yaşı ile cümle
yaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O, 16 yaşına girdi.He turned 16.
O, sarı evde yaşıyor.He lives in the yellow house.
Ormandan aldığımız şeylerin üzerinde yaşıyoruz.We live on what we take from the woods.
Jane on bir yaşından beri filmlerde oyunculuk yapıyor.Jane has been acting in movies since she was eleven.
Amerika Birleşik Devletlerinde 18 yaşın altındaysanız küçüksünüzdür.In the United States, you are a minor if you are under 18 years old.
Bu evde kim yaşıyor?Who lives in this house?
Bir yüzyıl içinde kaç kişi yeryüzünde yaşıyor olacak?How many people will be living on Earth in one century?
Ben daha önce Sao Paulo'da yaşadım ama şimdi Rio'da yaşıyorum.I lived in São Paulo before, but now I live in Rio.
"Sen Meksikalı değil misin?" "Evet, gerçi şimdi Arjantin'de yaşıyorum.""Aren't you Mexican?" "Yes, though now I live in Argentina."
Uzun zamandır burada yaşıyorum.I have lived here a long time.
Bir biyolojik çeşitlilik krizi yaşıyoruz.We are living through a biodiversity crisis.
Ders çalışmak için yaşıyor.He lives for studying.
Tom'un ebeveynleri eski bir römorkta yaşıyor.Tom's parents live in an old trailer.
Mary'nin anne ve babası bir konakta yaşıyorlar.Mary's parents live in a mansion.
Mary'nin anne babası geniş bir evde yaşıyor.Mary's parents live in a large house.
Maria orta direk bir çevrede yaşıyor.Maria lives in a middle class neighborhood.
O çok uzakta yaşıyor.He lives a long way away.
Ben on sekiz yaşında bir matematik öğrencisiyim.I am an eighteen-year-old student of mathematics.
Tom on iki yaşına girdiğinde boks dersleri almaya başladı.Tom started taking boxing lessons when he turned twelve.
Türkiye'nin neresinde yaşıyorsun?Where in Turkey do you live?
Tom ve Mary bir çiftlikte yaşıyor ve on altı çocukları var.Tom and Mary live on a farm and have 16 children.
Senin yaşındaydım.I was your age.
15 yaşındayken evden kaçtı.When he was 15, he ran away from home.
Muiriel yirmi yaşına girdi.Muiriel has turned twenty.
O on yedi yaşında evlendi.She got married at seventeen.
Hepimiz birbirimize beş dakikalık yürüme mesafesinde yaşıyoruz.We all live within a five minutes' walk from each other.
Hepimiz aynı yurtta yaşıyoruz.All of us live in the same dorm.
38 yaşında olması gerçeğine rağmen, o hâlâ ebeveynlerine bağımlı.In spite of the fact that he's 38, he's still dependent on his parents.
O 38 yaşında olsa bile, o hâlâ ailesine bağlı.Even though he's 38, he's still dependent on his parents.
Mary yaşı hakkında yalan söyledi.Mary lied about her age.
Kız kardeşim yirmi bir yaşında bir üniversite öğrencisidir.My sister is a twenty-one years old college student.
Senin kasabanda çok insan yaşıyor mu?Do a lot of people live in your town?
O, dairesinde yalnız yaşıyor.He lives alone in his flat.
Birçok insan günümüz için değil gelecek için yaşıyor.A lot of people live for the future, not for the present.
Bay Smith şimdi Kyoto'da yaşıyor.Mr. Smith lives in Kyoto now.
Mary yaşına göre müthiş görünüyor.Mary looks terrific for her age.
Bay Yamada Tokyo'nun banliyölerinde yaşıyor.Mr. Yamada lives in the suburbs of Tokyo.
İtalya, tarihindeki en kötü ekonomik krizi yaşıyor.Italy is having the worst economical crisis in its history.
O ne kadar zamandır Ankara'da yaşıyor? - İki yıldır.How long has he been living in Ankara? -For two years.
Ne zamandan beri Ankara'da yaşıyor?Since when has he been living in Ankara?
O, 2006'dan beri Ankara'da yaşıyor.He has been living in Ankara since 2006.
O altı yıldır Ankara'da yaşıyor.He has been living in Ankara for six years.
O, evlendiğinde kaç yaşındaydı?How old was she when she got married?
On altı yaşında veya daha küçükler tiyatroya giremezler.Children who are sixteen years old or younger may not enter the theater.
Tom Galler'de yaşıyor.Tom lives in Wales.
Sana bahsettiğim kız burada yaşıyor.The girl I told you about lives here.
O ve onun kızkardeşleri şu anda Tokyo'da yaşıyor.He and his sisters are currently living in Tokyo.
O, otuz yaşın üstünde gibi görünüyor.It seems she is over thirty years old.
Ailem yirmi yıldır burada yaşıyor.My family has lived here for twenty years.
Yamada ailesi buranın altındaki dairede yaşıyor.The Yamada family lives in the apartment below this one.
Kimse iki yüz yaşına kadar yaşayamaz.No one can live to be two hundred years old.
Tom 15 yaşındaki bir kız gibi çığlık atmaya başladı.Tom started screaming like a 15-year old girl.
İçmek için yaşı çok küçük.He's too young to drink.
Mary hala anne babasıyla evde yaşıyor.Mary is still living at home with her parents.
Tahiti'de yaşıyorum.I live in Tahiti.
Kaç yaşında görünüyorum?How old do I look?
Bu ağaç kaç yaşında?How old is this tree?
Bu ağacın yaşı yüzden fazla.This tree is more than a hundred years old.
O zamanlar orada ilkel insanlar yaşıyordu.At that time a primitive people lived there.
Tom o zaman yalnızca 13 ya da 14 yaşındaydı.Tom was only 13 or 14 at the time.