yaşı ile cümle

yaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O yirmi yaşındayken onunla evlendi.She married him when she was 20.
O genç görünüyor ama aslında 40 yaşın üzerinde.He seems young, but he's actually over 40 years old.
Yılan yaşıyor mu?Is the snake alive?
Babası yaşıyor mu?Is his father alive?
O bizimle birlikte yaşamak için geldiğinde 12 yaşında idi.He was 12 years old when he came to live with us.
Tom hâlâ evde yaşıyor.Tom still lives at home.
Tom'un kaç yaşında olduğunu düşünüyorsun?How old do you think Tom is?
Sizce Tom kaç yaşında?How old do you think Tom is?
Sence Tom kaç yaşında?How old do you think Tom is?
Araç kullanmak için 18 yaşın üstünde olmak zorundasın.You have to be over 18 to drive.
Mary on iki yaşındayken kaşlarını yolmaya başladı.Mary started plucking her eyebrows when she was twelve years old.
Tom şimdi Boston'da yaşıyor.Tom now lives in Boston.
Hangi katta yaşıyorsun?What floor do you live on?
O ve erkek arkadaşı birlikte yaşıyorlar.She and her boyfriend live together.
O otuz yaşın üzerindedir.He's over thirty.
Sen iki yaşındayken zaten on'a kadar sayabiliyordun.When you were two years old, you could already count to ten.
Sanırım o kırk yaşında.I think she's forty.
Tom'un yaklaşık olarak senin yaşında bir kız kardeşi var.Tom has a sister about your age.
Birçok insan, ülkede yasadışı olarak yaşıyor.Many people are living illegally in the country.
O yedi yaşında bir çocuk.He is a seven-year-old boy.
Ben senin yaşındaydım.I used to be your age.
Ben ilk bilgisayar oyunumu on iki yaşındayken programladım.I programed my first computer game when I was twelve years old.
İlk kez aşık olduğunda kaç yaşındaydın?How old were you when you fell in love for the first time?
Ben on üç yaşımdan beri futbol oynarım.I've been playing football since I was thirteen.
On üç yaşımdan beri futbol oynuyorum.I've played soccer since I was thirteen.
Onlar on yıldır burada yaşıyorlar.They have lived here for ten years.
Naoki yoksuldu ve küçük bir kulübede yaşıyordu.Naoki was poor and lived in a small cabin.
Naoki fakirdi ve bir kulübede yaşıyordu.Naoki was poor and lived in a hut.
Alzheimer hastalığı çoğunlukla 60 yaşından fazla olan insanları etkiler.Alzheimer's disease affects mainly people older than 60 years.
Evrenin yaşı nedir?What's the age of the universe?
Evren yaklaşık 13.75 milyar yaşındadır.The age of the universe is about 13.75 billion years.
O, yaşını gösteriyor.He looks his age.
On sekiz yaşına girdikten sonra sürücü belgesi alabilirsin.You can get a car license after you turn eighteen.
Evde yaşıyorum.I live in the house.
Jani üst katımda ve Mari alt katımda yaşıyor.Jani lives above me and Mari lives below me.
Kuzenim dört yaşında ama o benim kadar çok yiyor.My cousin is four, but he eats as much as I do.
Kuzenim dört yaşında ama o benim yediğim kadar çok yiyor.My cousin is four years old, but she eats as much as I do.
Köyden uzak bir evde yaşıyor.He lives in a house far from the village.
Jane 20 yaşındayken oyuncak ayı toplamayı durdurdu.Jane stopped collecting teddies at the age of 20.
Müziğin yaşı yoktur.Music has no age.
O, 22 yaşında evlendi.He got married at 22.
Çok az sayıda insan 100 yaşına kadar yaşar.Very few people live to be 100.
Ben dev bir kova içinde yaşıyorum.I live in a giant bucket.
Ben Tiflis'te yaşıyorum.I live in Tbilisi.
18 yaşın üzerindeki insanlar araba sürebilir.People over the age of 18 can drive cars.
18 yaşın üzerindeki insanların araba sürmelerine izin verilir.People over 18 are allowed to drive cars.
Ben seksen beş yaşındayım.I am eighty-five years old.
Üç yaşındaki yeğenim beni yanaktan öptü.My three-year-old niece kissed me on the cheek.
Geniş kütüphanenin yakınında yaşıyoruz.We live near the large library.
O, kumsalın yanında yaşıyor ama yüzemez.She lives near the beach, but she can't swim.
Tom yaşadığımız aynı alanda yaşıyor.Tom lives in our neck of the woods.
Biz sınıra yakın yaşıyoruz.We live near the border.
Ben uzun zamandır burada yaşıyorum.I have been living here for a long time.
O beş yaşındayken o şiiri ezbere öğrendi.He learned that poem by heart when he was five years old.
O, o şiiri o beş yaşındayken ezberledi.He memorized that poem when he was five years old.
Onun hiç çocuğu yok ama bunun dışında mutlu bir hayat yaşıyor.He doesn't have any children, but other than that he's leading a happy life.
O, Fas'ta yaşıyor.He lives in Morocco.
Erkek kardeşlerin her ikisi de hâlâ yaşıyor.Both of the brothers are still living.
Kurunun yanında yaşı da yakmamalısın.You shouldn't throw out the baby with the bath water.
O, on altı yaşına girdi.He turned 16 years old.

İlgili Sayfalar