Ana içeriğe geç
Sözlük

yaş ile cümle

yaş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
O şu anda bir dairede yaşıyor.He is living in an apartment at present.
O, yaşayan en büyük sanatçıdır.He is the greatest living artist.
O şimdiye kadar yaşamış en büyük devlet adamıdır.He is the greatest statesman that ever lived.
O şimdiye kadar yaşamış en büyük mimar.He is the greatest architect that has ever lived.
Yalnız bir hayat yaşamak onun kaderiydi.It was his fate to live a lonely life.
Doğduğu yerden uzakta yaşıyor.He lives far away from his hometown.
O, sakin bir hayat yaşadığı memleketinden ayrıldı.He retired to his hometown, where he lived a quiet life.
Orada, o dağın tepesinde yaşıyor.He lives up there, up on that mountain.
Mutlu bir hayat yaşadı.He lived a happy life.
O mutlu bir hayat yaşadı.He lived a happy life.
O, mutlu bir hayat yaşadı.He lived a happy life.
O büyük bir evde yaşıyor.He lives in a large house.
O, bir liman kasabasında yaşamaktadır.He lives in a port town.
O, yaşlı ebeveynlerinin sağlığı hakkında çok endişeli.He is very concerned about his elderly parent's health.
O şimdi yaşamak için daha büyük bir ev arıyor.He is now looking for a bigger house to live in.
O şu ana kadar yaşamış büyük bir müzisyendir.He is as great a musician as ever lived.
O şu ana kadar yaşamış cesur bir insandır.He is as brave a man as ever lived.
Şu ana kadar yaşamış en büyük şarkıcıdır.He is the greatest singer that ever lived.
O,şimdi daha yaşlı ve daha akıllıdır.He is older and wiser now.
O, Tokyo'da yaşıyor.He is living in Tokyo.
Eşinden ayrı yaşıyor.He is living apart from his wife.
O yıllarca karısını yaşattı.He survived his wife for many years.
Hatta o, karısından daha yaşlıdır.He is even older than his wife.
O, yaşına göre genç görünüyor.He looks young for his age.
O, kentin güney kesiminde yaşıyor.He lives in the southern part of the city.
O, ölü karısının anısını yaşattı.He cherished the memory of his dead wife.
Düşündüğümden daha yaşlı değil.He isn't any older than I thought.
Onun yaşında çalıştığımdan daha çok çalışmaktadır.He works harder than I did at his age.
Caddenin karşı tarafında karşımızda yaşar.He lives across the street from us.
O, bana onun nerede yaşadığını sordu.He asked me where she lived.
O bana yaşımı, adımı, adresimi ve benzeri şeyleri sordu.He asked me my age, my name, my address, and so forth.
O benim evimden uzakta yaşar.He lives far away from my house.
Benim mahallede yaşamaz.He doesn't live in my neighborhood.
O benim yaşayan tek akrabamdır.He is my only living relative.
O, babam kadar yaşlıdır.He is as old as my father.
O benim bitişiğimde yaşıyor.He lives next to me.
Benden üç yaş daha genç.He is younger than me by three years.
Bisikletini duvara yasladı.He propped his bike against the wall.
O, yaşlandığını hissetti.He felt himself growing old.
Ailesi konfor içinde yaşayabilsin diye gündüz ve gece çalıştı.He worked day and night so that his family could live in comfort.
Gelecek yaşamını derinden düşünüyordu.He was meditating on his future life.
Kendi yaşamını riske atarak çocuğu kurtardı.He saved the boy at the risk of his own life.
Yaşından dolayı anlayış göstermeliydi.He ought to have made allowances for his age.
Yetmiş yaşına kadar yaşadı.He lived to be seventy years old.
O, araba sürmek için yeterince yaşlıdır.He is old enough to drive.
O, yalnız yaşayamayacak kadar çok genç.He was too young to live alone.
O, demir yoluna yaslanıyordu.He was leaning against the rail.
Yerinden kalkması için yaşlı bir bayana yardım etti.He helped an old lady get up from her seat.
O içmek için yeterince yaşlıdır.He is old enough to drink.
O, gelirinin ötesinde yaşıyor.He lives beyond his income.
Küçük rahat bir evde yaşıyor.He lives in a little cozy house.
Yaşamak için bir yer arıyor.He's looking for a place to live.
Onun yaşamak için bir evi yoktu.He had no house to live in.
On yedi yaşında liseyi terk etti.He left high school at seventeen.
O, on yıldan daha fazla süredir tek başına bir kabinde yaşamaktadır.He has been living in the cabin by himself for more than ten years.
Ogawa'dan iki yaş büyüktür.He is two years older than Ogawa.
O yedi yıl boyunca Matsue'de yaşadı.He lived in Matsue for seven years.
Yeni yaşam tarzına alıştı.He got accustomed to the new way of living.
O, zor kaderine yas tuttu.He lamented his hard fate.
Hayatının çoğunu yurt dışında yaşadı.He lived abroad for much of his life.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod