yaşında ile cümle

yaşında kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Oğlunuz kaç yaşında?How old is your son?
Ben kırk beş yaşındayım.I am forty-five years old.
Ben bu resimde on beş yaşındaydım.I was fifteen years old in this picture.
Olga sekiz yaşından beri çello çalıyor.Olga has been playing the cello since she was 8 years old.
O sadece iki yaşında, ama 100'e kadar sayabiliyor.She is only two years old but is able to count to 100.
Ben araba kullanmak isterdim ama sadece 14 yaşındayım.I would love to drive the car but I'm only 14.
Bu andan itibaren, Muiriel 20 yaşında.From this moment on, Muiriel is 20 years old.
O on sekiz yaşındayken Tokyo'ya geldi.She came to Tokyo when she was eighteen years old.
En büyük erkek evladın kaç yaşında?How old is your oldest son?
18 yaşından küçükler evlenemez.People under 18 cannot marry.
Justin Bieber müzik kariyerine başladığında on dört yaşındaydı.When Justin Bieber started his music career, he was fourteen years old.
Ben senin yaşındayken, Virgil ve diğerlerinin hepsini ezbere bilirdim.When I was your age, I knew Virgil and all the others by heart.
Onun 40 yaşında olduğunu tahmin ettim.I guessed her to be 40 years old.
Altı yaşındaki birine sorun, altmış yaşındaki birine değil.Ask a six-year-old, not a sixty-year-old.
Altmış yaşındaki ev sahibim niye bir trambolin aldı?Why did my sixty-year-old landlord buy a trampoline?
Mikey on üç yaşında.Mikey is thirteen.
O artık genç değil. O en azından otuz yaşında.She isn't young anymore. She's at least 30 years old.
Benim babam sadece on beş yaşında.My father is only fifteen years old.
Erkek kardeşim Jacques on dört yaşında.My brother Jacques is fourteen years old.
O beş yaşında iken o şiiri ezberleyebildi.He was able to memorize that poem when he was five years old.
Muiriel yirmi yaşında.Muiriel's twenty.
O, 54 yaşındayken öldü.She died when she was 54 years old.
ÇHS'ye göre, 18 yaşından küçük tüm insanlar çocuk olarak kabul edilir.According to the CRC, all people under 18 are considered to be children.
Sosyal ağ siteleri, 13 yaşından küçük insanlar için tehlikelidir.Social networking sites are dangerous for people under 13.
Beş yaşındayken zaten kayabiliyordum.At five I was already able to ski.
On beş yaşındayken anne oldu.She became a mother when she was fifteen years old.
Noel babanın gerçekten olup olmadığını anneme sorduğumda dokuz yaşındaydım.I was nine years old when I asked my mom if Santa Claus really existed.
Birkaç adam kaç yaşında olduğunu biliyor.Few men know how to be old.
Altı yaşındayken piyano derslerine başladı.She began piano lessons when she was six years old.
Çocuklar altı yaşındayken okula başlarlar.Children begin school when they are six years old.
Senin yaşında olmak istiyorum.I'd love to be your age.
İlk kez araba sürdüğünde, kaç yaşındaydı?What age was she when she first drove a car?
Yalnızca 26 yaşında olmasına rağmen şimdiden zengindir.She's already rich even though she's only 26 years old.
Mary beş yaşından beri dans etmektedir.Mary has danced since she was five.
Tom beş yaşındayken dalmayı öğrendi.Tom learned to dive when he was five.
Evren kaç yaşında?How old is the universe?
27 yaşındayım.I'm 27.
Yirmi dört yaşındayım.I'm 24 years old.
O 17 yaşında evlendi.She got married at the age of 17.
Ben 10 yaşındayken, erkek kardeşim evden ayrıldı.When I was 10, my brother left our home.
Yaklaşık olarak kırk yaşında.He is near forty.
Takriben kırk yaşında.He is near forty.
Ben de 17 yaşındayım.I'm 17, too.
Birkaç yıl kanserle savaştıktan sonra sonunda seksen yedi yaşında yaşamını yitirdi.After battling cancer for several years, he finally passed away at the age of 87.
Çocuk altı yaşında olacak.The child will be six.
Onun 48 yaşında hamile kalabildiğine herkes çok şaşırmıştı.Everyone was just flabbergasted that she was able to get pregnant at 48.
Bilimsel tahminlere göre, evren yaklaşık 14 milyar yaşında.According to scientific estimates, the universe is nearly 14 billion years old.
10 yaşındayken gitar çalmayı öğrendim.I learned to play the guitar when I was ten.
Otuz üç yaşında.She's thirty-three.
Sanırım o, kırk yaşında.I think she's 40 years old.
Bence 40 yaşında.I think she's 40 years old.
Arkadaşım on yedi yaşındadır.My friend is seventeen.
19 yaşındayken evlendim.I married when I was 19 years old.
On sekiz yaşındayken, o evlendi.When he was 18, he married.
O en az otuz beş yaşında olmalı.He must be at least 35 years old.
Sadece otuz altı yaşındaydı.He was just thirty-six years old.
O, on bir yaşında iken annesi öldü.His mother died when he was eleven years old.
O yakışıklı ve sadece kırk üç yaşındaydı.He was handsome and only forty-three years old.
O şimdi altmış sekiz yaşındaydı ve hasta bir adamdı.He now was sixty-eight years old and a sick man.
Seksen iki yaşındaydı ve yaşını hissediyordu.He was eighty-two years old and feeling his age.

İlgili Sayfalar