Ana içeriğe geç
Sözlük

yağmur ile cümle

yağmur kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Yağmur yağabilir. Bir şemsiye almalıyız.It might rain. We should take an umbrella.
O kış çok yağmur yağdı.It rained a lot that winter.
Yarın yağmur yağarsa, gitmezler.If it rains tomorrow, they will not go.
Oraya varır varmaz, yağmur yağmaya başladı.As soon as we got there, it began to rain.
O, evden ayrılır ayrılmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had I left the house than it started to rain.
Yağmur mevsimi haziran sonuna doğru başlar.The rainy season begins towards the end of June.
Dün burada yağmur yağdı mı?Did it rain here yesterday?
Bugün yağmur yağabilir.It might rain today.
Tam dışarı çıkmak üzereyken yağmur yağmaya başladı.Just as I was about to go out, it started raining.
Bu muhtemelen yağmur tarafından iptal edilecek bir plan.That's a plan that would likely to be canceled by rain.
Eğer yağmur olmasaydı biz bizim yolculuğumuzdan zevk alırdık.We would've enjoyed our trip if it hadn't been for the rain.
Son otobüsü kaçırdım ve eve yağmur altında yürüyerek gitmek zorunda kaldım.I missed the last bus and had to walk home in the rain.
Yağmur yağıyor, bu nedenle lütfen şemsiyeni getir.It's raining, so please bring your umbrella.
Yaz yağmurunu severim.I love summer rain.
Biz çıktığımızda yağmur yağıyordu; biz vardığımızda güneşliydi.It was raining when we left; it was sunny when we arrived.
Tom meteor yağmurunu izledi.Tom watched the meteor shower.
Yağmurdan sonra güneş daha parlak ışıldar.After the rain the sun shines much brighter.
Yarın yağmur yağsa da gideceğim.I'll go, even if it rains tomorrow.
Gazeteye göre bugün yağmur yağacak.According to the newspaper, it will rain today.
Bütün gün boyunca şiddetli yağmur yağdı.It rained heavily all day long.
Yağmur yağacak gibi gözüküyor, değil mi?It looks like it's going to rain, right?
Yağmur yağmasına rağmen, dışarı gittim.Although it was raining, I went out.
Xueyou, Lin Öğretmen'i görmeye geldiğinde dışarıda yağmur yağıyordu.When Xueyou came to see Teacher Lin, it was raining outside.
Bir yağmur damlası onu yanağına sıçradı.A raindrop splashed on her cheek.
Yağmurdan ve kardan hoşlanırım.I like the rain and the snow.
Sağanak yağmur nedeniyle maç durduruldu.The match was stopped due to a thunderstorm.
Yağmurdan sonra sıcaklıkta bir düşüş oldu.There was a drop in temperature after the rain.
Umarım bu öğleden sonra yağmur yağmaz.I hope it won't rain this afternoon.
Yağmur nedeniyle dışarıda tenis oynamadık.Because of the rain, we didn't play tennis outside.
İki aydır yağmur yağmadı.It hasn't rained for two months.
Yağmur duruncaya kadar bekleyelim.Let's wait until it stops raining.
Bu kış birçok yağmurlu fırtına yaşadık.This winter we experienced many rainstorms.
Yağmur ormanlarını kurtar.Save the rainforest!
Bu ay çok yağmurumuz oldu.We had a lot of rain this month.
Beni istasyona götürecek bir şoför lâzım. Yağmur yağıyor.I need a driver to take me to the station. It's raining.
Sanırım yarın yağmur yağacak.I think tomorrow is going to rain.
Arabamı yıkayamam. Yağmur yağacak.I cannot wash my car. It's going to rain.
Hiç yağmurda bekledin mi?Have you ever waited under the rain?
Yağmur az önce durdu. Biz ayrılabiliriz.The rain just stopped. We can leave.
Almanya'da çok yağmur yağar mı?Does it rain much in Germany?
Bugün hava yağmurluydu yani o artık gelemezIt rained today so he can't come anymore.
"Hava nasıl?" "Dışarısı soğuk." "Evet, yağmur da yağmaya başlıyor.""How is the weather?" — "It's cold outside." — "Yes, and it's starting to rain."
Yağmurda bir hafta yürüyebilirim.I can walk for a week under the rain.
Yağmur nedeniyle, piknik spor salonunda gerçekleştirildi.Because of the rain, the picnic was held in the gymnasium.
Üç gün art arda yağmur yağdı.It rained for three days in a row.
Yağmur yağdığı için piknik öğle yemeğimizi evde yedik.Since it was raining, we had to eat our picnic lunch indoors.
Yağmur yağsa bile biz seyahat edeceğiz.Even if it rains, we will travel.
Bir şemsiye al. Muhtemelen yağmur yağacak.Take an umbrella. It's likely to rain.
Yağmur harika.The rain is wonderful.
Yağmura ihtiyacımız var.We need the rain.
Yarın yağmur yağsa bile, oraya gideceğim.Even if it rains tomorrow, I'll go there.
Yağmur yağması beklenmiyor muydu?Wasn't it supposed to rain?
Dün yağmur yağmadığı için şanslısın.You're lucky it didn't rain yesterday.
Yağmur yağacağa benzemiyor.It doesn't look like it's going to rain.
Neden Tom hala dışarıda yağmurun içinde duruyor?Why is Tom still standing outside in the rain?
Yağmur dindiğine göre başlayabiliriz.The rain has let up, so we can begin.
Yağmur yağmaya başladığı için kameramı kullanamadım.Because it started to rain, I couldn't use my camera.
Bugün yağmur yağması gerekmediğini düşünüyordum.I thought it wasn't supposed to rain today.
Büyük yağmur damlaları düşmeye başlıyor.Large raindrops are starting to fall.
Aslında henüz yağmur yağmıyor.It's not actually raining yet.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod