Ana içeriğe geç
Sözlük

yağmur ile cümle

yağmur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom yağmurlu havalarda otobüse biner.When it rains, Tom takes the bus.
Yağmurlu havalarda hüzünleniyorum.I'm sad when it rains.
Yeryüzüne kırk gün kırk gece yağmur yağdı.And the rain fell upon the earth forty days and forty nights.
Yağmur yağıyor. Yollar ıslak.It has been raining. The roads are wet.
Yarın yağmur yağarsa pikniğe gitmeyeceğim.If it rains tomorrow, I won't go on a picnic.
Fena yağmur yağıyor.It is raining pitchforks.
Tufan gibi yağmur yağıyor.It is raining pitchforks.
Gök delinmiş gibi yağmur yağıyor.It is raining pitchforks.
Yağmur yağsa bile yürüyüşe çıkacağız.We will go for a walk even if it rains.
Sabahleyin dörtte yağmur yağmaya başladı.It started raining at four in the morning.
Yağmur yağıyor, bu yüzden dışarı çıkmak istemiyorum.It's raining, which is why I don't want to go out.
Yağmur durmadı.The rain didn't stop.
Yağmur hayat için olmazsa olmazdır.Rain is essential for life.
Cumartesi günü yağmur yağacağını söyledi.He said it will rain on Saturday.
Yağmur yağacağını söyledi.He said it will rain.
Beş gün yağmur yağdı.It rained for five days.
Hiç yağmur yağmaz.It doesn't rain at all.
Yarın daha fazla yağmur bekleniyor.More rain is expected tomorrow.
Yağmur yağdığında otobüs genellikle geç gelir.The bus is usually late when it rains.
Yağmur yağınca otobüs genelde rötar yapar.The bus is usually late when it rains.
Mary yağmuru çok sever.Mary is a pluviophile.
Yağmur Mary'ye huzur ve mutluluk verir.Mary is a pluviophile.
Yağmur suyu temizdir.Rainwater is clean.
Tom yağmur yağdığı için hiçbir yere gidemeyeceğini söyledi.Tom said that he wouldn't go anywhere because it was raining.
Yarın yağmur yağacağını düşünüyor.He thinks it will rain tomorrow.
Yağmur bastırmadan çıkmamızı önerdi.He suggested that we leave right away before it started to rain.
Yağmur dinene kadar burada kalmayı düşünüyor.He plans to stay here until it stops raining.
Yeni bir yağmurluk alması gerekiyor.He needs to buy a new raincoat.
Yağmurda şarkı söylüyorum.I'm singing in the rain.
Yağmur altında şarkı söylüyorum.I'm singing in the rain.
Öğle yemeğinden sonra yağmur yağabilir.It might rain after lunch.
Bu yıl çok yağmur yağdı.It rained a lot this year.
Yağmur yağarsa evde kalırız.If it rains, we will stay at home.
Onlarca yıldır böyle yağmur yağmadı.It's not rained like this in several decades.
Orada yağmur yağıyor mu?Is it raining there?
Bunlar yağmur bulutu.Those are rain clouds.
Onun doğduğu gün, tüm gün yağmur yağmıştı.It rained the day that he was born.
Dün sabahtan beri yağmur yağıyor.It's been raining since yesterday morning.
Yağmur çok kötü yağınca hep şemsiyemi unuturum.I always forget my umbrella when it rains hard.
Yağmur ne zamandan beri yağıyor?How long has it been raining?
Yağmur yağacak gibi görünüyordu ama yağmadı.It looked like it was going to rain, but it didn't.
Yağmur azalmaya başladı.The rain has started to abate.
Yağmur yağsa da gideceğim.Even if it rains, I'll go.
Yağmur yağsa da hâlâ gitmeyi düşünüyorum.Even if it rains, I'm still planning on going.
Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktı.Even though it was raining, she went out.
Umarım yağmur yarına kesilir.I hope the rain will stop by tomorrow.
Umarım yağmur yarına dinmiş olur.I hope the rain will stop by tomorrow.
Eve gelirken yağmurda sırılsıklam oldum.The rain soaked me on my way home.
İki haftadır tek damla yağmur yağdığını görmedik.We've not had a single drop of rain for two weeks.
Yağmur yağacağını sanmıyorum ama yağarsa diye bir şemsiye alacağım.I don't think it'll rain, but I'll take an umbrella in case it does.
Yağmur yağdığından dolayı çiti bugün boyayamayız.Since it's raining, we can't paint the fence today.
Gökyüzüne bakılırsa, yakında yağmur yağacak.Judging from the sky, it'll rain soon.
Yağmur yağarsa, piknik iptal edilecek.If it rains, the picnic will be canceled.
Yağmur yağmasaydı bile William muhtemelen Sandra'yı almaya gelmezdi.Even if it didn't rain, William likely wouldn't have come to pick Sandra anyways.
Yağmur yağsa bile geleceğim.I'll come even if it rains.
Yağmurdan sonra her şey çok berrak görünüyor.Everything looks so clear after the rain.
Dışarıda hafif yağmur yağıyordu.It was lightly raining outside.
Yağmur başlar ve Ian "Shit (Kahretsin)" der.It starts raining, and Ian says "Shit".
O gün yağmur yağmıyordu.It did not rain that week.
Farz edelim ki birisi yağmurda ayakta duruyor olsun ve rüzgar olmasın.Consider a person standing in the rain on a day when there is no wind.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod