families live here.
Burada yaşadın mı?Did you use to live here?
Burada sigara içmek kesinlikle yasaktır.Smoking is strictly forbidden here.
Burada huzur içinde yaşayabilirsin.I could live peacefully here.
Bu, başbakanın yaşadığı evdir.This is the house in which the prime minister lives.
Ken Kobe'de ne kadar süre yaşadı?How long has Ken lived in Kobe?
Başkan Kennedy öldürüldü ama onun efsanesi sonsuza kadar yaşayacak.President Kennedy was killed, but his legend will live on forever.
Gerhard Schröder, II. Dünya Savaşı boyunca yaşamayan ilk şansölyedir.Gerhard Schroeder is the first German chancellor not to have lived through World War II.
Saf su günlük yaşantımızda gereklidir.Pure water is necessary to our daily life.
Kanada'da ağaç kesmenin yasa dışı olduğu bir sürü alan vardır.In Canada, there are many areas where it is illegal to log trees.
Bir zamanlar Osaka'da yaşadım.Once I lived in Osaka.
Bir zamanlar, bir zalim kral yaşarmış.Once upon a time, there lived a cruel king.
Klima olmadan, insanlar günümüzde yaşayamıyor.Without an air conditioner, people nowadays cannot live.
Enflasyondan dolayı, maaşlar yüksek yaşam maliyetine ayak uyduramıyor.Because of inflation, salaries can't keep up with the high cost of living.
Yerliler bu bölgede yaşadılar.Indians inhabited this district.
Hintliler bu bölgede yaşadılar.Indians inhabited this district.
Ben İngiltere'deyken İngilizce konuşmakta büyük sıkıntı yaşadım.When I was in England, I had great difficulty trouble in speaking English.
O zamandan beri bir dizi talihsizlikler yaşadım.I have had a series of misfortunes since then.
O, bitişikte yaşayan adamdır.That's the man who lives next door.
O, onun yaşadığı evdir.That is the house where he lives.
Bir kale içinde bir kral yaşarmış.There lived a king in an old castle.
Karıncaların yaşamını önemsiz sayma.Don't think little of the ants' lives.
Yaşamın her adımında insanlar kiliseye gidiyor.People in every walk of life go to church.
Amerikan tarihinin ilk zamanlarında, siyahlar kölelik yaşadı.In the early days of American history, blacks lived in slavery.
Ortalama bir Amerikan yaşam alanı Japonya'daki yaşam alanının iki katı kadar büyüktür.The average American living space is twice as large as the living space in Japan.
Amerika'da yaşamaya alışıyordum.I was getting used to living in America.
Bilgisayar suçları önlemek için yasalar ABD'de yürürlüğe girdi.Laws to prevent computer crimes were enacted in the USA.
Yasalar ABD'de eyaletten eyalete değişiklik göstermektedir.Laws differ from state to state in the United States.
Onun yaşamak için fazla zamanı yok.He doesn't have long to live.
Bizim evin karşısındaki evde yaşarlar.They live in the house opposite to ours.
Binada kimse yaşamaz.No man lives in the building.
Gelecek yıl Sasayama'da yaşayacak mısın?Will you live in Sasayama next year?
Onun nerede yaşadığını biliyor musun?Do you know where he lives?
Gelirine göre yaşamalısın.You must live according to your income.
Nerede yaşadığımı biliyor musun?Do you know where I live?
Geçen yıl Sasayama'da yaşadın mı?Did you live in Sasayama last year?
Geçen yıl nerede yaşadın?Where did you live last year?
Geçen yıl niçin Kyoto'da yaşadın?Why did you live in Kyoto last year?
Yakında kırsal yaşama alışacaksın.You will soon be used to rural life.
Ne kadar süredir Sasayama'da yaşamaktasın?How long have you lived in Sasayama?
Kobe'de ne kadar yaşadın?How long have you lived in Kobe?
Yeni yasayı onaylıyor musunuz?Are you in agreement with the new law?
Ne kadar süredir Sanda'da yaşamaktasın?How long have you lived in Sanda?
Yaşam tarzınıza dikkatle bir göz atın.Take a fresh look at your lifestyle.
Bir insan gibi yaşamanı daha fazla istiyorum.I want you to live more like a human being.
Hayatı yaşamaya değer hale getir.You make life worth living.
Uzun yaşamak istiyorsan sigarayı bırak.Give up smoking if you want to live long.
Yaşamın hakkında düşünmen gereklidir.It is necessary for you to think about your life.
Beklentilerinize uygun yaşamaya çalışacağım.I will try to live up to your expectations.
Bana kırsalda yaşamak istemenin nedenini söyle.Tell me the reason why you want to live in the countryside.
Orada araba park etmek yasal değildir.It is illegal to park a car there.
Birçok halklar Asya'da yaşar.Many peoples live in Asia.
Az sayıda kişi doksan yaşına kadar yaşar.Few people live to be ninety years old.
Birçok insan seksen yıldan fazla yaşamaz.Not a few people live to be over eighty.
Yetmiş ya da seksen yıl bir insanın normal yaşam süresidir.Seventy or eighty years is the normal span of a man's life.