Onlar yasalardan nefret ediyor.They hate the laws.
Bir köpeğin yaşam amacı nedir?What is the meaning of "a dog's life"?
Almanya'da yaşayan iki arkadaşım var.I have two friends who live in Germany.
Ben özel yaşam hakkına sahibim.I have a right to my private life.
Aslında benzer bir durum yaşadım.I've actually been through a similar situation.
Ben zaten yaşamak için bir yere sahibim.I've already got a place to live.
Her zaman böyle yaşamadım.I haven't always lived like this.
Her zaman ebeveynlerimle birlikte yaşadım.I've always lived with my parents.
Her zaman bir konakta yaşamak istedim.I've always wanted to live in a mansion.
Ben her zaman bu semtte yaşamak istedim.I've always wanted to live in this neighborhood.
Yaşayacak daha iyi bir yer arıyorum.I've been looking for a better place to live.
Son zamanlarda çok şey yaşadım.I've been through a lot lately.
Ben yasaları çiğnemedim.I haven't broken any laws.
Tom'un nerede yaşadığını bulmalıyım.I've got to find out where Tom lives.
Bir süre için yeterince heyecan yaşadım.I've had enough excitement for a while.
Aynı problemi yaşadım.I've had the same problem.
Bunu daha önce yaşamıştım.I've had this happen before.
Ben tam bir hayat yaşadım.I've lived a full life.
Ben uzun bir süre yaşadım.I've lived a long time.
Bütün hayatım boyunca burada yaşadım.I've lived here all my life.
Bütün hayatım boyunca Boston'da yaşadım.I've lived in Boston all my life.
Yaşama isteğini kaybettim.I've lost the will to live.
Yaşamak için yeterinden fazlasına sahibim.I have more than enough to live on.
Asla yasaya karşı gelmedim.I've never broken the law.
Yasa umurumda değil.I don't care about the law.
Buradan uzakta yaşamıyorum.I don't live far from here.
Boston'da yaşamıyorum.I don't live in Boston.
Aynı sorunu kendim yaşadım.I had the same problem myself.
Sadece sensiz yaşayamam.I just can't live without you.
Kadınlar genellikle kocalarından daha uzun yaşarlar.Women generally outlive their husbands.
Tom'un Boston'da yaşadığını biliyordum.I knew Tom used to live in Boston.
Yaşadığını biliyordum.I knew you were alive.
Neler yaşadığını tam olarak biliyorum.I know exactly what you're going through.
Bunun yasalara aykırı olduğunu biliyorum.I know it's against the law.
Neler yaşadığını biliyorum.I know what you're going through.
Boston'da yaşadığını biliyorum.I know you used to live in Boston.
Tom'la birlikte yaşamayı seviyorum.I like living with Tom.
Yaşamımı seviyorum.I like my life.
Yaşadığım yeri seviyorum.I like where I live.
Üç yıl Boston'da yaşadım.I lived in Boston for three years.
Üç yıl önce Tom'un bitişiğinde yaşadım.I lived next door to Tom three years ago.
Üç yıl Tom'la birlikte yaşadım.I lived with Tom for three years.
Yaşayacak bir yer bulmam gerekiyor.I need to find a place to live.
Yaşayacak bir yer bulmalıyım.I need to find a place to live.
Tom'un nerede yaşadığını bilmem gerekiyordu.I needed to know where Tom lived.
Tom'un nerede yaşadığını asla öğrenemedim.I never found out where Tom lives.
Böyle güzel bir yerde yaşayacağımı hiç hayal etmedim.I never imagined I would live in such a nice place.
Bu kadar uzun yaşayacağımı gerçekten hiç düşünmedim.I never really thought I'd live this long.
Artık Boston'da yaşamıyorum.I no longer live in Boston.
Artık Boston'da yaşamak istemiyorum.I no longer want to live in Boston.
Kedi yaşayan fareyle oynadı.The cat played with the live mouse.
Tom'un yaşadığı ev şehrin eski kısmındaydı.The house where Tom lives is in the old part of the city.
Tom ve Mary güvenlikli bir sitede yaşar.Tom and Mary live in a gated community.
Tom bodrum katında yaşamıyor.Tom doesn't live in the basement.
Tom birkaç yıl Boston'da yaşadı.Tom lived in Boston for a few years.
Tom Boston'da yaşar ve çalışır.Tom lives and works in Boston.
Sanırım Tom'la Boston'da yaşamak istiyorsun.I suppose you want to live in Boston with Tom.
Sanırım bu Tom'un yaşadığı yer olmalı.I think this must be the place where Tom lives.
Devrimin kendi yasaları vardır.The revolution has its own laws.
Tom bana Mary'nin nerede yaşadığını bildiğini söyledi.Tom told me he knew where Mary lived.