Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşa ile cümle

yaşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Burada zenginler yaşamıyor.No rich people live here.
Sadece burada yaşayan soğuğu bilir.Only one who lives here, knows the coldness.
Tom ve Mary'nin asıl sorunu onların yaşayacak bir yer bulamaması.Tom and Mary's main problem is they can't find a place to live.
Tom toplantılar sırasında uyanık kalma sorunları yaşadığını söyledi.Tom says he's having problems staying awake during meetings.
Tom bana o sorunu daha önce hiç yaşamadığını söyledi.Tom told me that he'd never had that problem before.
Bütün işini yaptırmada herhangi bir sorun yaşadın mı?Did you have any problem getting all your work done?
Tom'un davranış şekliyle ilgili her zaman bir sorun yaşadım.I've always had a problem with the way Tom behaves.
Benim yaşadığım ayı sorunları yaşayacağınızı sanmıyorum.I don't think you'll have the same problems I had.
Tom'un parasal sorunlar yaşadığının farkında mıydın?Were you aware Tom was having financial problems?
Tom arabanla sorunlar yaşadığını söyledi.Tom said you were having problems with your car.
Belki yaşadığım bir sorunda bana yardım edebilirsin.Maybe you can help me with a problem I'm having.
Tom ve Mary'nin sorunlar yaşadığı sır değil.It's no secret Tom and Mary are having problems.
Yağ filtresini değiştirirken küçük bir sorun yaşadım.I had a little problem replacing the oil filter.
Siz ikiniz bir sorun yaşadınız gibi görünüyor.It sounds like you two had a problem yesterday.
Tom'la kişisel olarak hiç problem yaşamadım.I've never had any problem with Tom personally.
Boston'da yaşadığımda benzer bir sorun yaşadım.I had a similar problem when I lived in Boston.
Daha önce hiç bu tür sorunlar yaşamadım.I've never had these kinds of problems before.
Tom sana para sorunları yaşadığını söyledi mi?Did Tom tell you he was having money problems?
Bu sabah arabamı çalıştırırken bir sorun yaşadım.I had a problem starting my car this morning.
Sen hiç buna benzer bir sorun yaşadın mı?Have you ever had a problem similar to this?
Onu yaparken Tom'la bir sorun yaşamıyorum.I don't have a problem with Tom doing that.
Umarım bu problemi bir daha asla yaşamayacağım.I hope I'll never have that problem again.
Tom'un okulda sıkıntı yaşadığını duydum.I heard Tom was having problems at school.
Onlar bir sorun yaşayacaklar, bence.They're going to have a problem, I think.
Çalışacak bazı yasal sorunlarımız var.We have some legal problems to work out.
Tom'la ilgilenirken bazı sorunlar yaşadım.I've had some problems dealing with Tom.
Herhangi bir sorun yaşarsan beni ara.Call me if you have any problems at all.
Yaşadığın hangi sorunu Tom'a söyledin?What problem did you tell Tom you had?
Tom'un onu yaparken hiç problem yaşamaması gerek.Tom should have no problem doing that.
Tom orada herhangi bir sorun olmadan yaşadı.Tom lived there without any problems.
Tom her zaman o sorunu yaşadı.Tom has always had that problem.
Hiç o sorunu yaşadın mı?Did you ever have that problem?
Asgari ücret yaşamak için yeterli değildir.The minimum wage is not enough to live on.
Tom'un şu anda nerede yaşadığını bilmiyorum.I don't know where Tom is living at the moment.
Tom'un nerede yaşadığını hatırlıyor musun?Do you remember where Tom lives?
Yandaki evde yaşayan adam Mary'nin sevgilisidir.The man who lives next door is Mary's lover.
Panda yalnızca Çin'de yaşar.Panda bears live only in China.
Benimki gibi bir hayat yaşamak manasız ve iç karartıcı.Living the kind of life that I live is senseless and depressing.
Ve sonra insanoğlunun suda yaşayamadığını hatırladı.And then she remembered that human beings could not live in the water.
Orada yaşayan bir ruh yoktu.There wasn't a living soul there.
Onun yaşadığı şehirden hoşlanmıyorum.I don't like the city in which he lives.
O, yaşam tarzını değiştirmeli.She needs to change her lifestyle.
O, yaşamını değiştirmeli.She needs to turn her life around.
Tek yaşamayı sevmiyorum.I don't like living alone.
Gitmek ve Boston'da yaşamak istiyorum.I want to go and live in Boston.
Tom ve karısı ayrı yaşar.Tom and his wife live separately.
Restoranlarda sigara içmeyi yasaklamak çok popüler, hatta sigara içenler ile!Banning smoking in restaurants is very popular, even with smokers!
Keşke İsviçre'de yaşasam.I wish I lived in Switzerland.
Bu aptalca bir yasa.It's a stupid law.
Tom Boston'da kaldı ve ebeveynleriyle yaşamaya devam etti.Tom stayed in Boston and continued living with his parents.
Yaşadığım yerden çok uzakta olmayan bir yüzme havuzu var.There's a swimming pool not too far from where I live.
Tom'un nerede yaşadığını tam olarak hatırlayamıyorum.I can't remember exactly where Tom lives.
Buraya yaşamaya geleli on yıldan fazla oldu.It's been more than ten years since we came to live here.
Shizuoka'ya yaşamaya geleli on yıl oldu.It's been ten years since I came to live in Shizuoka.
Buraya yaşamaya geleli on yıl oldu.It's been ten years since I came to live here.
Sigara içmek yasak.Smoking is prohibited.
Trafik yasaları bu ülkede sadece bir öneridir.The traffic laws are only a suggestion in this country.
O, Azerbaycan'da 4 yıl yaşadı.He lived in Azerbaijan for 4 years.
İyi bir yaşam nedir?What is a good life?
Kelebekler üç gün yaşarlar.Butterflies live for three days.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod