Ana içeriğe geç
Sözlük

yağma ile cümle

yağma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.To make matters worse, it began to rain.
Daha da kötüsü kar yağmaya başladı.To make matters worse, it began to snow.
Daha da kötüsü, kar yağmaya başladı.To make matters worse, it began snowing.
Yağmur yağması kesin gibi.It's bound to rain.
Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıkmak zorundaydım.Although it was raining, I had to go out.
Eğer çok şiddetle yağmur yağmasaydı oyun iptal edilmezdi.The game would not have been called off if it hadn't rained so heavily.
Bir aydan uzun süredir Afrika'ya yağmur yağmadı.They have had no rain in Africa for more than a month.
İki gündür yağmur yağmaktadır.It has been raining for two days.
İki haftadır tek bir damla yağmur yağmadı.We have not had a single drop of rain for two weeks.
Yağmur yağmaya başladığında bir mil gitmemiştim.I had not gone a mile when it began to rain.
"Yarın yağmur yağacak mı?" "Umarım yağmaz.""Will it rain tomorrow?" "I hope not."
"Yağmur yağacak mı?" " Sanırım yağmaz.""Will it rain?" "I hope not."
Bu ay henüz yağmur yağmadı.It has not rained this month yet.
Bugün yağmur yağması gerekiyor, değil mi?It is supposed to rain today, isn't it?
Bugün ilerleyen saatlerde havanın daha da soğuması ve kar yağması bekleniyor.It's supposed to get colder and snow later today.
Bu akşam yağmur yağmayacak.It is not going to rain this evening.
Dün yağmu yağması talihsizlik oldu.It was unfortunate that it rained yesterday.
Dün yağmur yağması talihsizdi.It was unfortunate that it rained yesterday.
Üç gündür yağmur yağmaya devam ediyor.It kept raining for three days.
Yağmur yağmaya başladı fakat biz yürümeye devam ettik.It began to rain, but we walked on.
Yağmur yağmaya başladı, ama biz yürümeye devam ettik.It began to rain, but we walked on.
Öyle yapar yapmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had I done so than it began to rain.
Evden ayrıldıktan beş dakika sonra yağmur yağmaya başladı.It began to rain five minutes after I left home.
Yağmur yağmaya başladığında evden ayrılıyordum.I was leaving home, when it started to rain.
Yağmur yağmaya başladığında evden yeni çıkmıştım.I had scarcely left home when it began to rain.
Ben eve varmadan önce yağmur yağmaya başladı.It began to rain before I got home.
Ben yürürken, yağmur yağmaya başladı.As I was walking, it began to rain.
Yağmur yağmaya başladığında bir arkadaşımla parkta yürüyordum.I was walking in the park with a friend of mine when it started raining.
Yağmur yağmaya başladığında fazla uzağa gitmemiştik.We had not gone very far when it started to rain.
Kapıya gittiğimizde çok yağmur yağmaya başladı.It began to rain heavily just as we got to the gate.
İstasyona varır varmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had we reached the station than it began to rain.
Yağmur yağmaya başladığında, neredeyse başlamamıştık.We had hardly started when it began to rain.
Neredeyse yeni başlamıştık yağmur yağmaya başladığında.Hardly had we started when it began to rain.
Bu kış şehrimizde kar yağıp yağmayacağını merak ediyorum.I wonder if it will snow in our town this winter.
Yağmur yağmaya başladığında, tam dışarı çıkıyordum.I was just going out, when it began to rain.
Yağmur yağmasına rağmen ben dışarı çıktım.I went out although it was raining.
Ben yağmur yağmaya başladığını düşündüm.I thought rain was beginning to fall.
Ben yağmur yağmaya başlamadan önce okula vardım.I reached school before the rain started.
Kayboldum ve işin daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.I got lost, and to make matter worse, it began to rain.
Yarın yağmur yağıp yağmayacağı bizim için bir farklılık yaratır.It makes a difference to us whether it rains tomorrow.
Oyun başlar başlamaz, yağmur yağmaya başladı.As soon as the game started, it began to rain.
Yağmur yağmaya başladığında biz başlamak üzereydik.We were about to start, when it began to rain.
Bir hükümet görevlisinin görkemli malikanesi yağmalanmış.A government official's stately mansion was looted.
Kara yağmasına rağmen, gitmek zorundayım.Although it is snowing, I must go.
Kar yağmaya başlıyordu.It was beginning to snow.
Uzun zamandır hiç yağmur yağmadı; Aslında, nisan ayının başından beri yağmadı.We've had no rain for ages; in fact, not since the beginning of April.
Hava tahmini bu gece yağmur yağmaya başlayacağını söylüyor.The forecast says it will begin to rain tonight.
Hava tahmini bize yağmur yağıp yağmayacağını söyler.The weather forecast tells us if it will rain or not.
Yazın burada çok yağmur yağma eğilimi vardır.It tends to rain here a lot in the summer.
Yol oldukça çamurluydu ve daha kötüsü, yağmur yağmaya başlamıştı.The road was quite muddy, and, what is worse, it began to rain.
Aniden, yağmur yağmaya başladı.Suddenly, it began to rain.
Pazardan beri yağmur yağmaktadır.It has been raining since Sunday.
O, istasyona vardığı anda yağmur yağmaya başladı.The moment he arrived at the station, it began to rain.
Evden ayrılır ayrılmaz yağmur yağmaya başladı.He had hardly left home when it began to rain.
O, evden çıkar çıkmaz yağmur yağmaya başladı.As soon as he went out of the house, it began to rain.
O, dışarı çıkar çıkmaz, yağmur yağmaya başladı.As soon as he went out, it began to rain.
O dışarı çıktığında yağmur yağmaya başladı.It began to rain when he went out.
Onlar başlar başlamaz yağmur yağmaya başladı.They had hardly started when it began to rain.
Genellikle burada çok kar yağmaz.As a rule, it doesn't snow much here.
Rüzgar şiddetli esiyordu ve daha da kötüsü, yağmur yağmaya başladı.The wind was blowing violently, and to make matters worse, it began raining.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod