Ana içeriğe geç
Sözlük

yaşın yaşın ile cümle

yaşın yaşın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Benim oğlum yaşına göre küçük.My son is small for his age.
Osamu Dazai otuz dokuz yaşındayken kendini öldürdü.Osamu Dazai killed himself at the age of thirty-nine.
Yaklaşık senin yaşında genç bir kızdı.She was a young girl about your age.
Hiç kimse iki yüz yaşına kadar yaşayamaz.No man can live to be two hundred years old.
Benim küçük erkek kardeşim on iki yaşında.My kid brother is twelve.
25 yaşına gelinceye kadar beş farklı ülkede yaşadı.She lived in five different countries by age 25.
Japon kadınları ortalama 25 yaşında evlenirler.Japanese women get married at 25 on average.
O yaşına rağmen sağlıklı.He is in good health in spite of his age.
Yaşına göre davran.Act your age.
Yaşını göz önünde bulundurursak, o çok güçlü görünüyor.He looks very vigorous, considering his age.
Yaşına bakılmaksızın herkes alınacaktır.Every person will be admitted regardless of his or her age.
Ben 18 yaşındayım.I am eighteen years old.
On sekiz yaşındayım.I am eighteen years old.
Ben on sekiz yaşındayım.I am eighteen years old.
Yaşına göre hareket etmeye çalış.Try to act your age.
Onun on dokuz yaşındayken şampiyon olması şaşırtıcı.It's amazing that he won the championship at the age of nineteen.
Onu piyano çalarken dinlesen onun asla sekiz yaşındaki bir çocuk olduğunu düşünmezsin.If you heard him playing the piano, you would never think he is an eight-year-old boy.
Senin yaşında bir oğlu var.He has a son of your age.
Onun büyükbabası kaç yaşında olabilir?How old might his grandfather be?
Annesi yaşına göre genç görünüyor.His mother looks young for her age.
Performansını yargılarken onun yaşını dikkate almalısın.You must take his age into account when you judge his performance.
Büyükbabası yaşına göre hâlâ oldukça sağlıklı.His grandfather is still very healthy for his age.
Onun oğlu sekiz yaşında.His son is eight years old.
Onun yaşını göz önüne alırsak, öyleyse onu icraatları için suçlayamazsın.If you consider his age, then you can't blame him for his actions.
Yaşını dikkate alsan iyi olur.You had better take account of his age.
Onun giysileri yaşına uymadı.His clothes didn't match his age.
Onun kız yeğeni çekici ve yaşına göre olgundur.His niece is attractive and mature for her age.
Japonya'ya on yaşında bir çocukken geldi.He came to Japan when he was a boy of ten.
O, on yaşından önce üç kez evden kaçtı.He ran away from home three times before he was ten.
İngilizce öğrenmeye on bir yaşında başladı.He started learning English at the age of eleven.
O on iki yaşında. O yaşına göre uzun boylu.He is twelve years old. He is tall for his age.
O, bu romanı yirmi yaşında yazdı.He wrote this novel at twenty.
Bu kitabı yirmi yaşında yazdı.He wrote this book at the age of twenty.
22 yaşında üniversiteden mezun oldu.He graduated from college at the age of 22.
Neredeyse otuz yaşındayken öldü.He died when he was scarcely thirty.
Otuz yaşına kadar resim yapmaya başlamadı.He didn't start to paint until he was thirty.
O, otuz yaşına girmeden önce resim yapmaya başladı.It was not until he was thirty that he started to paint.
O otuz yaşına kadar o bir yazar olmaya karar vermedi.He did not decide to be a writer until he was thirty.
Otuz yaşında kendini öldürdü.He killed himself at the age of thirty.
O otuz yaşında intihar etti.He killed himself at the age of thirty.
38 yaşında olmasına rağmen, hâlâ anne ve babasına bağımlıdır.Though 38, he is still dependent on his parents.
Üç yaşında Tokyo'ya geldi.He came to Tokyo at the age of three.
O yaklaşık olarak 40 yaşında.He is about forty.
O aşağı yukarı 40 yaşında.He is about forty.
O takriben 40 yaşında.He is about forty.
O, kırk yaşındayken enerjisini kaybetmiş olduğunu söyledi.He said he had lost his vigor at forty.
O kırk yaşına geldi.He arrived at the age of 40.
O, kırk yaşını biraz geçti.He is a little over forty.
Beş yaşından beri burada yaşıyor.He has lived here since he was five years old.
O beş yıl önce Tokyo'ya geldi, yani o on iki yaşındayken.He came to Tokyo five years ago, that is to say, when he was twelve years old.
60 yaşında şirketten emekli oldu.He retired from the company at the age of 60.
60 yaşından fazla olmasına rağmen o hala genç görünüyor.Though he is more than sixty years old, he looks young.
O, yetmiş yaşında öldü.He died at the age of seventy.
Yedi yaşında ebeveynlerini kaybetti.He lost his parents at the age of seven.
O, seksen yaşına kadar yaşadı.He lived to be eighty years old.
O sekiz yaşında.He is eight.
Onun doksan yaşına kadar yaşaması muhtemel.He is likely to live to be ninety.
O kaç yaşında?How old is he?
Gelecek nisanda on yaşında olacak.He will be ten next April.
Önümüzdeki nisan ayı on yaşında olacak.He will be ten next April.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod