Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşa ile cümle

yaşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Bu karışıklıkta onun nasıl yaşayabileceğini bilmiyorum.I don't know how he can live in this mess.
Onlar kadınların genellikle erkeklerden daha uzun yaşadıklarını söylüyorlar.They usually say that women live longer than men.
Sizden bir miktar yasal tavsiye istiyorum.I'd like to ask you for some legal advice.
Kaplanlar cangılda, aslanlar savanada yaşar.Tigers live in the jungle, lions in the savanna.
Sazan ve alabalık gibi balıklar tatlı suda yaşamaktadır.Fish like carp and trout live in fresh water.
Dünya yaşam için son derece uygundur.Earth is perfectly suited for life.
O, yaşamın anlamını bilmiyor.He doesn't know the meaning of life.
O, o yerde yaşamaktan hoşlanıyor.He likes to live in that place.
Onlar çok güzel bir evde yaşarlar.They live in a very beautiful house.
Böyle yaşamak hoşuna gidiyor mu?Do you enjoy living like this?
Bu evde yaşayan birçok insan var.There are many people living in this house.
Ben Bydgoszcz'de yaşardım.I used to live in Bydgoszcz.
Ben Bidigoşç'ta yaşadım.I lived in Bydgoszcz.
Kimse benimle yaşamıyor.Nobody lives with me.
O kişi, kedimin ağaç üzerinde yaşadığını düşünüyor.That person thinks that my cat lives on the tree.
O, nerede yaşadığını hiç hatırlayamaz.He can't remember where he lives at all.
Burada hiç yaşamadık.We've never lived here.
Yaşamaktan bıktın mı?Are you tired of living?
O kadın nerede yaşadığımı bilir.That woman knows where I live.
Ben 1988'den 1994'e kadar Lübnan'da yaşadım.From 1988 to 1994 he lived in Lebanon.
Horoz dövüşü birçok ülkede yasaklanmıştır.Cockfighting is banned in many countries.
Güvercinleri beslemek yasaktır.Feeding pigeons is prohibited.
Çimlerde yürümek yasak ama ya koşmak?It's illegal to walk on the grass, but what about running?
Ben Curaçao'da yaşamak istiyorum.I want to live in Curaçao.
O bir günden fazla yaşamaz.He won't live more than one day.
O bir günden fazla yaşamayacak.He will not live more than one day.
Yasayı biliyorsunuz.You know the law.
Ben beden dışı bir deneyim yaşadım.I had an out-of-body experience.
Gece yaşamı New York'ta daha iyidir.The nightlife is better in New York.
Ben niçin yasaklandım?Why was I banned?
Bu kış birçok yağmurlu fırtına yaşadık.This winter we experienced many rainstorms.
Yaşam eğlenceli bir şey.Life's a funny thing.
Bu kesinlikle yaşamımda içtiğim en lezzetli meyve suyu.This is certainly the most delicious juice I have ever drunk in my life.
Toplantı odasında yemek yemek yasaktır.It is forbidden to eat at the meeting room.
Mary ve Tom birlikte mutlu zamanlar yaşadılar.Mary and Tom experienced happy times together.
O ona birlikte yaşadıkları mutlu günleri ona hatırlatacak bir hediye verdi.He gave her a gift that would remind her of the happy days they experienced together.
O her zaman kalplerimizde yaşayacak.She will live forever in our hearts.
Sonsuza dek kalbimizde yaşayacak.He will live forever in our hearts.
Bu şimdiye kadar yaşadığım en iyi gecelerden biriydi.It was one of the best nights I've had.
O beden dışı bir deneyim yaşadı.He had an out-of-body experience.
O bir beden dışı deneyim yaşadı.She had an out-of-body experience.
Onun sıkı bir bütçeyle yaşamaya alışkın olmadığı açıktır.It's obvious that he's not used to living on a tight budget.
Her zaman yalnız yaşayan biriydim.I was always a loner.
O çok daha uzun yaşamayacak.She won't live much longer.
Yaşamımın en mutlu zamanıydı.It was the happiest time of my life.
Yaşamak istemiyorum.I don't want to live.
Vahşi hayvanları evcil hayvanlar olarak tutmak yasal değil.It's not legal to keep wild animals as pets.
Fransa'da yaşamak isterim.I would like to live in France.
Yaşamdaki kendi yolunu seçmek zorundasın.You have to choose your own path in life.
Zavallı adam oğlunun saadetini görecek kadar yaşamadı.The poor man didn't live long enough to see his son's happiness.
Her zaman yaşamın aydınlık yüzüne bak.Always look on the bright side of life.
Tom'un yasadışı bir şey yapmış olduğuna dair hiçbir kanıt yok.There's no evidence that Tom has done anything illegal.
Çocukken bu evde yaşadım.I lived in this house as a child.
Güzel bir yaşam dilerim.Have a nice life.
İyi bir yaşam dilerim.Have a good life.
Tom Detroit'te yaşar.Tom lives in Detroit.
Onlar barış içinde yaşarlar.They live in peace.
Çime basamam. Yasak.I cannot step on the grass. It's forbidden.
Ben suda yaşayamam. Ben balık değilim.I cannot live in water. I'm not a fish.
Ben şimdiye kadar ilk kez birini nerede yaşadığını öğrenmek için takip ettim.This is the first time I've ever followed someone to know where they live.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod