Bay Yamanaka, kendi yaşına göre genç görünüyor.Mr. Yamanaka looks young for his age.
On sekiz yaşındayken Tokyo'ya geldiğimden beri on yıl geçti.Ten years have passed since I came to Tokyo at the age of eighteen.
Okulumuz seksen yaşında.Our school is 80 years old.
Öğretmenimiz yaşına göre genç görünüyor.Our teacher looks young for her age.
On sekiz yaşında liseden mezun oluruz.We graduate from high school at eighteen.
Bizi oraya götüren rehber sadece on yaşındaydı.The guide who took us there was only ten years old.
Altmış yaşındaki teyzem büyük miras aldı.My sixty-year-old aunt inherited the huge estate.
Televizyonum neredeyse 15 yaşında ama hâlâ iyi bir görüntüye sahip.My TV set is almost 15 years old, but it still has a good picture.
Kız yeğenim yaşına göre çekici ve olgundur.My niece is attractive and mature for her age.
Hatırlayabildiğim kadarıyla, en son karşılaştığımızda ben üç yaşındaydım.As far as I can remember, it was three years ago that we last met.
Büyük babam seksen yaşında hâlâ aktif.My grandfather is still active at eighty.
Büyükbabam seksen dokuz yaşına kadar yaşadı.My grandfather lived till he was eighty-nine.
Büyük babam doksan yaşına kadar yaşadı.My grandfather lived to be ninety.
Büyükannem seksen beş yaşında hâlâ çok aktif.My grandmother is still very active at eighty-five.
Büyük annem 82 yaşında hâlâ enerjik.My grandmother is still vigorous at 82 years old.
Amcam 18 yaşında denize gitti.My uncle went to sea at 18.
Babam elli yaşında.My father is fifty years old.
Annem yirmi yaşında evlendi.My mother got married at the age of twenty.
Annem yaşına göre genç görünüyor.My mother looks young for her age.
Kız kardeşim gelecek yaz 13 yaşında olacak.My sister will be thirteen years old next summer.
Şimdi otuz yaşındayım.I am 30 years old now.
Ben şimdi 30 yaşındayım.I am 30 years old now.
On yaşındayken gitar çalmayı öğrendim.I learned to play guitar when I was ten years old.
Ben altı yaşındayken bisikletin nasıl sürüleceğini öğrendim..I learned how to ride a bike when I was six years old.
Ben, 22 yaşında bir adamım.I am a 22 year-old man.
60 yaşına geldiğimde işten emekli olmayı umuyorum.I hope to retire from work when I'm 60 years old.
Altı yaşına kadar Osaka'da yaşadım.I lived in Osaka until I was six.
Kaç yaşında olduğunu biliyorum.I know how old you are.
Ben senin yaşının iki katı yaşa sahibim.I'm twice your age.
Ben o zaman sadece yedi yaşında bir kızdım.I was only a seven-year-old girl at that time.
On dört yaşında olacağım.I am going to be fourteen.
Kaç yaşında olduğumu düşünüyorsun?How old do you think I am?
Ben üç yaşından beri bale dersleri alıyorum ve bir balerin olmayı umuyorum.I have been taking ballet lessons since I was three and hope to be a ballerina.
Ben on altı yaşındayım.I am sixteen years old.
Küçükken yatağımı ıslatırdım fakat yedi yaşına gelmeden önce vazgeçtim.I used to wet the bed when I was small, but I grew out of it by the time I was seven.
Ben onun doksan yaşına kadar yaşayacağına eminim.I am sure of his living to be ninety years old.
Yarın on dört yaşında olacağım.I will be fourteen years old tomorrow.
Gelecek hafta on yedi yaşında olacağım.I will be seventeen next week.
Önümüzdeki yıl on altı yaşında olacağım.I will be sixteen years old next year.
Ben de on yedi yaşındayım.I am seventeen years old, too.
20 yaşında bize oy kullanma hakkı verilir.We are entitled to vote at the age of 20.
Ne yazık ki şair genç yaşında öldü.Unfortunately the poet died in his youth.
Gelecek doğum günümde yirmi yaşında olacağımı söyledim.I said that I would be twenty next birthday.
Doğruyu söylemek gerekirse, o hala altmış yaşın altındadır.To tell the truth, he is still under sixty.
Bir araba ehliyeti 18 yaşından itibaren alınabilir.A car licence can be held from age 18.
Bir kadına onun yaşını sormamalıyız.We should not ask a woman her age.
Bu kitap fillerin 100 yaşından daha fazla yaşadığını söylüyor.This book says that elephants live to be over 100 years old.
İster inan ister inanma, Tom 70 yaşında.Believe it or not, Tom is 70 years old.
81 yaşındaki büyükbabası onunla gurur duyuyor.The new venture was financed by a group of entrepreneurs.
Shinko'nun erkek kardeşi sekiz yaşındadır.Shinko's brother is eight.
Bir insan kaç yaşında olursa olsun, öğrenebilir.No matter how old one may be, one can learn.
Geçen ay bizim yirmi yaşındaki kızımız bir kız bebek dünyaya getirdi.Last month our twenty-year-old daughter gave birth to a baby girl.
Tahminimce bizim öğretmen elli yaşın üzerinde.I guess our teacher is over fifty years old.
Büyükbabam seksen yaşın üzerindedir fakat o iyi bir yürüyücüdür.My grandfather is over eighty years old, but he is a good walker.
Büyükbabam seksen yaşında bir hastalık nedeniyle hayatını kaybetti.My grandfather died of a disease at eighty.
Büyükbabam 90 yaşında ve çok canlı.My grandfather is 90 years old and very lively.
Dedem doksan dokuz yaşına kadar yaşadı.My grandfather lived to be ninety-nine years old.
Dedem yaşından dolayı pek iyi duyamıyor.Because of his age, my grandfather doesn't hear well.
Yaşından dolayı, büyükbabam iyi duymaz.Because of his age, my grandfather doesn't hear well.
Büyükannem doksan beş yaşına kadar yaşadı.My grandmother lived to be ninety-five years old.