Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşa ile cümle

yaşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, serbest bir hayat yaşadı.He has led a loose life.
O, zor bir hayat yaşadı.He lived a hard life.
Elinden geldiği sürece yaşamak istiyor.He wants to live as long as he can.
Onun nerede yaşadığını düşünüyorsunuz?Where do you think he lives?
O, Londra'da ne kadar süredir yaşamaktadır?How long has he lived in London?
O, Paris'e gitti, orada beş yıl yaşadı.He went to Paris, where he lived for five years.
O büyük torun görmek için yaşadı.He lived to see great-grandchildren.
Üç gün boyunca kraker ve suyla yaşadı.He lived on crackers and water for three days.
Tek başına orada yaşadı.He lived there by himself.
O bir otel görevlisi olarak yaşamını kazanır.He earns his living as a hotel boy.
O yalnız yaşamak için yeterince yaşlı değil.He is not old enough to live alone.
Tek başına yaşayacak kadar büyük değil.He is not old enough to live alone.
O artık burada yaşamıyor.He is no longer living here.
O, artık orada yaşamıyor.He does not live there any more.
O, yaşam için harap edilecek.He will be ruined for life.
O yaşamak için uzun zamanı olmadığını çok iyi biliyordu.He knew full well that he didn't have long to live.
O dürüst bir hayat yaşadı.He lived a moral life.
O daha iyi bir yaşam aramak üzere Brezilya'ya göç etti.He immigrated to Brazil in search of a better life.
Londra'nın banliyölerinde yaşar.He lives in the suburbs of London.
Londra'nın merkezinde yaşadı.He lived in the center of London.
Londra'nın fakir bir bölgesinde yaşar.He lives in a poor district of London.
O burada yaşardı.He used to live here.
O, yasa dışı bir eylem yaptı.He committed an illegal act.
O, bir süre burada yaşadı.He lived here for a time.
O, ormanda tek başına yaşar.He lives in the forest alone.
O tek başına yaşar.He lives by himself.
O, günde 3000 yenle yaşar.He exists on 3,000 yen a day.
Bütün yıl orada yaşar ve çalışır.He lives and works there all the year round.
O, ailesini terk etti ve Tahiti'de yaşamaya gitti.He abandoned his family and went to live in Tahiti.
Beklentilerine uygun yaşamadı.He did not live up to expectations.
O, zevkten başka hiçbir şey için yaşamaz.He lives for nothing but pleasure.
Maaşı onun konfor içinde yaşamasını sağlar.His salary enables him to live in comfort.
O konfor içinde yaşamaktadır.He lives comfortably.
O, yıllarca yurt dışında yaşadı.He lived abroad for many years.
Sade bir hayat yaşadı.He lived a simple life.
O, çok büyük bir evde yaşar.He lives in an enormous house.
Kyushu'da küçük bir köyde yaşar.He lives in a small village in Kyushu.
O, asla ebeveynlerinin beklentilerine uyarak yaşamayacaktır.He will never live up to his parent's expectations.
O, yaşayan en büyük sanatçıdır.He is the greatest living artist.
O şimdiye kadar yaşamış en büyük devlet adamıdır.He is the greatest statesman that ever lived.
O şimdiye kadar yaşamış en büyük mimar.He is the greatest architect that has ever lived.
Yalnız bir hayat yaşamak onun kaderiydi.It was his fate to live a lonely life.
O, sakin bir hayat yaşadığı memleketinden ayrıldı.He retired to his hometown, where he lived a quiet life.
Mutlu bir hayat yaşadı.He lived a happy life.
O mutlu bir hayat yaşadı.He lived a happy life.
O, mutlu bir hayat yaşadı.He lived a happy life.
O, bir liman kasabasında yaşamaktadır.He lives in a port town.
O şimdi yaşamak için daha büyük bir ev arıyor.He is now looking for a bigger house to live in.
O şu ana kadar yaşamış büyük bir müzisyendir.He is as great a musician as ever lived.
O şu ana kadar yaşamış cesur bir insandır.He is as brave a man as ever lived.
Şu ana kadar yaşamış en büyük şarkıcıdır.He is the greatest singer that ever lived.
O yıllarca karısını yaşattı.He survived his wife for many years.
O, ölü karısının anısını yaşattı.He cherished the memory of his dead wife.
Caddenin karşı tarafında karşımızda yaşar.He lives across the street from us.
O, bana onun nerede yaşadığını sordu.He asked me where she lived.
O benim evimden uzakta yaşar.He lives far away from my house.
Benim mahallede yaşamaz.He doesn't live in my neighborhood.
O benim yaşayan tek akrabamdır.He is my only living relative.
Ailesi konfor içinde yaşayabilsin diye gündüz ve gece çalıştı.He worked day and night so that his family could live in comfort.
Gelecek yaşamını derinden düşünüyordu.He was meditating on his future life.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod