yaşı ile cümle
yaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
O sırada sadece on beş yaşındaydık.At the time, we were just fifteen years old.
Genellikle kadınlar erkeklerden on yıl daha uzun yaşıyorlar.Generally, women live 10 years longer than men.
İki kız kardeşi var. Onlar Kyoto'da yaşıyor.She has two sisters. They live in Kyoto.
Onun iki kız kardeşi var. İkisi de Kyoto'da yaşıyorlar.She has two sisters. Both of them live in Kyoto.
İki kız kardeşi var. Her ikisi de Kyoto'da yaşıyor.She has two sisters. Both live in Kyoto.
O seksen bir yaşına girdi.She turned eighty-one.
O şimdi seksen bir yaşındadır.She is now eighty-one years old.
Yirmi yaşındayken bir öğretmen oldu.She became a teacher when she was twenty.
Kendi başıma yaşıyorum ve para için aileme bağlı değilim.I live on my own and don't depend on my parents for money.
Yaşınız nedir?What is your age?
Yaşın kaç?What is your age?
Büyük baban nerede yaşıyor?Where does your grandpa live?
Ben otuz yaşında bekar bir kadınım.I'm a thirty-year-old unmarried woman.
O, on yaşındayken Japonya'ya geldi.He came to Japan when he was 10 years old.
Bu köpek kaç yaşındadır?How old is this dog?
Bay Hatoyama şirket konutunda yaşıyor gibi görünüyor.It seems that Mr Hatoyama is living in company housing.
Buraya yakın yaşıyorum.I live near here.
Yaşınız ne olursa olsun okuyabilirsiniz.You can study, no matter your age.
"Kaç yaşındasın?" "On altı yaşındayım.""How old are you?" "I'm sixteen."
Genç yaşına rağmen çok iyi bir iş yaptı.Despite his young age, he did a very good job.
Sekiz yaşındayken bir resim okuluna kaydoldum.I enrolled in an art school when I was eight.
Onlar iyi bir ortamda yaşıyorlar.They live in a good environment.
O, 18 yaşındayken Tokyo'ya geldi.She came to Tokyo when she was 18.
O on yaşındayken yetim oldu.He became an orphan when he was ten.
O otuz yaşında.He is thirty years old.
Sekiz yaşına ulaştığında, çocuk sünnet edilecek.The child will be circumcised when he reaches the age of eight.
Kaç yaşındasın?How old are you?
Bu hayvanat bahçesi kaç yaşında?How old is this zoo?
Oğlunuz kaç yaşında?How old is your son?
Ben kırk beş yaşındayım.I am forty-five years old.
Ben bu resimde on beş yaşındaydım.I was fifteen years old in this picture.
Ailenle birlikte mi yaşıyorsun?Do you live with your parents?
Olga sekiz yaşından beri çello çalıyor.Olga has been playing the cello since she was 8 years old.
Burada yaşıyorum.I live here.
Yaşlı adam yalnız yaşıyor.The old man lives alone.
Ben, Kobe'de yaşıyorum.I live in Kobe.
O sadece iki yaşında, ama 100'e kadar sayabiliyor.She is only two years old but is able to count to 100.
Ben araba kullanmak isterdim ama sadece 14 yaşındayım.I would love to drive the car but I'm only 14.
Bu andan itibaren, Muiriel 20 yaşında.From this moment on, Muiriel is 20 years old.
O, isimleri hatırlamada sorun yaşıyor.He has a hard time remembering names.
Genç adam eski bir evde yaşıyor.The young man lives in an old house.
Pekin'e yakın bir şehirde yaşıyorlar.They live in a city close to Beijing.
Bugün oğlum dört yaşına giriyor.Today my son turns four years old.
Bugün dört yaşına giriyorsun.Today you turn four years old.
Bugün, on yaşına giriyoruz.Today, we turn ten years old.
New York'ta yaşıyoruz.We live in New York.
Biz ABD'de yaşıyoruz.We live in the United States.
O on sekiz yaşındayken Tokyo'ya geldi.She came to Tokyo when she was eighteen years old.
On yaşına kadar Hiroshima'da yaşadı.She lived in Hiroshima until she was ten.
En büyük erkek evladın kaç yaşında?How old is your oldest son?
18 yaşından küçükler evlenemez.People under 18 cannot marry.
18 yaşın altındaki insanlar evlenemez.People under 18 cannot marry.
Justin Bieber müzik kariyerine başladığında on dört yaşındaydı.When Justin Bieber started his music career, he was fourteen years old.
Ben senin yaşındayken, Virgil ve diğerlerinin hepsini ezbere bilirdim.When I was your age, I knew Virgil and all the others by heart.
Onun 40 yaşında olduğunu tahmin ettim.I guessed her to be 40 years old.
Altı yaşındaki birine sorun, altmış yaşındaki birine değil.Ask a six-year-old, not a sixty-year-old.
Altmış yaşındaki ev sahibim niye bir trambolin aldı?Why did my sixty-year-old landlord buy a trampoline?
Bu otelde yaşıyorum.I live in this hotel.
O yakında yaşıyor.She lives nearby.
O İngiliz ama Hindistan'da yaşıyor.He's English, but lives in India.