yaşında ile cümle

yaşında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
O, otuz yaşında iken Lucy Webb ile evlendi.When he was thirty years old, he married Lucy Webb.
John Kennedy sadece kırk üç yaşındaydı.John Kennedy was just forty-three.
O, üniversiteden mezun olduğunda sadece 18 yaşındaydı.She was only 18 when she graduated from university.
Ben Hyogo Üniversitesi'nde kırk yaşındaki bir öğrenciyim.I'm a forty-year-old student at Hyogo University.
Ben kaç yaşındayım?How old am I?
Sekiz yaşındayken Ekvador'a gittim.I went to Ecuador when I was eight years old.
Büyükbaba doksan altı yaşında olmaktan mutlu değil.Grandpa is not glad to be ninety-six.
Geçen çarşamba günü köpeğim öldü. 16 yaşındaydı.Last Wednesday my dog passed away. She was 16.
Magdalena ve Lech on üç yaşındadır.Magdalena and Lech are thirteen.
Ania ve Piotr on iki yaşındadır.Ania and Piotr are twelve.
Bronisław 18 yaşında.Bronisław is eighteen years old.
Beş yaşındaki kızım kreşe her zaman mutlu ve enerji dolu gider.My five year old daughter always goes to kindergarten happy and full of energy.
3 yaşındaki çocuğum harbiden sinirlerimi hoplatıyor.My 3-year-old is really getting on my nerves.
Oğlum on yaşında.My son is ten years old.
Senin yaşında tekrar evlenmeyi ciddi olarak düşünüyor musun?Are you seriously thinking about getting married again at your age?
Yaşında görünüyor musun?Do you look your age?
Benim on üç yaşındaki kız romantik film izlemeyi seviyor.My thirteen year old girl loves to watch romance movies.
Benim on iki yaşındaki oğlum beyzbol oynamaktan hoşlanmaz.My twelve year old boy doesn't like to play baseball.
Benim iki yaşındaki oğlum onu beslemeye çalıştığım sağlıklı yiyeceğin bazısını yemeyecek.My two-year-old won't eat some of the healthy food I've been trying to feed him.
On beş yaşındayken nasıl biriydin?What were you like when you were fifteen?
54 yaşında öldü.She died at the age of 54.
25 yaşındayım.I'm 25 years old.
En genç oğlu beş yaşında.His youngest son is five years old.
Vay, bu, anıları geri getiriyor. Bu, ben beş yaşındaykenki bir resim.Wow, this brings back memories. This is a picture of when I was five years old.
Kaç yaşında olduğunu sorabilir miyim?May I ask how old you are?
On beş yaşındayken araba sürmeyi öğrendim.I learned how to drive when I was fifteen years old.
Kaç yaşında olursan ol öğrenebilirsin.It doesn't matter how old you get, you can learn.
O, karısını terk etti ve yarı yaşında bir kadınla aşk hayatı yaşıyor.He left his wife and shacked up with a woman half her age.
Tom on sekiz yaşındayken, bir asker olmak istediğine karar verdi.When Tom was eighteen, he decided that he wanted to become a soldier.
Tom şu anki yaşında daha iyisini bilmeli.Tom ought to know better at his age.
Tom en az otuz yaşında olmalı.Tom must be at least thirty years old.
Tom üç yaşındayken nasıl yüzüleceğini öğrendi.Tom learned how to swim when he was three.
Tom şu anda üç yaşında.Tom is three years old now.
Tom otuz bir yaşında.Tom is thirty-one.
Tom, otuz yaşındadır.Tom is thirty years old.
Tom 33 yaşında bir adam.Tom is a 33-year-old man.
Tom'un altı yaşından beri yürüme sorunu var.Tom has had trouble walking ever since he was six years old.
Tom'un yaklaşık senin yaşında bir kızı var.Tom has a daughter about your age.
Tom yetmiş yaşında iken vefat etti.Tom died when he was seventy years old.
Tom 97 yaşındayken öldü.Tom died when he was 97.
Tom 97 yaşında öldü.Tom died at the age of 97.
Tom zaten davulu onun yaşındayken çalabileceğimden daha iyi çalabiliyor.Tom can already play the drums better than I could at his age.
Tom ilk kez üç yaşındayken Japonya'ya geldi.Tom came to Japan for the first time when he was three.
Tom on iki yaşında iken trombon derslerine başladı.Tom began trombone lessons when he was twelve years old.
Tom on altı yaşında tek başına yaşamaya başladı.Tom began living by himself at the age of sixteen.
Tom sadece on altı yaşında olmasına rağmen yirminin üzerinde gibi görünüyor.Even though Tom is only sixteen, he looks like he's over twenty.
Tom Mary'e kaç yaşında olduğunu sormak istedi ama belki sormaması gerektiğini düşündü.Tom wanted to ask Mary how old she was, but he thought that maybe he shouldn't.
Tom Mary'nin yarı yaşındadır.Tom is half Mary's age.
Tom, Mary'nin yaklaşık otuz yaşında olduğunu tahmin etti.Tom guessed that Mary was around thirty years old.
Tom ve Mary üç yüz yaşındaki bir restoranda yemek yediler.Tom and Mary ate at a three-hundred-year-old restaurant.
O üç yaşında iken babasını kaybetti.He lost his father when he was three years old.
O üç yaşında iken babası vefat etti.When she was three years old, her father died.
O üç yaşındayken babası öldüHer father died when she was three.
Kırk yaşındayım.I'm forty years old.
O 38 yaşında olmasına rağmen, hâlâ anne ve babasına bağlıdır.Even though he is 38, he still depends on his parents.
Muiriel yirmi yaşındadır.Muiriel is twenty years old.
İki yaşındayken, ona kadar sayılabilirdin.When you were two years old, you could count to ten.
Onun babası mı? O yaklaşık kırk yaşında.His father? He is about forty years old.
Tom altı yaşından beri Boston'da yaşıyor.Tom's been living in Boston since he was six.
Tom on üç yaşında davul çalmaya başladı.Tom started playing drums when he was thirteen.

İlgili Sayfalar