Böyle bir semtte yaşayamam.I cannot live in such a neighborhood.
Bu yasal mı?Is this legal?
Yaşayan en uzun adam Carl'dır.Carl is the tallest man alive.
Burada bir kapan kuramam. Avlanmak yasaktır.I cannot set a trap here. It's forbidden to hunt.
Bunu yaşamımda hiç yapmadım.I've never done this in my life.
Tom'un hayali Fransa'nın güneyinde küçük bir kasabada yaşamak.Tom's dream is to live in a small town in the south of France.
Ben Berlin'de bir Alman aile ile yaşayarak bir hafta geçirdim.I spent a week in Berlin living with a German family.
Yeni yasayı destekliyor musun?Are you in favor of the new law?
Mary dengeli bir yaşam tarzına sahip olmak istiyor.Mary wants to have a balanced lifestyle.
Onun yaşam biçimini kıskanıyordu.He was envious of his way of living.
Yıllarca orada yaşadı.She lived there for many years.
Bu alan yasak bölge.This area is off-limits.
Tom doğumdan sonra yaşama inanır.Tom believes in life after birth.
Tom doğumdan sonra yaşama inanıyor.Tom believes in life after birth.
Fince öğrenemem çünkü Finlandiya'da yaşamak istemiyorum.I cannot learn Finnish because I don't want to live in Finland.
Büyük bir şehirde yaşadın mı hiç?Have you ever lived in a big city?
Hiç eski bir binada yaşadın mı?Have you ever lived in an old building?
O şimdi Tokyo'da yaşamaktadır.He lives in Tokyo now.
Dünya'nın güneş çevresindeki yörüngesindeki hareketi birçok karmaşık fizik yasasına uyar.The orbiting of Earth around the Sun obeys to many complicated laws of physics.
Ölü bir dil ne kadar süre yaşayabilir?How long can a dead language survive?
Ne şarap, ne afyon, ne de tütün insanların yaşamları için gereklidir.Neither wine, nor opium, nor tobacco are necessary for people’s lives.
Sen hiç yazın bir burun kanaması yaşadın mı?Have you ever had a nosebleed in summer?
İnsan basın özgürlüğünün olmadığı bir ülkede nasıl yaşar?How does one live in a country where there is no freedom of the press?
O bunu yaşayarak öğrendi.He learned it the hard way.
Ebeveynlerim Tom'u görmemi yasakladı.My parents forbade me from seeing Tom.
Bunu yapmasan iyi olur. Ebeveynlerinin nerede yaşadığını biliyorum.You better not do that. I know where your parents live.
O, caddenin karşısında yaşamaktadır.He lives across the street.
Çalışanların Olimpiyatları izlemesi yasaktır.Employees are prohibited from watching the Olympics.
Almanya'da yaşamak istediğin doğru mu?Is it true that you wanted to live in Germany?
Almanya'da yaşamak istediğiniz doğru mu?Is it true that you wanted to live in Germany?
O, Almanya'da nerede yaşar?Where does he live in Germany?
Kentte yaşayacağım.I will live in the city.
Şehirde yaşamak istiyorum.I want to live in the city.
Ben yaşamı seviyorum.I love life.
Avustralya'da yaşamak istiyorum.I want to live in Australia.
O, yasalara saygılı bir vatandaş.He's a law-abiding citizen.
Yaşamında yeni bir adam var.She has a new man in her life.
İngilizcede akıcı olmak için ne kadar süre İngiltere'de yaşamalıyım?How long should I live in England in order to become fluent in English?
O kırsal bir yerde tek başına yaşadı.He lived alone in the countryside.
Onun yaşamak için sadece altı ayı var.He has only six months to live.
Yaşamak için sadece altı ayı var.She has only six months to live.
Yaşadığın bögede bir sürü göl var.There are many lakes in the area where you live.
O uzun bir hayat yaşadı.He lived a long life.
Kumar yasa dışı.Gambling is illegal.
Geleneksel Vietnam ziyafetlerinin yaşayan müzeler olduğunu söylüyorlar.They say that traditional Vietnamese feasts are living museums.
Araba yasa dışı park edilmez.The car is not illegally parked.
O tamamen yasal.It's perfectly legal.
Almanya'da yaşamak istiyor musun?Do you want to live in Germany?
Lida yıllarca Doğu Nikaragua'da küçük bir yerli amerikan köyünde yaşadı.Lida lived for many years in a small Native American village in eastern Nicaragua.
O olmadan yaşayamam.I can't live without him.
Kedim olmadan yaşayamam.I can't live without my cat.
Yeni insanlar, yeni yasalar.New people, new laws.
Güzellik, yaşamın nedenidir.Beauty is the reason of life.
Çok yaşa kaos!Long live the chaos!
Kimse ülkemde yaşamak istemedi.Nobody wanted to live in my country.
Hiç kimse ülkemde yaşamak istemiyor.Nobody wants to live in my country.
Avrupa birliğinde kedilerin pençesini sökmek yasaktır.Declawing cats is forbidden in the European Union.
Sen susuz yaşayamazsın.You cannot live without water.
Benim yaşamım sizin ellerinizde.My life is in your hands.
Yaşam, ödüllerini tekrar etmez.Life does not repeat its gifts.