Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşa ile cümle

yaşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O, küçük bir gelirle yaşamaya alışkındı.She was used to living on a small income.
O, yaşam hakkında çok alaycıdır.She is very cynical about life.
Yaşantısının monoton olduğunu söylüyor.She says her life is monotonous.
O lüks içinde yaşardı.She used to live in luxury.
Onun oğlu, hayatı yaşamaya değer kılıyor.Her son makes life worth living.
Onun kimle yaşadığını düşünüyorsunuz?Who do you think she lives with?
O, şehirde yaşamaktan hoşlanmıyordu.She didn't like living in the city.
O uzun bir ömür yaşadı.She lived a long life.
O, kırsalda sakin bir hayat yaşadı.She lived a quiet life in the country.
O, emeklilik maaşıyla yaşamak zorunda.She has to live on the pension.
Onun geri döneceği ümidini yaşatıyor.She cherishes the hope that he will return.
O muhtemelen yüz yaşına kadar yaşar.She is likely to live to be one hundred.
O kötü koşullarda yaşamaktadır.She lives in poor circumstances.
O, mutsuz bir hayat yaşadı.She lived an unhappy life.
O mutsuz bir hayat yaşadı.She lived an unhappy life.
Kocasını yasal olarak boşadı.She has legally divorced her husband.
Tüm yaşamını fizik çalışmalarına adadı.She gave her entire life to the study of physics.
O sosyal yaşantısını harcamada testi geçti.She passed the test at the expense of her social life.
Onsuz yaşamayı düşünemiyorum.I can't conceive of living without him.
Az sayıda insan 100 yaşına kadar yaşar.Few people live to be 100 years old.
Az insan, yüz yıldan daha uzun yaşar.Few people live to be more than a hundred.
Durgun olan çocuk bir hayal dünyasında yaşamaya daha meyillidir.The inactive child is far more inclined to live in a world of fantasy.
O, bir talihsizlik yaşadı.A misfortune befell him.
Bilgisayar korsanlığı karşı bir yasa olmalı.There should be a law against computer hacking.
Utanç içinde yaşamaktansa öldürülmeyi tercih ederim.I would rather be killed than live in disgrace.
Babam bana savaş sırasında yaşadıklarını anlattı.My father told me about his experiences during the war.
Babası tarafından ona bırakılan servet onun rahat bir şekilde yaşamasını sağlar.The property left him by his father enables him to live in comfort.
Babam bana gece dışarı çıkmayı yasaklıyor.My father forbids me to go out at night.
Babam otuz yıldır Nagoya'da yaşamaktadır.My father has lived in Nagoya for 30 years.
Babam on beş yıldan daha fazla bir süre Nagoya'da yaşadı.My father has lived in Nagoya for more than fifteen years.
Silahların ihracatı yasaklandı.The export of weapons was prohibited.
Silah ihracatı yasaklanmıştı.The export of weapons was prohibited.
Gelirine göre yaşamaya çalışmalısın.You should try to live within your income.
O yasal danışmanlık almaya karar verdi.She decided to take legal advice.
Avukat müvekkilinin yasal yollara başvurmasını tavsiye etti.The lawyer recommended his client to take legal action.
Avukat yeni yasayı bize açıkladı.The lawyer explained the new law to us.
Milli piyangoyu kazanırsam, lüks içinde yaşayabilirim.If I win the lottery, I'll be able to live high on the hog.
Yasa her zaman adil değildir.The law is not always fair.
Yasalara uymak görevimizdir.It is our duty to obey the law.
Yasalara riayet etmek görevimizdir.It is our duty to obey the law.
Yasalar önünde bütün insanlar eşittir.All men are equal under the law.
Yasayı çiğneyen insanlar cezalandırılır.People who break the law are punished.
Yasaları çiğnersen, cezalandırılacaksın.You'll be punished if you break the law.
Yasa değiştirildi.The law was changed.
Yasalar ne kadar çoksa, suçlular da o kadar çoktur.The more laws, the more offenders.
Kanun, yaşı küçük olanların sigara içmesini yasaklıyor.The law prohibits minors from smoking.
Kanun, reşit olmayanların sigara içmesini yasaklıyor.The law prohibits minors from smoking.
Yasalara uymak herkesin görevidir.To obey the law is everyone's duty.
Yasa tüm insanların eşit olduğunu söylüyor.The law says that all men are equal.
Yasal yardım için avukata gittim.I went to the lawyer for legal help.
Yasal belgelerde, zor kelime ve ifadeler sık ​​sık kullanılır.In legal documents, difficult words and phrases are often used.
Kuzey Amerika'da emniyet kemerinizi bağlamamanız yasaya aykırıdır.In North America it is against the law to fail to fasten your seatbelt.
Bir yasayı tekrar asla ihlal etmeyeceğim.I will never violate a law again.
Hovarda bir hayat yaşa.Live a riotous life.
Yasayla küçüklerin sigara içmesi yasaklanmıştır.Minors are prohibited from smoking by law.
Yaşamın olduğu yerde, umut vardır.Where there is life, there is hope.
Bir sokağa çıkma yasağı var mı?Is there a curfew?
Vahşi hayvanlar ormanda yaşarlar.Wild animals live in the forest.
Yabani hayvanlar ormanda yaşar.Wild animals live in the forest.
Muhalefet partisi gelir vergisini düşürmek için bir yasa tasarısı sundu.The opposition party put forward a bill to reduce income tax.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod