yaşı ile cümle
yaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
O burada mı yaşıyor?Does he live here?
Milano'da yaşıyorum.I live in Milan.
O bir apartman dairesinde yaşıyor.He lives in a flat.
O, bir köyde yaşıyor.He lives in a village.
Mikey on üç yaşında.Mikey is thirteen.
Yamanaka yaşına göre genç görünüyor.Yamanaka looks young for his age.
O artık genç değil. O en azından otuz yaşında.She isn't young anymore. She's at least 30 years old.
O buralarda bir yerde yaşıyor.He lives somewhere around here.
İngiltere'de yaşıyor olacağız.We will be living in England.
Beyaz Rusya'da yaşıyorum ve bu durumdan gurur duyuyorum.I live in Belarus and I take pride in this fact.
İzmir'de yaşıyorum.I live in Izmir.
Benim babam sadece on beş yaşında.My father is only fifteen years old.
Ben Hyogo ilinde yaşıyorum.I live in Hyogo Prefecture.
Bayan Klein 80 yaşın üzerinde, ama hâlâ çok aktif.Mrs Klein is over 80, but she's still very active.
Bir kirpi ile yaşıyorum.I live with a hedgehog.
Erkek kardeşim Jacques on dört yaşında.My brother Jacques is fourteen years old.
O köyde yaşıyor.She is living in the village.
O beş yaşında iken o şiiri ezberleyebildi.He was able to memorize that poem when he was five years old.
O benim üst katımda yaşıyor.He lives above me.
Muiriel yirmi yaşında.Muiriel's twenty.
Ben samuray tarzıyla yaşıyorum.I live by the way of the samurai.
Üç erkek kardeşim var. Biri Japonya'da diğer ikisi yurt dışında yaşıyor.I have three brothers. One lives in Japan and the other two live abroad.
Onlar bir sosyal konutta yaşıyorlar.They live in a council house.
Köpeklerin hepsi yaşıyordu.All of the dogs were alive.
O, 54 yaşındayken öldü.She died when she was 54 years old.
On yedi yaşımdan beri böyle aşık olmadım.I haven't fallen in love like this since I was seventeen.
O, kesinlikle kırk yaşın üzerindedir.She is certainly over forty.
O büyükebeveynlerinin yaşadığı aynı evde yaşıyor.She lives in the same house her grandparents lived in.
ÇHS'ye göre, 18 yaşından küçük tüm insanlar çocuk olarak kabul edilir.According to the CRC, all people under 18 are considered to be children.
Ben 2 yıl boyunca Japonya'da yaşadım ama şimdi Kaliforniya'da yaşıyorum.I lived in Japan for 2 years, but now I'm living in California.
Sosyal ağ siteleri, 13 yaşından küçük insanlar için tehlikelidir.Social networking sites are dangerous for people under 13.
25 yaşına kadar, o beş farklı ülkede yaşamıştı..By the age of 25, she had lived in 5 different countries.
O adam senin kız kardeşin ile bir ilişki yaşıyor!That guy is having an affair with your sister!
Beş yaşındayken zaten kayabiliyordum.At five I was already able to ski.
On beş yaşındayken anne oldu.She became a mother when she was fifteen years old.
18 yaşın altındaki insanlar evlenemezler.People under 18 do not marry.
Ben Tokyo'da yaşıyorum.I'm alive in Tokyo.
Noel babanın gerçekten olup olmadığını anneme sorduğumda dokuz yaşındaydım.I was nine years old when I asked my mom if Santa Claus really existed.
Şu anda Kunming'de yaşıyorum.I'm living in Kunming at the moment.
Bu kız İzlandalı, ama şimdi o, Amerika Birleşik Devletleri'nde yaşıyor.That girl is Icelandic, but now she lives in the United States.
Birkaç adam kaç yaşında olduğunu biliyor.Few men know how to be old.
O benim yaşımda.He's my age.
Ben zemin katta yaşıyorum.I live on the ground floor.
Altı yaşındayken piyano derslerine başladı.She began piano lessons when she was six years old.
Çocuklar altı yaşındayken okula başlarlar.Children begin school when they are six years old.
Lütfen yaşınızı forma yazınız.Please put your age on the form.
Senin yaşında olmak istiyorum.I'd love to be your age.
İlk kez araba sürdüğünde, kaç yaşındaydı?What age was she when she first drove a car?
Yalnızca 26 yaşında olmasına rağmen şimdiden zengindir.She's already rich even though she's only 26 years old.
Onlar güzel bir bölgede yaşıyorlar.They live in a beautiful area.
Midvale Drive 423'te yaşıyor.I live at 423 Midvale Drive.
Ondan on dakika uzaklıkta yaşıyoruz.We live ten minutes away from him.
Bütçeleriyle ilgili sorunlar yaşıyorlar.They're having problems with their budget.
Mary beş yaşından beri dans etmektedir.Mary has danced since she was five.
Para hakkında bir tartışma yaşıyorlar.They're having a dispute about money.
Tom beş yaşındayken dalmayı öğrendi.Tom learned to dive when he was five.
Aşırı para sorunu yaşıyorlar.They're having extreme money problems.
Onlar Yunanistan kıyılarında küçük bir adada yaşıyorlar.They live on a small island off the coast of Greece.
Amerika'da 18 yaşın altındaysanız küçüksünüzdür.In America, you are a minor if you are under 18 years old.
Aile, genç çocuklarının trajik ölümünün yasını tuttu.The family mourned the tragic death of their young child.