Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşa ile cümle

yaşa kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Antlaşma, kimyasal silah kullanımını yasaklar.The treaty bans the use of chemical weapons.
Antlaşma atom bombası ve hidrojen bombasını yasaklıyor.The treaty bans atomic bombs and hydrogen bombs.
Bitki yaşamı için, suya ek olarak güneş ışığı kesinlikle gereklidir.In addition to water, sunshine is absolutely necessary for plant life.
Yiyecek yaşam için gereklidir.Food is necessary for life.
Gıda yaşam için elzemdir.Food is essential to life.
Senin görüşlerine göre yaşamak zor.It is hard to live up to your convictions.
Yeni yolun tepede yaşayan insanlara faydası olacaktır.The new road will benefit the people living in the hills.
Yeni yasanın %60 oranında hava kirliliğini azaltacağı düşünülüyor.A new law is expected to cut air pollution by 60%.
Yeni yasalar devrimin tohumlarını ekti.The new laws sowed the seeds of revolution.
Yeni yasa dini azınlıkları oy verme haklarından mahrum edecek.The new law will deprive religious minorities of their right to vote.
Yeni yasa birazcık organize suçu kapsamalıdır.The new law should take a bite out of organized crime.
Gazeteye göre, Tokyo'da yaşamanın maliyeti dünyada en yüksektir.According to the newspaper, the cost of living in Tokyo is the highest in the world.
Kişinin yaşam tarzı, büyük ölçüde para ile belirlenir.One's lifestyle is largely determined by money.
İncil'de, " İnsan yalnız ekmek ile yaşamayacak " diyor.It says in the Bible, "Man shall not live on bread alone."
Hiç kimse kendi başına kendisi için yaşayamaz.No one can live by and for himself.
Herkesin yaşama hakkı vardır.Everyone has a right to live.
İnsanlar sonsuza kadar yaşayamazlar.People can't live forever.
İnsanlar sürekli yaşayamazlar.People can't live forever.
İnsan yaşamak için yer, yemek için yaşamaz.Man eats to live, he does not live to eat.
İnsanlar Mars'ta yaşayamaz.Humans can't live on Mars.
İnsan gıda olmadan 40 gün kadar yaşayabilir fakat susuz en fazla 7.Human beings can live up to 40 days without food, but no more than 7 without water.
Biz gıda olmadan yaşayamayız.We cannot exist without food.
İnsan ve hayvan yaşamı atmosferik çevreye gösterdikleri tepkilerden etkilenirler.Human and animal life are influenced by their reactions to the atmospheric environment.
O, yaşamın gizemli olduğunu kabul ediyorum.That life is mysterious, I admit.
Yaşamın en iyi zamanı genç olduğun zamandır.The best time of life is when you are young.
Yaşamın en iyi zamanı genç olduğumuz zamandır.The best time of life is when we are young.
Yaşam yolunda dönüş yoktur.There is no returning on the road of life.
Yaşam herhangi bir kitaptan daha ilginçtir.Life is more interesting than any book.
Onlar sık sık yaşamın kısa olduğunu söylerler.They often say that life is short.
Yaşam fırsatlarla doludur.Life is full of chances.
Yaşam uzun ve dolambaçlı bir yoldur.Life is a long and winding road.
Eğer su olmasa canlılar yaşayamaz.If it were not for water, no living things could live.
Su olmadan hiçbir şey yaşayamadı.Without water, nothing could live.
Su olmasa yaşayamayız.If it were not for water, we couldn't live.
Su olmasaydı yaşayamazdık.If it were not for water, we couldn't live.
Eğer su ve tuz olmasa biz yaşayamayız.If it were not for water and salt, we could not live.
Susuz yaşamak imkansızdır.It is impossible to live without water.
Su yaşam için elzemdir.Water is essential to life.
Ben birkaç yıl önce Tokyo'da yaşadım, ama şimdi Kyoto'da yaşıyorum.I lived in Tokyo a few years ago, but now I live in Kyoto.
Hükümet yasadışı yabancıları yasaklamanın bir parçası olarak kovuyor.The government is expelling illegal aliens as part of a crackdown.
O yaşamamalı.He must not live.
Uyku, yaşamı korumak için gereklidir.Sleep is essential for the preservation of life.
Yaşadığı sürece onun iyilikseverliğini unutmadı.She did not forget his kindness as long as she lived.
Yaşadığım sürece seni asla unutmayacağım.I'll never forget you as long as I live.
Yaşam olduğu sürece umut da olacaktır.While there is life, there is hope.
Yaşamak, acı çekmektir.To live is to suffer.
Yaşam biçimini neden koşullara uydurmuyorsun?Why don't you adapt your way of life to circumstances?
Yaşam standartları daha yüksek olmalı.Living standards should be higher.
Yaşama maliyetleri yükseliyor.Living costs are getting higher.
Yaşamanın maliyeti sürekli yükseliyor.The cost of living is going up continuously.
Bizim yaşam giderlerini azalttık.We cut our living costs.
Yaşam tarzların değiştirmek için insanları ikna etmek zordur.It is very difficult to persuade people to change their life style.
Yaşayanların sayısı ölülerinkinden daha azdı.The number of the living was smaller than that of the dead.
Yaşamın nasıl ve ne zaman başladığı hala bir gizemdir.How and when life began is still a mystery.
Yaşamın kökeni hakkında birçok teoriler vardır.There are many theories about the origin of life.
Diğer gezegenlerde yaşam olup olmadığını merak ediyorum.I wonder if life exists on other planets.
Sakin bir ülkede yaşamak istiyorum.I would like to live in the quiet country.
Shizuoka'da yaşamak için geldiğimden beri on yıl oldu.It is ten years since I came to live in Shizuoka.
Bir zamanlar İngiltere'de çok kötü bir kral yaşarmış.Once there lived a very wicked king in England.
Uzun zaman önce, küçük bir adada yaşlı bir kral yaşarmış.A long time ago, there lived an old king on a small island.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod