Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşa ile cümle

yaşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Dizlerinin üzerinde yaşamaktansa ayakta ölmek daha iyidir.Better to die standing than to live on your knees.
Ben yaşam için bir göçebeyim.I'm a nomad for life.
Biri su olmadan yaşayamaz.One can't live without water.
İnsanlar hava olmadan yaşayamazlar.People can't live without air.
Bunlar, yandaki evde yaşayan insanlar.These are the people who live next door.
Savaş sırasında Bob birçok tehlikeli maceralar yaşadı.Bob had had many dangerous adventures during the war.
Bu kitapçıda kitap okumak yasaktır.It is forbidden to read books in this bookshop.
Mayuko yalnız yaşamaya dayanamaz.Mayuko can't stand living alone.
Çok yaşa!Bless you!
Çok yaşa Sovyetler Birliği!Long live the Soviet Union!
Yaşam tatlıdır.Life is enjoyable.
Yaşam eğlenceli.Life is fun.
Seninle yaşamaktan hoşlanıyorum.I love living with you.
Sizinle yaşamayı seviyorum.I love living with you.
Yaşantımı seviyorum.I love my life.
Yaşamanın maliyeti yükseldi.The cost of living has risen.
Biz yaşamı kendi suretimizde yarattık.We've created life in our own image.
Bu binada hiç kimse yaşamıyor.No one lives in this building.
Balıklar suyun dışında yaşayamaz.Fish can't live out of water.
Hayalim köyde huzur içinde yaşamaktır.My dream is to live peacefully in the village.
Orada yaşamak istemezdim.I wouldn't like to live there.
Pencereden dışarı bir şeyler atmak yasaktır.It is forbidden to throw things out of the window.
Bu semtte pek çok zengin kişi yaşar.Many rich people live in this neighborhood.
Ben çılgın yaşamıma dayanamıyorum.I can't stand my crazy life.
O, New York'ta yaşar.She lives in New York.
İki kız kardeş çok barışçıl bir biçimde yaşadılar.The two sisters lived very peacefully.
Bu kentte yaşamayı planlıyorum.I plan to live in the city.
Benim başından beri büyük bir şehirde yaşamaya hiç niyetim yoktu.I had no intention of living in a large city from the start.
Onlar bir evde yaşar.They live in a house.
Biz bir evde yaşarız.We live in a house.
On yaşına kadar Hiroshima'da yaşadı.She lived in Hiroshima until she was ten.
Susuz yaşayamazsın.You can't live without water.
Yasalara uymak zorundasın.You have to abide by the laws.
Onun nerede yaşadığını bilmiyorum.I don't know where he lives.
İnsanların birbirini sevdiği bir dünyada yaşamak istiyorum.I want to live in a world where people love one another.
Artık bu tarafta yaşayamazsın.You can't live on this side anymore.
Ben bu tür bir hayatı yaşamaktan usandım.I'm tired of living this kind of life.
Tokyo'ya gelmeden önce on yıl boyunca Osaka'da yaşadık.We had lived in Osaka for ten years before we came to Tokyo.
Tokyo'ya gelmeden önce Osaka'da on yıl yaşadık.We lived in Osaka for ten years before we came to Tokyo.
Bu evde hiç kimse yaşamıyor.Nobody lives in this house.
Bu kral ve kraliçenin yaşadığı saraydır.This is the palace the king and queen live in.
Burada yüzmek yasak.Swimming is prohibited here.
Yurt dışında yaşarken çeşitli tuhaf gelenekleri görmeye eğilimli olursun.While living abroad, you tend to see a variety of strange customs.
O, uzun bir hayat yaşamayacak.He won't make it to old age.
Onlar bir köşkte yaşamaktadırlar.They live in a mansion.
Ev halkı, aynı yaşam alanını ve parayı paylaşan bir gruptur.A household is a group that shares the same living space and finances.
Sonsuz yaşam istiyorum!I want eternal life!
İşte onun yaşadığı ev.Here's the house where he lived.
Orada ne kadar yaşadın?How long did you live there?
Farsça çok yaşa!Long live the Persian language!
Mirketler Afrika'da yaşar.Meerkats live in Africa.
Dünya nüfusunun üçte birinden fazlası kıyı yakınında yaşar.More than a third of the world population lives near a coast.
Uzun ve düzgün yaşa.Live long and prosper.
Bizim anketler halkın önerilen yasayı destekleyeceğini göstermektedir.Our surveys indicate that the public would support the proposed legislation.
Yeni yasa, eğitim sistemine önemli değişiklikler getirecektir.The new law will bring about important changes in the educational system.
Tokyo'da yaşadığım için o şehri oldukça iyi biliyorum.Since I lived in Tokyo, I know that city pretty well.
Neden o Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşadı?Why did he live in the United States?
Orada yalnız yaşamaktadır.He lives there alone.
Ben ısıya duyarlı olduğum gibi, yaz aylarında klima olmadan rahatça yaşayamam.As I'm sensitive to heat, I can't live comfortably without air-conditioning in summer.
Yaşam zor, ölüm ucuzdur.Life is hard, death is cheap.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod