Büyülü sağaltıcılar ve aromatik yağlardı.有關於高明嘅醫術,同芳香膏。
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.A preto vezmeme tuk z nášho zadku a vpichneme ho do líca.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Bởi điều chúng ta làm là lấy mỡ từ mông chúng ta và đặt nó vào gò má.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Dar nu merge, pentru că ne luăm grăsimea de pe fund şi ne-o punem în obraji.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Denn was wir machen, ist Fett von unseren Hintern zu nehmen und es in unsere Wangen zu spritzen.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Eftersom vad vi gör är att vi tar fett från våra arslen och implanterar det i våra kinder.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Fordi det vi gør er at vi tager fedtet fra vores mås og putter det i vores kinder.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Karena yang kita lakukan hanya memindahkan lemak dari pinggul ke pipi.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Ker, jemljemo maščobo iz naših zadnjic in jo dajemo v naša lica.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.왜냐하면 그건 엉덩이에서 지방을 빼서 뺨에 넣는거나 마찬가지니까요.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Koska me otamme rasvaa pyllystä ja laitamme sen poskiin.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Mert mit is csinálunk? A fenekünkről leszívatjuk, majd a pofinkba pumpáltatjuk a zsírt.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Parce que ce que nous faisons, c'est de prendre la graisse de nos derrières et de la mettre dans nos joues.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Perché quello che facciamo è prendere grasso dai nostri didietro e metterlo sulle nostre guance.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Ponieważ bierzemy tłuszcz z naszych tyłków i wkładamy go w nasze policzki.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Porque nos quitamos la grasa del trasero y nos la ponemos en las mejillas.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Porque o que fazemos é tirar gordura do traseiro e colocá-la nas bochechas.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Protože my bereme tuk ze svých zadků a dáváme si ho do tváří.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.We halen vet weg van onze kont en stoppen dat in onze wangen.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Επειδή αυτό που κάνουμε είναι να παίρνουμε λίπος από τον πισινό και να το βάζουμε στα μάγουλα.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Защото така ние взимаме мазнини от долната част на телата ни и си я слагаме в бузите.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Потому что, как мы поступаем? Берем жир из попы и переносим его на щеки.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.Тому що ми беремо жир з сідниць і переносимо його на щоки.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.שכן מה שאנו עושים זה לשאוב שומן מהישבן ומזריקים אותו ללחיים.
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.لأن ما نفعله هو أننا نأخذ الدهون من مؤخرتنا ونضعها فى وجنتنا .
Çünkü yaptığımız şu; popomuzdaki yağları aldırıp yanaklarımıza koydurmak.それを頬に移植しているのです -会場(笑)
Diyelim ki, duvar ve zemini yağladım. -Et disons que pour une raison quelconque j'ai genre de graissé jusqu'à ce mur et la parole ici.
Diyelim ki, duvar ve zemini yağladım. -Y también digamos que por cualquier razón he engrasado esta pared y el suelo aquí.
Diyelim ki, duvar ve zemini yağladım. -ונניח שמאיזו סיבה, החלטתי לשמן את הקיר ואת הרצפה שם.
Diyelim ki, duvar ve zemini yağladım. -ودعونا نفترض انه لأي سبب اريد ان اقوم بدهان هذا الجدار والارض هنا
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.alles solches Fett legten sie auf die Brust; und er zündete das Fett an auf dem Altar.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.a položili tuky na prsia, a kadiac pálil tuky na oltári.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.A položili včecken tuk na hrudí; i pálil ten tuk na oltáři.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.au pus grăsimile acestea deasupra piepturilor, şi el a ars grăsimile pe altar.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.để những mỡ nầy trên o , rồi xông mỡ nơi bàn_thờ .
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.để những mỡ nầy trên o, rồi xông mỡ nơi bàn thờ.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.dessa fettstycken lade de på bringorna; och han förbrände fettstyckena på altaret.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.di atas dada kedua binatang itu, lalu Harun membakarnya di atas mezbah
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.disse Fedtdele lagde de oven på Bryststykkerne, og Fedtstykkerne bragte han som Røgoffer på Alteret,
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.disse fettstykker la de på bryststykkene; og han brente fettstykkene på alteret,
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.e puseram a gordura sobre os peitos, e ele queimou a gordura sobre o altar;
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.Het vet werd op de borststukken van de dieren gelegd en op het altaar verbrand.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.ils mirent les graisses sur les poitrines, et il brûla les graisses sur l`autel.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.in polože tolstino na prsne kose, in zažge tolstino na oltarju.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.그 기름을 가슴들 위에 놓으매 아론이 그 기름을 단위에 불사르고
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.mettevano i grassi sui petti ed egli li bruciava sull'altare
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.nämä rasvat he panivat rintalihojen päälle, ja hän poltti rasvat alttarilla.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.Odahelyezték e kövérségeket a szegyekre, és elfüstölögteté e kövérségeket az oltáron.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.To gdy usłyszał Mojżesz, przestał na tem.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.y pusieron los sebos junto con los pechos. Él hizo arder los sebos sobre el altar
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.και εθεσαν τα στεατα επι τα στηθη, και εκαυσε τα στεατα επι του θυσιαστηριου
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.и като туриха тлъстините върху гърдите, той изгори тлъстините върху олтара.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.и положили тук на грудь, и он сжег тук на жертвеннике;
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.וישימו את החלבים על החזות ויקטר החלבים המזבחה׃
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.ووضعوا الشحم على الصدرين فاوقد الشحم على المذبح.
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.把 脂 油 放 在 胸 上 、 他 就 把 脂 油 燒 在 壇 上
döşlerin üzerine koydular. Harun yağları sunakta yaktı.把 脂油 放在 胸 上 、 他 就 把 脂油 燒 在 壇上
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin.""Ak uvidíš leoparda, chlapče, utekaj ako o život."
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin."Ale jeśli to będzie lampart, uciekaj, gdzie pieprz rośnie."
"Eğer bir leopar görürsen, oğul, tabanları yağlasan iyi edersin.""als je een luipaard ziet, jongen, loop dan de ziel uit je lijf."