Ana içeriğe geç
Sözlük

yağla ile cümle

yağla kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Fırının alt kısmında bulunan şaç tepsiye damlayan yağlar toplanır.更糟的还有在锅炉下面的煤灰间的工作。
Tırtılları tereyağı ve iç yağları içinde bulunur.內有猪肝和大蒜。
Yağların yakılması için daha çok oksijene gereksinim vardır.几乎所有的可燃物燃烧都需要氧气。
Kısmî hidrojenleşme ile oluşan trans yağlar, doğal olarak oluşan trans yağlardan daha zararlıdır.부분적으로 수소화된 기름인 트랜스지방은, 자연적으로 얻는 기름들 보다 해롭다.
Yağların diğer bir önemli görevi de hücre zarını oluşturmalarıdır.세포막의 또 다른 중요한 역할은 세포전위를 유지하는 것이다.
Bazlamanın özellikleri tereyağlı yağlaması çok güzel olmaktadır.또 왠지 초밥을 잡는 것이 특기.
Margarin'i keşfetmiş, hayvansal yağlar ve tuzdan yapılan sabun'un ilk şeklini tasarlamıştır.מזוהה עם גילוי החומצה המרגרינית ויצירת סוג מוקדם של סבון עשוי משומני חיות ומלחים.
Lipoliz, organizmada yağların tahrip olması.BYOD יכול להוות סיכון אבטחה לארגונים.
"The American Cancer Society" trans yağlar ile kanser arasında bir ilişkinin belirlenmediğini söyler.לפיכך, נטען שה-American Cancer Society אינו מגדיר מילה כגורם מניעתי לסרטן הפין.
Sabun genel olarak bitkisel ya da hayvansal yağlardan üretilir.Сапунът се прави от растителни или животински мазнини.
Terpen ve terpenoidler, çoğu bitki ve çiçekteki esans yağlarının başlıca bileşkeleridir.Активните вещества се съдържат в най-голяма степен в листата и цветовете на растенията.
Bu kelimenin Hintçe'de ki eski anlamı, başın çeşitli bitkisel yağlarla masajı anlamına gelekteydi.В Индия думата се употребява по това време за масаж на главата със специално масло за коса.
Bu yağın diğer yağlardan farkı, ışık kaynağının oluşturduğu ısıda buharlaşmamasıdır.Друг способ е избягването на консумация на месо, което на момента е извадено от източника на топлина.
Yağlamanın gayesi deriyi yumuşatmak ve su geçirgenliğini azaltmak içindir.Dlake će upiti vodu i proširiti, pa će biti potrebno manje snage da se presjeku.
Bu dönemde yarışmacıların vücutları zeytin yağı ile de yağlanmıştır.U ovom športu muškarci se hrvaju nauljeni maslinovim uljem.
Bu yağlar aynı zamanda sabun yapmak için kullanılır.Također se upotrebljava u parfimeriji i za parfimiranje sapuna.
Yağlanmış tepsiye alıp önceden ısıtılmış fırında 30 dakika kadar pişirin üzeri hafif pembeleşene kadar.Dáme do vyhriatej rúry a pečieme asi 30 minút.
26) Aromaterapik yağlar ağız yoluyla alınmamalıdır.Uniknutý dichlórizokyanurát sodný by nemal byť splachovaný do kanalizácie.
Margarin'i keşfetmiş, hayvansal yağlar ve tuzdan yapılan sabun'un ilk şeklini tasarlamıştır.Pripisuje se mu odkritje margarine in prvih mil, proizvedenih iz živalskih maščob in soli.
Karaciğer Yağlanması BelirtileriPljučne kapacitete
Üretilen yağlar satışa sunulmadan önce depolanmaktadırlar.Kmetija se zato ponovno znajde tik pred prodajo.
Kısmî hidrojene edilmiş yağlar, çeşitli nedenlerle besinlerde kullanılmaktadır.Elementarni jod se uporablja kot razkužilo v različnih oblikah.
Isı ile çıkartılan yağlar sanayi'de ve özellikle boyacılık ve kozmetik sektöründe kullanılır.Akrilo rūgštis ir jos dariniai yra labai svarbūs pramonei, naudojami organinėje ir ypač polimerų sintezėje.
Balığın yağla dolu havuz üzerindeki yansımasına bakılıp nişan alınacaktı.Jį sudominusi ant akmens pavaizduota iškastinė žuvis.
Hurma yağı tokotrienol bakımından diğer yağlara göre daha zengindir.Näiteks on lehtpuuvaris toiteelementide poolest rikkam kui okaspuuvaris.
Yağlar yiyecek, yakıt, boya, makine sanayii dahil birçok değişik amaçla kullanılırlar.Sisse veetakse naftasaadusi, mitmesuguseid toiduaineid, masinatööstuse tooteid.
Bu dönemde yarışmacıların vücutları zeytin yağı ile de yağlanmıştır.Enne maadlust peavad võistlejad endid üle kogu keha määrima oliiviõliga.
Ama gerçekte, hava soğuk olduğundan ve yağ akışı sağlanmadığından yapılan alet yağlanmamıştı ve çalışmadı.Ale ve skkutečnosti, bylo chladno a netekl olej, takže věc nebyla namazaná a nefungovalo to.
Ama gerçekte, hava soğuk olduğundan ve yağ akışı sağlanmadığından yapılan alet yağlanmamıştı ve çalışmadı.Dar în realitate, era frig şi uleiul nu curgea aşa că utilajul nu era lubrifiat şi n-a mers.
Ama gerçekte, hava soğuk olduğundan ve yağ akışı sağlanmadığından yapılan alet yağlanmamıştı ve çalışmadı.אבל במציאות, היה קר והשמן לא צף, כך שהחלק לא שומן וזה לא עבד.
Ama onları mısırla beslemezsek, onları yağlandıran mısır değil mi?Como el reportero Ed Joyce nos dice, el Condado de San Diego tiene la mayor cosecha de la nación.
Bence çok yakında,kendi yağlarından üretilmiş kök hücrelerle tedavi olan hastalar göreceğiz.A myslím, že pomerne skoro uvidíte pacientov liečených kmeňovými bunkami z ich vlastného tuku.
Bence çok yakında,kendi yağlarından üretilmiş kök hücrelerle tedavi olan hastalar göreceğiz.그리고 제 생각에는 곧, 자신의 지방이나 지방질에서 이끌어낸 줄기세포로 치료받는 환자를 보게 될 것입니다.
Bence çok yakında,kendi yağlarından üretilmiş kök hücrelerle tedavi olan hastalar göreceğiz.Och jag tror att ni ganska snart kommer se patienter behandlas med deras egna fettutvunna stamceller.
Bence çok yakında,kendi yağlarından üretilmiş kök hücrelerle tedavi olan hastalar göreceğiz.ואני חושב שדי בקרוב, תראו חולים מטופלים עם תאי הגזע שלהם עצמם, שהופקו מהשומן שלהם
Bence çok yakında,kendi yağlarından üretilmiş kök hücrelerle tedavi olan hastalar göreceğiz.治療を受ける患者が出てくるでしょう 先程 病気を治療する方法を
Biokütle kombinasyonları, yanan sebze yağları -- oldukça ilginç bir süreç자연환기를 통해 연소실을 만들수 있었습니다. 바이오매스를 이용하기 위해서지요.
Biokütle kombinasyonları, yanan sebze yağları -- oldukça ilginç bir süreçLa ventilación natural, para poder modelar la cámara abajo, y observar la biomasa.
Biokütle kombinasyonları, yanan sebze yağları -- oldukça ilginç bir süreçVentilazione naturale, per essere in grado di modellare la camera sotto, e di fare attenzione alla biomassa.
Biokütle kombinasyonları, yanan sebze yağları -- oldukça ilginç bir süreçאיוורור טבעי, להיות מסוגל לעשות דגם של הלשכה שמתחת, ולהתבונן בביומסה.
Biokütle kombinasyonları, yanan sebze yağları -- oldukça ilginç bir süreçالتهوية الطبيعية، لتتمكن من وضع نموذج الغرفة ادناه، والنظر إلى الكتلة الحيوية.
Biokütle kombinasyonları, yanan sebze yağları -- oldukça ilginç bir süreçまた生物資源も検討できます 生物資源と帯水層 植物油の燃焼を組み合わせる
böbrekleri, böbrek üstü yağlarını, karaciğerden böbreklere uzanan perdeyi,de beide nieren en het vet dat daaraan zit, het lendevet en het aanhangsel van de lever nemen
böbrekleri, böbrek üstü yağlarını, karaciğerden böbreklere uzanan perdeyi,ginjal dengan lemaknya dan bagian yang paling baik dari hatinya
böbrekleri, böbrek üstü yağlarını, karaciğerden böbreklere uzanan perdeyi,hai trái cật , mỡ trên hai trái cật nơi cạnh hông , tấm da mỏng bọc gan , gỡ gần nơi hai trái cật ,
böbrekleri, böbrek üstü yağlarını, karaciğerden böbreklere uzanan perdeyi,hai trái cật, mỡ trên hai trái cật nơi cạnh hông, tấm da mỏng bọc gan, gỡ gần nơi hai trái cật,
böbrekleri, böbrek üstü yağlarını, karaciğerden böbreklere uzanan perdeyi,in obe ledici in tolst, ki je na njiju, ki je na obledju, in pečico na jetrih: z ledicami vred naj to odreže,
böbrekleri, böbrek üstü yağlarını, karaciğerden böbreklere uzanan perdeyi,두 콩팥과 그 위의 기름 곧 허리 근방에 있는 것과 간에 덮인 꺼풀을 콩팥과 함께 취하되
böbrekleri, böbrek üstü yağlarını, karaciğerden böbreklere uzanan perdeyi,двата бъбрека с тлъстината, която е около тях към кръста, и булото на дроба (което да извади до бъбреците,
böbrekleri, böbrek üstü yağlarını, karaciğerden böbreklere uzanan perdeyi,и обе почки и тук, который на них, который на стегнах, и сальник на печени; с почками отделит он это,
böbrekleri, böbrek üstü yağlarını, karaciğerden böbreklere uzanan perdeyi,ואת שתי הכלית ואת החלב אשר עליהן אשר על הכסלים ואת היתרת על הכבד על הכליות יסירנה׃
böbrekleri, böbrek üstü yağlarını, karaciğerden böbreklere uzanan perdeyi,والكليتين والشحم الذي عليهما الذي على الخاصرتين وزيادة الكبد مع الكليتين ينزعها
böbrekleri, böbrek üstü yağlarını, karaciğerden böbreklere uzanan perdeyi,並 兩 個 腰 子 、 和 腰 子 上 的 脂 油 、 就 是 靠 腰 兩 旁 的 脂 油 、 與 肝 上 的 網 子 、 和 腰 子 、 一 概 取 下
böbrekleri, böbrek üstü yağlarını, karaciğerden böbreklere uzanan perdeyi,並兩個 腰子 、 和 腰子 上 的 脂油 、 就是 靠 腰兩 旁 的 脂油 、 與肝 上 的 網子 、 和 腰子 、 一概 取下
böbreklerini, böbrek üstü yağlarını, karaciğerden böbreklere uzanan perdeyi ayıracak.ginjal dengan lemaknya dan bagian yang paling baik dari hatinya
böbreklerini, böbrek üstü yağlarını, karaciğerden böbreklere uzanan perdeyi ayıracak.hai trái cật , mỡ trên hai trái cật nơi cạnh hông , và tấm da mỏng bọc gan , gỡ gần nơi hai trái cật .
böbreklerini, böbrek üstü yağlarını, karaciğerden böbreklere uzanan perdeyi ayıracak.hai trái cật, mỡ trên hai trái cật nơi cạnh hông, và tấm da mỏng bọc gan, gỡ gần nơi hai trái cật.
böbreklerini, böbrek üstü yağlarını, karaciğerden böbreklere uzanan perdeyi ayıracak.in obe ledici in tolst, ki je na njiju, ki je na obledju, in pečico na jetrih: z ledicami vred naj to odreže.
böbreklerini, böbrek üstü yağlarını, karaciğerden böbreklere uzanan perdeyi ayıracak.두 콩팥과 그 위의 기름 곧 허리 근방에 있는 것과 간에 덮인 꺼풀을 콩팥과 함께 취할 것이요
böbreklerini, böbrek üstü yağlarını, karaciğerden böbreklere uzanan perdeyi ayıracak.двата бъбрека с тлъстината, която е около тях към кръста, и булото на дроба, (което ще извади до бъбреците);
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod