Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşa ile cümle

yaşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom yasal olarak öldü.Tom is legally dead.
Burada yaşamıyoruz.We don't live here.
Ben herhangi bir yasayı çiğnemedim.I didn't break any laws.
Yaşamayı hak etmiyorum.I don't deserve to live.
Artık burada yaşamıyorum.I don't live here anymore.
Tom'la birlikte yaşamıyorum.I don't live with Tom.
Tom yaşadığımı bilmiyor.Tom doesn't know I exist.
Tom artık burada yaşamıyor.Tom doesn't live here anymore.
Tom artık orada yaşamıyor.Tom doesn't live there anymore.
O, Kuzey Amerika'da yaşamak istiyor.He wants to live in North America.
Tom çok daha uzun yaşamayacak.Tom won't survive much longer.
Yasal olmayan bir şey yapmadık.We didn't do anything illegal.
Boston'da yaşamıyoruz.We don't live in Boston.
Sen yasayı bozmadın.You didn't break the law.
Buralarda yaşamıyorum.I don't live around here.
Yaşamayı hak etmiyorsun.You don't deserve to live.
Yaşamayı haketmiyorsunuz.You don't deserve to live.
Burada yaşamadığın belli.You obviously don't live here.
Burada yaşamış olmayı dilemez misin?Don't you wish you lived here?
O zamandan beri ağlamak yasaklandı.Since that time, crying has been forbidden.
Tom'un burada yaşadığını bilmiyordum.I didn't know Tom lived here.
Tom'un beni daha uzun yaşatacağını her zaman düşündüm.I always thought Tom would outlive me.
Bu teknik olarak yasa dışı.It's technically illegal.
Hâlâ Boston'da yaşadığını sanıyordum.I assume you still live in Boston.
Yaşamının en büyük hatasını yapıyorsun.You're making the biggest mistake of your life.
Yaşadığım yerde bütün gece boyunca trafik gürültüsü duyabiliyorum.I can hear traffic noise all night long where I live.
Yasaya göre, sokakta dilenmek yasaktır.By law, begging in the street is forbidden.
Gerçekten burada yaşadığımıza inanamıyorum.I can't believe we're really living here.
Burada yaşamak istiyorum.I want to live here.
Neler yaşadığını hayal bile edemiyorum.I can't imagine what you've been through.
Böyle yaşamaya devam edemem.I can't keep living like this.
Ben hiçbir yasaya karşı geldiğimi düşünmem.I don't think I've broken any laws.
Boston'da sensiz yaşayamazdım.I couldn't live in Boston without you.
Birinin hala bu evde yaşadığını düşünmedim.I didn't think anyone still lived in this house.
Bunu yaşamak için yapıyorum.I do this for a living.
Tom'un hâlâ yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum bile.I don't even know if Tom is still alive.
Tom'un hâlâ Boston'da yaşayıp yaşamadığını bilmiyorum.I don't know if Tom still lives in Boston.
Onların hala orada yaşayıp yaşamadıklarını bilmiyorum.I don't know if they still live there.
Alışılmadık bir yaşam biçimini benimsedi.He adopted an unconventional lifestyle.
Bu sanatçının yaşam tarzı sıradışıdır.This artist's lifestyle is unconventional.
Yıllarca bu evde birinin yaşadığını sanmıyorum.I don't think anyone has lived in this house for years.
Ben sensiz yaşayabileceğimi sanmıyorum.I don't think I could live without you.
Şu ana kadar Tom'un yaşamak için ne yaptığını bildiğimi sanmıyorum.I don't think I ever knew what Tom did for a living.
Yaşamımın sıkıcı olduğunu sanmıyorum.I don't think my life is boring.
Tom'un buralarda yaşadığını sanmıyorum.I don't think Tom lives around here.
Artık yaşamanın anlamı yok.There's no point in living any longer.
Yaşayacak bir yer buldum.I found a place to live.
Bir ejderha mağarada yaşar.A dragon lives inside the cavern.
Boston'da yaşayan bir kuzenim vardı.I had a cousin who lived in Boston.
İşe giderken arabamla ilgili bir sorun yaşadım.I had a problem with my car on the way to work.
Bu sabah arabamla bir sorun yaşadım.I had a problem with my car this morning.
Senin yaşındayken ben de aynı sorunu yaşadım.I had the same problem when I was your age.
Bitişikte yaşayan adamdan nefret ediyorum.I hate the guy who lives next door.
Bu rahipler manastırın içinde yaşar.These monks live inside the monastery.
Tom Mary'den aşağı tarafta yaşar.Tom lives downstream from Mary.
Onun için yaşamımı tehlikeye attım.I risked my life for it.
O, gettoda yaşar.She lives in the ghetto.
O sağlıklı bir yaşam tarzına sahiptir.She has a healthy lifestyle.
Hiç kimse yaşamın anlamının ne olduğunu yanıtlayamaz; bu soru insanlık öncesine dayanıyor.No one man can answer what's the meaning of life; this question stands before all mankind.
Onlar yasalardan nefret eder.They hate laws.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod