yaşı ile cümle

yaşı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Millet kralın ölümünün yasını tuttu.The nation mourned the death of the king.
Ben kuzeyde doğdum ama şimdi Florida'da yaşıyorum.I was born in the north, but now I live in Florida.
Hepimiz Dünya gezegeninde yaşıyoruz.We all live on planet Earth.
Evren kaç yaşında?How old is the universe?
Alaska'da milyonlarca vahşi hayvan yaşıyor.Millions of wild animals live in Alaska.
Onlar nerede yaşıyor?Where do they live?
Hepiniz nerede yaşıyorsunuz?Where do you all live?
Büyükannen nerede yaşıyor?Where does your grandmother live?
Kalbimde yaşıyorsun.You live in my heart.
27 yaşındayım.I'm 27.
Yirmi dört yaşındayım.I'm 24 years old.
Yalnız mı yaşıyorsun?Do you live alone?
Kiminle yaşıyorsunuz?Who do you live with?
Kim ile yaşıyorsun?Who do you live with?
O 17 yaşında evlendi.She got married at the age of 17.
O, 90 yaşına kadar yaşadı.He lived until the age of 90.
ABD'de Pasifik Zaman Dilimi'nde yaşıyorum.I live in the Pacific time zone in the USA.
Filiberto aşina olmadığımız bir şehirde çok büyük bir dairede yaşıyor.Filiberto lives in a very large apartment in a city we're not familiar with.
Ben 10 yaşındayken, erkek kardeşim evden ayrıldı.When I was 10, my brother left our home.
Yaklaşık olarak kırk yaşında.He is near forty.
Takriben kırk yaşında.He is near forty.
Ben de 17 yaşındayım.I'm 17, too.
Birkaç yıl kanserle savaştıktan sonra sonunda seksen yedi yaşında yaşamını yitirdi.After battling cancer for several years, he finally passed away at the age of 87.
Çocuk altı yaşında olacak.The child will be six.
Onun 48 yaşında hamile kalabildiğine herkes çok şaşırmıştı.Everyone was just flabbergasted that she was able to get pregnant at 48.
O bir İngiliz vatandaşı, ama Hindistan'da yaşıyor.He's a British citizen, but he lives in India.
Onlar beşinci caddede yıkık kiralık bir evde yaşıyor.They live in a rundown tenement on 5th St.
Bilimsel tahminlere göre, evren yaklaşık 14 milyar yaşında.According to scientific estimates, the universe is nearly 14 billion years old.
Evde iki aile yaşıyor.Two families live in the house.
10 yaşındayken gitar çalmayı öğrendim.I learned to play the guitar when I was ten.
Otuz üç yaşında.She's thirty-three.
Hayalimi yaşıyorum.I'm living my dream.
Sanırım o, kırk yaşında.I think she's 40 years old.
Bence 40 yaşında.I think she's 40 years old.
Onun iki kız kardeşi var, ikisi de Tokyo'da yaşıyor.She has two sisters, both of whom live in Tokyo.
Arkadaşım on yedi yaşındadır.My friend is seventeen.
Volgograd'da yaşıyorum.I am living in Volgograd.
19 yaşındayken evlendim.I married when I was 19 years old.
Ben İskoçya'da yaşıyorum.I'm living in Scotland.
Ben bir kasabada yaşıyorum.I'm living in a town.
Ben küçük bir kasabada yaşıyorum.I'm living in a small town.
O, Osaka'da yaşıyor olduğunu söyledi.She said that she's living in Osaka.
Onlar evlilik sorunları yaşıyordu.They were having marriage problems.
On sekiz yaşındayken, o evlendi.When he was 18, he married.
O, kızılderelilerle yaşıyordu.He was living with the Indians.
O en az otuz beş yaşında olmalı.He must be at least 35 years old.
Sadece otuz altı yaşındaydı.He was just thirty-six years old.
O bir kalp krizi yaşıyor gibi görünüyordu.She seemed to be suffering a heart attack.
O, on bir yaşında iken annesi öldü.His mother died when he was eleven years old.
O yakışıklı ve sadece kırk üç yaşındaydı.He was handsome and only forty-three years old.
O şimdi altmış sekiz yaşındaydı ve hasta bir adamdı.He now was sixty-eight years old and a sick man.
Seksen iki yaşındaydı ve yaşını hissediyordu.He was eighty-two years old and feeling his age.
O, otuz yaşında iken Lucy Webb ile evlendi.When he was thirty years old, he married Lucy Webb.
John Kennedy sadece kırk üç yaşındaydı.John Kennedy was just forty-three.
Santa Ana Küba'da sürgünde yaşıyordu.Santa Ana was living in exile in Cuba.
Normalde şempanzelerin ilk çocuk doğurma yaşı 13, insanlarınsa 19.Chimpanzees normally have their first child at age 13, humans at age 19.
O, üniversiteden mezun olduğunda sadece 18 yaşındaydı.She was only 18 when she graduated from university.
O yirmi sekiz yaşına kadar ehliyet almadı.He didn't get a driving licence until he was twenty-eight.
Beş yıldır Kanada'da yaşıyorum.I've been living in Canada for five years.
Bu ünlü orkestra şefi New York'ta yaşıyor.This famous conductor lives in New York.

İlgili Sayfalar