Tom üniversiteye giderken amcasıyla birlikte Boston'da yaşadı.Tom lived with his uncle in Boston while going to college.
Tom 97 yaşına kadar yaşadı.Tom lived to be 97.
Tom on yıldan biraz daha uzun süredir o küçük evde yaşadı.Tom lived in that small house for a little over ten years.
Tom Boston'un ilginç bir bölümünde yaşadı.Tom lived in an interesting part of Boston.
O, yaz okuluna devam ederken nehrin yanındaki bir çadırda yaşadı.Tom lived in a tent next to the river while he attended summer school.
Tom üç yıl önce burada yaşadı.Tom lived here three years ago.
Tom Quebec'te yaşarken Fransızca öğrendi.Tom learned French while living in Quebec.
Tom Bostonda yaşayan bir adam tanıyor.Tom knows a man who lives in Boston.
Tom yalnız yaşamaya alışkındır.Tom is used to living alone.
Tom bu arazinin yasal sahibidir.Tom is the legal owner of this piece of land.
Tom artık Boston'da yaşamıyor.Tom is no longer living in Boston.
Tom Boston'da yaşamaya istekli.Tom is eager to live in Boston.
Tom'un bu binaya girmesi yasaklandı.Tom is banned from entering this building.
Tom'un Boston'da yaşayan bir sürü arkadaşları var.Tom has many friends living in Boston.
Tom uzun süredir Boston'da yaşamaktadır.Tom has lived in Boston for a long time.
Tom bütün hayatı boyunca Boston'da yaşadı.Tom has lived in Boston all his life.
Karısı öldüğünden beri Tom yalnız yaşadı.Tom has lived alone ever since his wife died.
Tom hayatının geriye kalan kısmında Boston'da yaşamaya karar verdi.Tom has decided to live in Boston for the rest of his life.
Tom'un Boston'da yaşayan bir arkadaşı var.Tom has a friend who lives in Boston.
Tom cep bıçağı ile elmayı soymakta sorun yaşadı.Tom had trouble peeling the apple with his pocket knife.
Tom Boston'da yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live in Boston.
Tom tek başına yaşamak istemiyor.Tom doesn't want to live by himself.
Tom buradan çok uzakta yaşamıyor.Tom doesn't live too far from here.
Tom ofisinin yakınında yaşamıyor.Tom doesn't live near his office.
Tom henüz Boston'da yaşamıyor.Tom doesn't live in Boston yet.
Tom şu anda Boston'da yaşamıyor.Tom doesn't live in Boston now.
Tom yaşadığı evi sevmiyor.Tom doesn't like the house that he lives in.
Tom, sigara içilmesi yasak yerlerde sigara içen insanlardan hoşlanmaz.Tom doesn't like people who smoke in no smoking areas.
Tom kırsalda yaşamayı sevmiyor.Tom doesn't like living in the country.
Tom gelecek yıl nerede yaşayacağını bilmiyor.Tom doesn't know where he's going to live next year.
Tom aslında Boston şehri sınırları içinde yaşamıyor.Tom doesn't actually live within Boston city limits.
Tom geçen yıl Boston'da yaşamadı.Tom didn't live in Boston last year.
Tom köyde yaşamayı sevmiyordu.Tom didn't like living in the country.
Tom şehirde yaşamayı sevmiyordu.Tom didn't like living in the city.
Tom Boston'da yaşamayı sevmiyordu.Tom didn't like living in Boston.
Tom, annesi yerine babası ile yaşamayı seçti.Tom chose to live with his father instead of his mother.
Tom üç yıl önce Japonya'ya geldi ve o zamandan beri burada yaşamaktadır..Tom came to Japan three years ago and has been living here ever since then.
Tom, diğer gezegenlerde yaşamın var olduğuna inanmaktadır.Tom believes that life exists on other planets.
Tom on altı yaşında tek başına yaşamaya başladı.Tom began living by himself at the age of sixteen.
Tom isimleri hatırlamada her zaman sorun yaşadığını itiraf etti.Tom admitted that he always has trouble remembering names.
Tom'un eskiden Boston'da yaşadığından şüphe yok.There's no doubt that Tom used to live in Boston.
Oradaki o ev Tom'un yaşadığı yerdir.That house over there is where Tom lives.
Tom'a ne kadar süredir Hindistan'da yaşadığını sormak istedim.I wanted to ask Tom how long he had lived in India.
Tom'un anne-babası Tom ve Marry'nin evleninceye kadar birlikte yaşamalarını istemiyor.Tom's parents don't want Tom and Mary to live together until after they are married.
Tom Mary ile yaşamaktan mutlu olmazdı.Tom wouldn't be happy living with Mary.
Tom Mary'ye Boston'da yaşadığı zamanın hikayelerini anlatırdı.Tom used to tell Mary stories about when he lived in Boston.
Tom Mary'nin yanında yaşardı.Tom used to live near Mary.
Tom Mary'ye onsuz yaşayamayacağını söyledi.Tom told Mary that he couldn't live without her.
Tom evimin yakın küçük bir dairede Mary ile birlikte yaşamaktadır.Tom lives with Mary in a small apartment near my house.
Tom Mary'den yaklaşık yirmi dakika uzakta yaşamaktadır.Tom lives about twenty minutes away from Mary.
Tom Mary'yi terk etti ve başka bir kadınla yaşamak için gitti.Tom left Mary and went to live with another woman.
Tom Meryem'den ayrılıp başka bir kadınla yaşamaya başladı.Tom left Mary and went to live with another woman.
Tom Mary'nin Boston'da yaşamayı planlamadığını daha sonra öğrendi.Tom learned later that Mary wasn't planning to live in Boston.
Tom Mary'nin nerede yaşadığını biliyor.Tom knows where Mary lives.
Tom'un Mary'nin nerede yaşadığı hakkında bir fikri yok.Tom has no idea where Mary lives.
Tom Mary'nin evini bulmakta biraz sorun yaşadı.Tom had some trouble finding Mary's house.
Tom Mary'nin nerede yaşadığını öğrendi.Tom found out where Mary lives.
Tom Mary ile yaşamıyor.Tom doesn't live with Mary.
Tom Mary'nin orada yalnız yaşamasından hoşlanmıyor.Tom doesn't like Mary's living there alone.
Tom Mary'nin nerede yaşadığını bilmiyor.Tom doesn't know where Mary lives.