Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşa ile cümle

yaşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Boston'da yaşayan bir arkadaşım var.I have a friend who lives in Boston.
Boston'da yaşayan birkaç arkadaşım var.I have a few friends living in Boston.
Boston'da yaşamış olan birkaç arkadaşım var.I have a couple of friends who used to live in Boston.
Torunlarının Boston'da yaşadığını bilmiyordum.I didn't know your grandchildren lived in Boston.
Tom'un Boston'da yaşadığını bilmiyordum.I didn't know Tom lived in Boston.
Boston'da yaşamaya alıştın mı?Have you gotten used to living in Boston?
Boston'da yaşamaya alıştınız mı?Have you gotten used to living in Boston?
Tom'un Boston'da yaşayan herhangi bir akrabası olup olmadığını öğren.Find out if Tom has any relatives living in Boston.
Boston'da yaşamayı seviyor musun?Do you like living in Boston?
Boston yaşamak için harika bir yer.Boston is a great place to live.
Bu yaşadığım yerdir.That's where I live.
Tom'un düşüşü yaşamı tehdit eden yaralanmalarla sonuçlandı.Tom's fall resulted in life-threatening injuries.
Sao Paulo yaşamak için iyi bir yer mi?Is Sao Paulo a good place to live?
Hayatı sevmek, iyi yaşamak anlamına gelir.To love life means to live well.
O yasal mı?Is that even legal?
Esrar Kolarado'da artık yasaldır.Marijuana is now legal in Colorado.
Arkadaşım Azerbaycan'da yaşamak istiyor.My friend wants to live in Azerbaijan.
Yaşayacak mı?Will she live?
Boston yaşamak için iyi bir yer mi?Is Boston a good place to live?
Tom, belki de Mary'nin nasıl nerede yaşadığını bile bilmiyor.Tom probably doesn't even know how where Mary lives.
Sadece bir tane hayatın var. Onu mutlu ve başarılı bir şekilde yaşa.You only have one life. Live it happily and successfully.
Yaşamak için yurt dışında gitmek büyük bir karardır.Going to live abroad is a major decision.
Yaşadığımız şehir deniz kenarındadır.The town we live in is beside the sea.
Sensiz yaşayamam. Benim için tek kadın sensin.I can not live without you. You are the only woman for me.
Geçmişi unut, geleceği yaşa.Forget the past, live the future.
Muhtemelen oralarda ve belki de birçok yerde başka yaşamlar vardır.Other life probably exists out there and perhaps in many places.
Tom yaşamak için iyi bir yer bulamadığını söyledi.Tom said he couldn't find a decent place to live.
Yaşam çok acımasız.Life is too cruel.
Tom'un Boston'da yaşadığını söylediğini düşündüm.I thought you said Tom used to live in Boston.
Tom ve ailesi buradan çok uzakta olmayan küçük bir çiftlik evinde yaşamaktadır.Tom and his family live in a small farm house not too far from here.
Tom sadece büyük bir şehirde yaşayan bir çiftlik çocuğu.Tom is just a farm boy living in a big city.
Tom gibi bir şehirli züppenin bir çiftlikte yaşamaktan mutlu olacağını düşünüyor musun?Do you think a city-slicker like Tom would be happy living on a farm?
Tom şehirde yaşamayı sevmiyordu ve büyüdüğü çiftliğe geri taşındı.Tom didn't like living in the city and moved back to the farm where he grew up.
Ben asla bir çiftlikte yaşamadım ama ebeveynlerimin ikisi de çiftliklerde büyüdü.I've never lived on a farm, but both of my parents grew up on farms.
İtalya'da yaşamak isterim.I'd like to live in Italy.
Tom'un yaşayacağından emin değilim.I'm not sure Tom is going to survive.
Yaşarken yaşayalım.While we live, let us live.
Tom'un sadece yedi yıl yaşayacağını o zaman kim tekrar düşünürdü?Who would have thought back then that Tom would only live for seven years?
Yasaya göre tüm insanlar eşittir.All men are equal according to law.
Saygı, yaşamın temelidir.Respect is the foundation of life.
Bir yıldan daha fazla süre Cezayir'de yaşadım.I lived in Algiers for over a year.
Tom Mary'ye zor anlar yaşatıyor.Tom has been giving Mary a hard time.
Neler yaşadığını anlıyorum.I understand what you're going through.
Dilencilik kanunen yasaktır.Begging is prohibited by law.
Tom bizim karşımızdaki sokakta yaşar.Tom lives across the street from us.
Orada yaşanan bu.That's what happened there.
Daha önce burada yaşayan Tom adında biri vardı.There was a guy named Tom who used to live here.
O, yaşamak için bir yer arıyor.She's looking for a place to live.
Ve onlar sonsuza kadar mutlu yaşadılar.And they lived happy forever.
Kulübede yaşayan adam kör.The man living in the cottage is blind.
Bu yasal bir soru.It's a legitimate question.
Tom'un şimdi Boston'da yaşadığını fark ediyorsun, değil mi?You realize Tom lives in Boston now, right?
Tom Boston gibi büyük bir şehirde yaşamak istedi.Tom wanted to live in a big city like Boston.
Tom, Boston gibi büyük bir kentte yaşamak istiyordu.Tom wanted to live in a big city like Boston.
Tom bütün hayatı boyunca Boston'da yaşadığını söylüyor.Tom says he's lived in Boston his whole life.
Tom Boston'a gelmeden önce amcasıyla birlikte yaşadı.Tom lived with his uncle before he came to Boston.
Tom tekrar Chicago'ya taşınmadan önce üç yıl boyunca Boston'da yaşadı.Tom lived in Boston for three years before moving back to Chicago.
Tom'un iki erkek kardeşi var. Biri Boston'da diğeri Şikago'da yaşar.Tom has two brothers. One lives in Boston and the other one lives in Chicago.
Biri bana dünyadaki en güzel kadının Boston'da yaşadığını söyledi.Someone told me that the most beautiful women in the world live in Boston.
Dünyanın en güzel kadınlarının Boston'da yaşadığını duydum.I've heard that the most beautiful women in the world live in Boston.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yaşa ile cümle - Sayfa 48 - yaşa kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App