Tom Mary'nin nerede yaşadığını biliyor gibi görünen tek kişidir.Tom is the only one who seems to know where Mary lives.
Tom asla Boston'da yaşamak istemedi.Tom never wanted to live in Boston.
Tom yasaklama emrini ihlal etti.Tom violated the restraining order.
Tom Boston'da yaşamak istiyordu.Tom wanted to live in Boston.
Tom liseden mezun olduktan sonra Boston'da yaşamak istiyor.Tom wants to live in Boston after he graduates from high school.
Onlar benim geçmiş yaşamım hakkında birçok soru sordular.They asked a lot of questions about my past experience.
Tom 1963'ten 2013'e kadar yaşadı.Tom lived from 1963 to 2013.
Tom yaşamının çoğunu ABD'de geçirdi.Tom spent most of his life in the United States.
Tom uzun bir ömür yaşamadı.Tom didn't live a long life.
Yaşam yaz çiçekleri, ölüm de sonbahar yaprakları kadar güzel olsun.Let life be as beautiful as summer flowers. And death as beautiful as autumn leaves.
Kişisel yaşamı hakkında çok bilgimiz yok.We don't know much about her personal life.
Yaşadığına memnun olmalısın.You should be thankful that you're alive.
Eş cinsel evliliği yasal olmalıdır.Gay marriage should be legal.
Eş cinsel evliliği yasal olmalı mı?Should gay marriage be legal?
Hepimiz farklı dünyalarda yaşarız.We all live in different worlds.
Tokyo'da yaşayan bir arkadaşım var.I have a friend who lives in Tokyo.
Yiyecek olmadan yaşayabiliriz...sadece çok uzun süre değil.We can survive without food... just not for too long.
Bu makine ile bir sürü sorun yaşadık.We've had a lot of problems with this machine.
Tom Şİkago'da üç yıl yaşadıktan sonra sonunda Boston'a döndü.Tom has finally returned to Boston after living in Chicago for three years.
Keşke Boston'da yaşayabilsem.I wish I could live in Boston.
Boston'da yaşamak istediğini düşünüyor musun?Do you think you'd like to live in Boston?
Her zaman Boston'da yaşamak istedim.I've always wanted to live in Boston.
Boston'da kaç kişi yaşadığına dair bir fikrin var mı?Do you have any idea how many people live in Boston?
Tom'un Boston'da ne kadar yaşadığını bilmiyorum ama en az üç yıldı.I don't know how long Tom lived in Boston, but it was at least three years.
Tampa'da yaşamak istiyorum.I want to live in Tampa.
Tom ve Mary herkese Boston'da yaşamayı planladıklarını söylediler.Tom and Mary told everyone they were planning to live in Boston.
Tom üç yıl önce Boston'da yaşadı.Tom lived in Boston three years ago.
Sen yaşamımdaki en harika insansın.You're the most fantastic person in my life.
O, yaşamımdaki en muhteşem insan.She's the most fantastic person of my life.
O, yaşamımdaki en harika insan.He's the most fantastic person of my life.
Kötü teklifler yaşadım.I've had worse offers.
Tom'un hâlâ burada yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum.I don't know whether Tom still lives here or not.
Bu kişi burada yaşamıyor.This person doesn't live here.
Yaşayacak bir yer bulmana yardım edeceğim.I'll help you find somewhere to live.
Nerede yaşadığını bilmiyorum.I don't know where you live.
Sen benim mallarını gasp etmek hiçbir yasal hakka sahip değilsin.You have no legal right to seize my property.
Bu yasa sadece yabancıları etkiler.This law only affects foreigners.
Boston'da yaşamak ister misiniz?Would you like to live in Boston?
Boston'da yaşadığımda, her gün bisikletimi sürdüm.When I lived in Boston, I rode my bicycle every day.
Boston'da üç yıl yaşadık.We've lived in Boston three years.
Tom bana Boston'da yaşamayı sevdiğini söyledi.Tom told me he likes living in Boston.
Tom bir çocukken üç yıl Boston'da yaşadı.Tom lived in Boston for three years when he was a kid.
Tom 30 yıl Boston'da yaşadı.Tom lived in Boston for 30 years.
Tom daha önce Boston'da yaşadı, değil mi?Tom lived in Boston before, right?
Tom bu yeri eskiden yaşadığı yerden daha çok seviyor.Tom likes this place better than where he used to live.
Tom'un iki erkek kardeşi var. Hiçbiri Boston'da yaşamıyor.Tom has two brothers. Neither of them live in Boston.
Tom'un Boston'da yaşayan bir erkek kardeşi var.Tom has a brother who lives in Boston.
Boston'da üç yıl yaşadım.I've lived in Boston three years.
Birgün Boston'da yaşamak istiyorum.I'd like to live in Boston someday.
Boston'da yaşarken araba yıkama işinde çalıştım.I worked at a car wash when I lived in Boston.
Bana kalırsa Boston yaşamak için dünyadaki en pahalı yerlerden biri.I think Boston is one of the most expensive places in the world to live.
Boston'da yaşadığımda bir daire kiraladım.I rented an apartment when I lived in Boston.
Bir zamanlar Boston'da yaşadım.I once lived in Boston.
Boston'da yaşadım.I lived in Boston.
On üç yaşına kadar Boston'da yaşadım.I lived in Boston until I was thirteen.
Geçen yıl Boston'da yaşadım.I lived in Boston last year.
Boston'da yaşadığımda üç odalı bir dairede yaşadım.I lived in a three-room apartment when I lived in Boston.
Boston'da yaşayan bir amcam var.I have an uncle who lives in Boston.
Boston'da yaşayan bir dayım var.I have an uncle who lives in Boston.
Boston'da yaşayan bir ağabeyim var.I have an older brother who lives in Boston.