Hükümet televizyonda sigara reklamını yasakladı.The government banned cigarette advertising on television.
Avcılık milli parklarda yasaklanmıştır.Hunting is banned in national parks.
Kaiforniyadaki restoranlarda sigara içmek yasaklanmıştır.Smoking is banned in restaurants in California.
Onlar sağlık hizmetleri için bir yasa tasarısı hazırladılar.They've written a bill for health care.
Biyoloji birçok yaşam bilimlerini içerir.Biology includes many life sciences.
Onlar kısa bir flört yaşadılar.They had a brief date.
Onlar yasayı değiştirmek istiyorlar.They want to change the law.
Biz küresel bir toplumda yaşarız.We live in a global community.
Yasa tasarımız hakkında bir anlaşmazlık vardı.There was a dispute about our bill.
Tom şehirde yaşamak için yeterli para kazanıyor mu?Does Tom earn enough money to live in the city?
Dünya hepimizin yaşadığı yerdir.The earth is where we all live.
Ekoloji tüm çevremizde yaşayan şeylerle ilgili çalışmadır.Ecology is the study of living things all around us.
Bence, sigara karşıtı yasa makul.The anti-smoking law is just, in my opinion.
Birçok ülkede vatandaşların silah taşıması yasaldır.It's legal for citizens to carry guns in many states.
Sahilde bir köpekle yürümek birçok yerde yasal değildir.In many places it isn't legal to walk a dog on the beach.
Mercan resifleri çeşitli güzel deniz yaşamı çeker.Coral reefs attract a variety of beautiful marine life.
Birkaç yıl İspanya'da yaşadılar.They lived in Spain for several years.
Tom'un hayali dağlarda yaşamaktır.Tom's dream is to live in the mountains.
Kaktüsler kuru yerde yaşayan bitkilerdir.Cacti are plants that live in dry places.
Onlar sahile yakın yaşarlar.They live near the beach.
Küçük bir çocuğa sigara satmak yasal değil.It is illegal to sell cigarettes to a minor.
Her din cinayeti yasaklar.Every religion prohibits murder.
Eski insanlar doğaya yakın yaşadı.Ancient people lived close to nature.
İnsanın sindirim sisteminde milyonlarca yararlı organizma yaşamaktadır.Millions of beneficial organisms live in the human digestive tract.
Meclis geçen hafta yeni yasayı onayladı.Parliament approved the new law last week.
Yeni yasa büyük bir reformdu.The new law was a major reform.
Hiç kırsal alanda yaşadın mı?Have you ever lived in a rural area?
Vahşi hayatta tek başına yaşayabilir misin?Could you survive alone in the wilderness?
Amerika'da güvenlik güçlerinin bilgi almak için işkence yapması yasal değildir.It is illegal in the United States for law enforcement to use torture to get information.
ABD'de, onlardan bilgi almak için insanlara işkence yapmak yasaktır.In the U.S., it is illegal to torture people in order to get information from them.
Çelik tuzakları yasadışıdır.Steel traps are illegal.
Bir volkanın yanında yaşamak tehlikeli.It's dangerous to live near a volcano.
Burada suyu boşa harcamak yasal değildir.It's illegal to waste water here.
Bazı vahşi kediler komşumun evinin altında yaşarlar.Some wild cats live under my neighbor's house.
Büyük bir şehirde yaşama isteğim yok.I have no wish to live in a large city.
Tom, bir yıllığına Şikago'da yaşadı.Tom has lived in Chicago for a year.
O, sokağa çıkma yasağından sonra dışarıda olduğu için göz altına alındı.He was given a detention for being out after curfew.
Bu yaşam tarzına alışkınım.I am accustoming to this life style.
İnsan yaşamı dışbükeyse, onu optimize edebiliriz.If human life is convex, we can optimize it.
Yalnız yaşamam gerektiğinin tuhaf olduğuna inanmıyor musun?Don't you believe it is strange that I should live alone?
Sen hiç az önce tanımlanan belirtileri yaşadın mı?Did you ever have the symptoms which have just been described?
Güneş olmasa yaşayamayız.If there was no sun, we would not be able to live.
Yasaya itaat etmek her zaman görevimizdir.It's our duty to always obey the law.
O, kent dışında yaşar.He lives outside the city.
O, 90 yaşına kadar yaşadı.He lived until the age of 90.
Diller taşa kazınmamıştır. Diller hepimizin sayesinde yaşar.Languages are not carved in stone. Languages live through all of us.
Yaşamak istiyorsan onu yapma!Don't do that if you want to live!
Burada fotoğraf çekmek yasaktır.Taking photos here is prohibited.
Bu caddede yasa dışı park edilen arabalar çekilecek.Cars parked illegally on this street will be impounded.
Birkaç yıl kanserle savaştıktan sonra sonunda seksen yedi yaşında yaşamını yitirdi.After battling cancer for several years, he finally passed away at the age of 87.
Londra'da yaşadığımda bir bankada çalışırdım.I used to work in a bank when I lived in London.
Mormonlar çok eşliliği yasakladılar ama bazı yandaşları bunu hala uyguluyorlar.The Mormons have outlawed polygamy, but some adherents still practice it.
Ormanda yalnız başına yaşadı.He lived alone in the forest.
Yaşadığım yerdeki kirliliğin daha az olmasını çok isterdim.I would very much like the place where I live to be less polluted.
İstediğin gibi yaşama, elinden nasıl geliyorsa öyle yaşa.Don't live like you want to, live how you can.
Sen olmadan yaşamım tamamen anlamsız olurdu.My life would have been completely empty without you.
Yasa böyle.It's the law.
O uzun süredir İzlanda'da yaşamaktadır.He has lived in Iceland for a long time.
Bizim bu evimiz sadece yeniden dekore edildi ve altı aylığına burada yaşamadık.This house of ours has just been redecorated, and we haven't lived here for sixth months.
Aristokratlar imparatorluk sarayının doğusunda ve batısında yaşadı.Aristocrats lived to the east and west of the imperial palace.