Yağmursuz, açık gökyüzü ve mükemmel bir sıcaklıkla bugünkü hava harika.The weather today's great, with no rain, clear skies, and a perfect temperature.
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.A few more weeks without rain, we would have never seen any of these.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.As clouds and wind without rain, so is he who boasts of gifts deceptively.
Ayrıca yazlar yağmursuzdur.Les feuilles aussi sont glabres.
Ayrıca yazlar yağmursuzdur.Festivallen er også røgfri.
Ayrıca yazlar yağmursuzdur.נייר האורז חסר טעם.
Haziran ayı çok kere hiç yağmursuz geçmektedir.Od junija do oktobra pogosto sploh ni dežja.
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.A föld miatt, a mely retteg, mert nem esett esõ a földön, szégyenkeznek a szántóvetõk, és befedik fejöket.
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.De grond is droog en gebarsten door het wegblijven van de regen; de boeren zijn ten einde raad.
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.Dla ziemi upragnionej, przeto, że deszczu nie będzie na ziemi, i oracze wstydząc się nakryją głowy swoje.
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.Hujan tak turun dan tanah kering kerontang; petani menutup muka sebab sangat kecewa
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.I oráči stydíce se, přikryjí hlavu svou příčinou země vyprahlé, proto že deště nebude na zemi.
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.땅에 비가 없어 지면이 갈라지니 밭가는 자가 부끄러워서 그 머리를 가리는도다
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.Over Jorden, som revner af Angst, da Regn ej falder i Landet, er Bønderne beskæmmede, tilhyller Hovedet.
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.Pămîntul crapă, pentrucă nu cade ploaie în ţară, şi plugarii, înşelaţi în nădejdea lor, îşi acopăr capul.
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.Peltomaan tähden, joka pakahtuu, kun ei ole satanut maassa, ovat peltomiehet pettyneinä ja peittävät päänsä.
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.Pretože pôda bude predesená, lebo nebude dažďa v zemi, hanbiť sa budú oráči, pokryjú svoju hlavu.
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.Vì cớ đất đều nẻ hết , bởi không có mưa xuống trong xứ , người cầm cày xấu_hổ và trùm đầu lại .
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.Vì cớ đất đều nẻ hết, bởi không có mưa xuống trong xứ, người cầm cày xấu hổ và trùm đầu lại.
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.Zavoljo žejne zemlje, ker ni bilo dežja v deželi, so kmetovalci osramočeni in si pokrivajo glave.
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.Επειδη η γη εσχισθη, διοτι δεν ητο βροχη επι της γης, οι γεωργοι ησχυνθησαν, εσκεπασαν τας κεφαλας αυτων.
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.Понеже земята се пукна, Защото няма дъжд на земята, Затова орачите се посрамват, Покриват главите си.
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.בעבור האדמה חתה כי לא היה גשם בארץ בשו אכרים חפו ראשם׃
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.من اجل ان الارض قد تشققت لانه لم يكن مطر على الارض خزي الفلاحون. غطوا رؤوسهم.
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.耕 地 的 也 蒙 羞 抱 頭 . 因 為 無 雨 降 在 地 上 、 地 都 乾 裂
Ülke yağmursuz, toprak çatlamış, Irgatlar utanç içinde başlarını örtüyorlar.耕地 的 也 蒙羞 抱頭 . 因 為無 雨 降 在 地上 、 地都 乾裂
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Nuvole e vento, ma senza pioggia, tale è l'uomo che si vanta di regali che non fa
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.Ancora poche settimane senza pioggia e non avremmo mai visto nessuno di costoro.
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.Bezos, Pelé, Anderson, Colbert, Stein, Gaga, Giussani] (Risos) (Aplausos)
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.Ešte pár týždňov bez dažďa a nikdy by sme nevideli žiadneho z týchto.
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.Încă câteva săptămâni fără ploaie, și n-am fi văzut nimic din astea.
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.Kilka tygodni suszy dłużej i już nie zobaczylibyśmy żadnego z nich.
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.비가 몇 주만 더 안 내렸다면, 이런 사람들도 볼 수 없었을 것입니다. ( 아인슈타인, 게이츠,앤더슨, 가가, 등등)
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.Några veckor till utan regn, så hade vi aldrig sett några sådana.
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.Několik dalších týdnů bez deště a už bychom žádný z nich neviděli.
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.Nog een paar weken zonder regen en we hadden dit nooit gezien.
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.Pár esőmentes héttel több, és soha nem találkoztunk volna velük.
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.Quelques semaines de plus sans pluie, on n'aurait jamais vu aucun de ces gens-là.
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.Unas semanas más sin lluvia, y nunca habríamos visto a ninguno de estos.
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.Λίγες ακόμα εβδομάδες χωρίς βροχή, και δε θα είχαμε δει κανέναν από αυτούς.
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.Ако е имало няколко седмици без дъжд никога е нямало да видим които и да е от тях.
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.Несколько недель без дождя, и мы бы никого из них уже не увидели.
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.עוד כמה שבועות ללא גשם, ומעולם לא היינו רואים אף אחד מאלה.
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.بضعة أسابيع أخرى من دون مطر، ما كنا سنرى أيا من هذا."
Yağmursuz birkaç hafta daha geçse, bunların hiçbirini asla göremeyecektik.こちらの偉人たちは現れなかったでしょう アインシュタイン ゲイツ フェインマン ベゾス ペレ アンダーソン コルベール シュタイン ガガ ジッサーニ...
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Ca norii şi vîntul fără ploaie, aşa este un om care se laudă pe nedrept cu dărniciile lui. -
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Comme des nuages et du vent sans pluie, Ainsi est un homme se glorifiant à tort de ses libéralités.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Como nubes y vientos sin lluvia, así es el hombre que se jacta de un regalo que al fin no da
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.como nuvens e ventos que não trazem chuva, assim é o homem que se gaba de dádivas que não fez.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Człowiek, który się chlubi darem zmyślonym, jest jako wiatr i obłoki bez deszczu.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.int a] felhõ és szél, melyekben nincs esõ: [olyan] a férfiú, a ki kérkedik hamis ajándékkal.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Jako oblakové a vítr bez deště, tak člověk, kterýž se chlubí darem lživým.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Janji-janji yang tidak diwujudkan, bagaikan awan dan angin yang tidak menurunkan hujan
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Kẻ nào tự khoe khoang giả dối về lễ vật mình, Tợ như có mây có gió, mà không mưa.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Kẻ nào tự khoe_khoang giả_dối về lễ_vật mình , Tợ như có mây có gió , mà không mưa .
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.선물한다고 거짓 자랑하는 자는 비 없는 구름과 바람 같으니라
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Kuin pilvet ja tuuli, jotka eivät sadetta tuo, on mies, joka kerskuu lahjoilla, joita ei anna.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Oblaki in veter, pa nič dežja – je mož, ki se ponaša z darom lažnivim.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Som Skyer og Blæst uden Regn er en Mand, der skryder med skrømtet Gavmildhed.
Yağmursuz bulut ve yel nasılsa, Vermediği armağanla övünen kişi de öyledir.Som skyer og vind uten regn er den mann som skryter av at han vil gi, men ikke holder ord.