yaşı ile cümle
yaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Onun büyükannesi seksen sekiz yaşına kadar yaşadı.Her grandmother lived to be 88 years old.
Portekiz'de mi yoksa Brezilya'da mı yaşıyorsun?Do you live in Portugal or in Brazil?
O altı yaşındaki bir çocuk gibi ağladı.He cried like a six-year-old.
O, genç görünüyor ama aslında kırk yaşın üstünde.She looks young. However, she's actually over forty.
Tom bana on altı yaşından beri hava dalışı yaptığını söyledi.Tom told me that he had been skydiving since he was sixteen.
Ölü Deniz yaşıyor: dünyanın her köşesinden turist çekiyor.The Dead Sea lives: it attracts tourists from all corners of the world.
Lut Gölü yaşıyor: dünyanın her köşesinden turist çekiyor.The Dead Sea lives: it attracts tourists from all corners of the world.
Yedi yıldır orada yaşıyor.She has lived there for seven years.
43 yaşındaki bir kadın kocasının vurularak öldürüldüğünden şüphelendi.A 43-year-old woman suspected of having shot dead her husband.
Çimkent'te yaşıyorum.I live in Shymkent.
Benim yaşıma geldiğinizde ne demek istediğimi anlayacaksın.When you get to be my age, you'll understand what I mean.
Bu heykelin yaşı iki binden fazladır.This sculpture is more than two thousand years old.
Yedi yaşındayken Fransızca öğrendim ama şimdi yalnızca birkaç kelime hatırlıyorum.I studied French when I was seven, but now I only remember a few words.
Ben 24 yaşındayım.I am 24 years old.
24 yaşındayım.I am 24 years old.
Bu alanda mı yaşıyorsunuz?Do you live in this area?
Tom ve Mary birlikte yaşıyorlar.Tom and Mary are living together.
O 60 yaşında emekli oldu.He retired at 60 years of age.
Eyfel Kulesi kaç yaşında?How old is the Eiffel Tower?
Kızın kaç yaşında?How old is your daughter?
Kızınız kaç yaşında?How old is your daughter?
O yalnızca 26 yaşında ve şimdiden birkaç şirket yönetti.She is only 26 years old but has already managed several companies.
Tom ve Mary gelirlerinin üstünde yaşıyor.Tom and Mary live beyond their means.
Tom, İncil kuşağında yaşıyor.Tom lives in the Bible belt.
O bugün kırk yaşına girdi.Today he turned forty.
Ben aynı sorunları yaşıyorum.I'm having the same problems.
Biz dünya gezegeninde yaşıyoruz.We live on planet Earth.
Tom ve Mary bir bungalovda yaşıyorlar.Tom and Mary live in a bungalow.
Onlar ormana yakın bir köyde yaşıyorlardı.They lived in a village close to a forest.
Ben Viana, Espirito Santo'da yaşıyorum.I live in Viana, Espírito Santo.
Birkaç sene önce Boston'da yaşıyordum.I was living in Boston a few years ago.
Birkaç yıl önce Boston'da yaşıyordum.I was living in Boston a few years ago.
Bence Tom buralarda bir yerlerde yaşıyor.I think that Tom lives somewhere around here.
Tom on yaşına kadar Boston'da yaşadı.Tom lived in Boston until he was ten years old.
Tom gecekonduda yaşıyor.Tom lives in a slum.
İki aile tek bir çatı altında yaşıyor.The two families live under one roof.
O orada tamamen yalnız yaşıyordu.He lived there completely alone.
O, sahile yakın yaşıyor.She lives near the beach.
Mary 14 yaşında hamile oldu.Mary became pregnant at the age of 14.
Bu yurtta iki Amerikalı öğrenci yaşıyor.Two American students live in this dorm.
Hiç evin yoksa nerede yaşıyorsun?Where do you live if you have no home?
Bir zamanlar üç kızı olan bir kral yaşıyordu.Once upon a time lived a king who had three daughters.
Mary on sekiz yaşından beri aynı erkek arkadaşa sahip.Mary has had the same boyfriend since she was eighteen.
O on sekiz yaşından beri aynı erkek arkadaşa sahip.She has had the same boyfriend since she was eighteen.
Tom kaba bir çevrede yaşıyor.Tom lives in a rough neighborhood.
Rio de Janeiro'da nüfusun % 20'si gecekondularda yaşıyor.In Rio de Janeiro, 20% of the population lives in slums.
Rio de Janeiro'da nüfusun % 20'si teneke mahallelerde yaşıyor.In Rio de Janeiro, 20% of the population lives in favelas.
Rio de Janeiro'da nüfusun % 20'si favelalarda yaşıyor.In Rio de Janeiro, 20% of the population lives in favelas.
Küçük bir balıkçı köyünde yaşıyorum.I live in a small fishing village.
O bu kitabı yirmi yaşındayken yazdı.He wrote this book as he was twenty years old.
O o zaman 19 yaşındaydı.He was 19 at the time.
O, o zaman 19 yaşındaydı.She was 19 at the time.
O, yaşını gizli tutuyor.He keeps his age a secret.
Yaşını gizli tutuyor.She keeps her age a secret.
O yaşıyor.It's alive.
Sadece 15 yaşındayken bir madalya kazandı.She won a medal when she was just 15 years old.
Karavan kampında yaşıyor.He lives in a trailer park.
O bir karavan parkında yaşıyor.She lives in a trailer park.
Biriyle birlikte mi yaşıyorsun?Do you live with someone?
Amerika'da yaşıyorum.I live in America.