Tom Mary'nin nerede yaşadığını tam olarak bilmiyor.Tom doesn't know exactly where Mary lives.
Tom Mary'nin beklentilerine uyarak yaşamıyordu.Tom didn't live up to Mary's expectations.
Tom Mary'nin nerede yaşadığını kesin olarak söyleyemiyor.Tom can't say for sure where Mary lives.
Tom Boston'da yaşarken Mary ile arkadaş oldu.Tom became friends with Mary when he was living in Boston.
Tom Mary'ye nerede yaşadığı sordu.Tom asked Mary where she lived.
Tom Mary'ye nerede yaşadığını sordu fakat o ona söylemedi.Tom asked Mary where she lived, but she wouldn't tell him.
Tom Mary'nin ona çocukken yaşadığı evden bahsetmesini rica etti.Tom asked Mary to tell him about the house she had lived in when she was a child.
Tom Mary'ye Boston'daki yaşantı hakkında birçok soru sordu.Tom asked Mary many questions about life in Boston.
Tom Mary'ye Boston'daki yaşam hakkında bir sürü soru sordu.Tom asked Mary many questions about life in Boston.
Doktorlar Tom'a Mary'nin yaşamak için fazla zamanı kalmadığını söyledi.The doctors told Tom that Mary didn't have long to live.
Mary birkaç ay manastırda yaşadı.Mary lived in a convent for a few months.
Tom Mary'ye John'un nerede yaşadığını sordu.Tom asked Mary where John lived.
Tom deniz evinin yasa dışı eylemler için kullanıldığını bilmediğini iddia etti.Tom claimed that he didn't know his beach house was being used for illegal activities.
Tom her zaman kendi apartmanından kovulma endişesi yaşadı.Tom always worried about getting locked out of his own apartment.
Uzun süre İzlanda'da yaşadı.He lived in Iceland very long.
Mary John'un birlikte yaşadığı otobüs şoförüne bitişikte mi yaşıyor?Does Mary live next door to the bus driver that John worked with?
İnsanlar çalışmak için yaşama yerine yaşamak için çalışıyorlar.People work to live, instead of living to work.
Bombay'da yaşamak ister misin?Would you like to live in Mumbai?
Mumbai'de yaşamak ister misiniz?Would you like to live in Mumbai?
Tom bir yıldan daha fazla bir süre Boston'da yaşamaya niyetli.Tom intends to live in Boston for more than a year.
Tom'un bir yıldan daha fazla bir süre Boston'da yaşamaya niyeti var.Tom intends to live in Boston for more than a year.
Burada yaşamayı seviyorum.I like living here.
Yaşadığım ev çok büyük değil.The house I'm living in isn't very large.
Ebeveynlerim Tom'u tekrar görmemi yasakladılar.My parents prohibited me from seeing Tom again.
İkinci katta yaşayan bu yaşlı bayanı tanıyor musunuz?You know this old lady that lives on second floor?
İnsanlar köylerde yaşardı.People used to live in villages.
Düşük kalorili bir diyet benimsemek yaşam sürenizi artıracaktır.Adopting a low calorie diet will increase your lifespan.
Okinawalılar'ın yaklaşık %29'u 100 yaşına kadar yaşar.Around 29% of Okinawans live to be a 100.
Efendinin yasasına göre yaşıyor.He lives according to the law of the Lord.
Tanrının yasasına göre yaşıyor.He lives according to the law of the Lord.
Biz her zaman yasalara itaat etmeliyiz.We should always obey laws.
Kyoto'da yaşayan bir ağabeyim var.I have an older brother who lives in Kyoto.
Horoz döğüşü birçok ülkede yasal değildir.Cockfighting is illegal in many countries.
O Yokohama'da yaşamaktadır.He lives in Yokohama.
Sevgisiz yaşamın hiç anlamı yoktur.Life without love has no meaning at all.
Yakında yaşayan bir yabancı uzakta yaşayan bir akrabadan daha iyidir.A stranger living nearby is better than a relative living far away.
Tom'un yaşamak istediği tek yer Boston'dur.The only place Tom has ever wanted to live is Boston.
Ben ona "bu yasadışı bir taksi mı?" diye sordum."Is that an illegal taxi?", I asked him.
Onun yaptığı yasal değil.What he's doing is illegal.
Onun yaptığı yasalara aykırıdır.What he's doing is against the law.
Bizim binamızda yaşayan bir sürü insan mal sahibinden hoşlanmıyor.A lot of people living in our building don't like the owner.
Tom'un annesi Mary'nin yaşadığı caddenin karşısındaki hastanede bir hemşiredir.Tom's mother is a nurse at the hospital that's across the street from where Mary lives.
Tom'un büyük büyük büyük babaannesi İskoçya'da yaşadı.Tom's great-great-great grandmother lived in Scotland.
Tom Mary'nin yasayla kaç kez başının belaya girdiğini merak ediyordu.Tom wondered how many times Mary had been in trouble with the law.
Tom, diğer ülkelerde insanların nasıl yaşadıklarını öğrenmek istedi.Tom wanted to learn how people in other countries live.
Tom Mary'den niçin onunla yaşayamadığını anlamasını istedi.Tom wanted Mary to understand why he couldn't live with her.
Tom Mary'nin çocuklarıyla ilgili yaşadığı problem hakkında John'la konuşmasını istedi.Tom wanted Mary to talk to John about the problem she was having with his children.
Tom Mary'nin Boston'da yaşamak istemiyeceğini düşündü.Tom thought Mary wouldn't want to live in Boston.
Tom Mary'nin nerede yaşadığını bildiğini düşünüyor.Tom thinks he knows where Mary lives.
Tom hayatı yaşamaya değmezmiş gibi düşünüyor.Tom started to feel like his life wasn't worth living.
Tom, yasal ya da değil onu yapacağını söylüyor.Tom says he will do it whether it's legal or not.
Tom herhangi bir yerde yaşayabileceğini sandığını söylüyor.Tom says he thinks he could live anywhere.
Tom tek başına yaşamayı sevdiğini söylüyor.Tom says he likes living by himself.
Tom artık Mary ile yaşayamayacağını söylüyor.Tom says he can't live with Mary any longer.
Tom Mary'nin hâlâ ebeveynleriyle birlikte yaşadığını sandığını söyledi.Tom said that he thought Mary was still living with her parents.
Tom yalnız yaşamak istemediğini söyledi.Tom said that he didn't want to live alone.
Tom tüm yaşamı boyunca bekar kaldı.Tom remained unmarried all his life.
Tom Boston'da yaşar.Tom lives in Boston.
Tom Rota 19'dan uzakta yaşadı.Tom lived just off Route 19.
Tom yıllarca Avustralya'da yaşadı.Tom lived in Australia for quite a few years.