yaşında ile cümle
yaşında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'un yirmilik dişleri yirmi dört yaşında diş hekimi tarafından çekildi.Tom had his wisdom teeth taken out by a twenty-four year old dentist.
Tom üç yaşında iken ilk kez Japonya'ya geldi.Tom first came to Japan when he was three years old.
Tom 18 yaşındayken orduya yazıldı.Tom enlisted in the army when he was 18 year old.
Tom yaşında görünmüyor.Tom doesn't look his age.
Tom otuz yaşında öldü.Tom died at the age of thirty.
Tom sekiz yaşından önce bir balık gibi yüzebiliyordu.Tom could swim like a fish before he turned eight.
Tom yirmi yaşındayken giydiği aynı beden pantolonu hâlâ giyebiliyor.Tom can still wear the same size jeans he did when he was twenty years old.
Tom yaklaşık on iki yaşındayken kar kayağı ile ilgileniyordu.Tom became interested in snowboarding when he was about twelve.
Tom Mary'ye beş yaşındayken karıştığı trafik kazası hakkında soru sordu.Tom asked Mary about the traffic accident she was involved in when she was five years old.
18 yaşındayım.I am 18 years old.
Aynı yaştayız. İkimiz de 16 yaşındayız.We are the same age. We are both sixteen years old.
Ben senin yaşındayken işler çok farklıydı.When I was your age, things were very different.
Ben senin yaşındayken, okula her gün bisikletle gider gelirdim.When I was your age, I bicycled to and from school every day.
O yirmi yaşındayken onunla evlendi.She married him when she was 20.
O bizimle birlikte yaşamak için geldiğinde 12 yaşında idi.He was 12 years old when he came to live with us.
Tom'un kaç yaşında olduğunu düşünüyorsun?How old do you think Tom is?
Sizce Tom kaç yaşında?How old do you think Tom is?
Sence Tom kaç yaşında?How old do you think Tom is?
Mary on iki yaşındayken kaşlarını yolmaya başladı.Mary started plucking her eyebrows when she was twelve years old.
Sen iki yaşındayken zaten on'a kadar sayabiliyordun.When you were two years old, you could already count to ten.
Sanırım o kırk yaşında.I think she's forty.
Tom'un yaklaşık olarak senin yaşında bir kız kardeşi var.Tom has a sister about your age.
O yedi yaşında bir çocuk.He is a seven-year-old boy.
Ben senin yaşındaydım.I used to be your age.
Ben ilk bilgisayar oyunumu on iki yaşındayken programladım.I programed my first computer game when I was twelve years old.
İlk kez aşık olduğunda kaç yaşındaydın?How old were you when you fell in love for the first time?
Alzheimer hastalığı çoğunlukla 60 yaşından fazla olan insanları etkiler.Alzheimer's disease affects mainly people older than 60 years.
Evren yaklaşık 13.75 milyar yaşındadır.The age of the universe is about 13.75 billion years.
Kuzenim dört yaşında ama o benim kadar çok yiyor.My cousin is four, but he eats as much as I do.
Kuzenim dört yaşında ama o benim yediğim kadar çok yiyor.My cousin is four years old, but she eats as much as I do.
Jane 20 yaşındayken oyuncak ayı toplamayı durdurdu.Jane stopped collecting teddies at the age of 20.
O, 22 yaşında evlendi.He got married at 22.
Ben seksen beş yaşındayım.I am eighty-five years old.
Üç yaşındaki yeğenim beni yanaktan öptü.My three-year-old niece kissed me on the cheek.
O beş yaşındayken o şiiri ezbere öğrendi.He learned that poem by heart when he was five years old.
O, o şiiri o beş yaşındayken ezberledi.He memorized that poem when he was five years old.
Jane on bir yaşından beri filmlerde oyunculuk yapıyor.Jane has been acting in movies since she was eleven.
Ben on sekiz yaşında bir matematik öğrencisiyim.I am an eighteen-year-old student of mathematics.
Senin yaşındaydım.I was your age.
15 yaşındayken evden kaçtı.When he was 15, he ran away from home.
O on yedi yaşında evlendi.She got married at seventeen.
38 yaşında olması gerçeğine rağmen, o hâlâ ebeveynlerine bağımlı.In spite of the fact that he's 38, he's still dependent on his parents.
O 38 yaşında olsa bile, o hâlâ ailesine bağlı.Even though he's 38, he's still dependent on his parents.
Kız kardeşim yirmi bir yaşında bir üniversite öğrencisidir.My sister is a twenty-one years old college student.
O, evlendiğinde kaç yaşındaydı?How old was she when she got married?
On altı yaşında veya daha küçükler tiyatroya giremezler.Children who are sixteen years old or younger may not enter the theater.
Tom 15 yaşındaki bir kız gibi çığlık atmaya başladı.Tom started screaming like a 15-year old girl.
Kaç yaşında görünüyorum?How old do I look?
Bu ağaç kaç yaşında?How old is this tree?
Tom o zaman yalnızca 13 ya da 14 yaşındaydı.Tom was only 13 or 14 at the time.
O altı yaşındaki bir çocuk gibi ağladı.He cried like a six-year-old.
Tom bana on altı yaşından beri hava dalışı yaptığını söyledi.Tom told me that he had been skydiving since he was sixteen.
43 yaşındaki bir kadın kocasının vurularak öldürüldüğünden şüphelendi.A 43-year-old woman suspected of having shot dead her husband.
Yedi yaşındayken Fransızca öğrendim ama şimdi yalnızca birkaç kelime hatırlıyorum.I studied French when I was seven, but now I only remember a few words.
Ben 24 yaşındayım.I am 24 years old.
24 yaşındayım.I am 24 years old.
O 60 yaşında emekli oldu.He retired at 60 years of age.
Eyfel Kulesi kaç yaşında?How old is the Eiffel Tower?
Kızın kaç yaşında?How old is your daughter?
Kızınız kaç yaşında?How old is your daughter?