Ana içeriğe geç
Sözlük

yağ ile cümle

yağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu ülkede asla kar yağmaz.It never snows in this country.
Bugün kesinlikle yağmur yağacak.It'll surely rain today.
Belki yarın yağmur yağmayacak.Maybe it won't rain tomorrow.
Domuzun çok yağı var.Pork has a lot of fat.
Bir yağ lekesi var.There's a grease spot.
Bir süreliğine bekle bardaktan boşalırcasına yağmur yağıyor.Wait a while, it's pouring.
Bu gece yağmur yağması bekleniyor.It's supposed to rain tonight.
O, ona övgü yağdırdı.She heaped praise upon him.
Yağmurda şarkı söylemeyi severim.I like singing in the rain.
Dışarıda yağmur yağıyor. Eve geri döndüğünde pencereleri kapatmayı unutma.It's raining outside. Don't forget to close the windows when you get back home.
Tekrar yağmur yağdığına inanamıyorum.I can't believe it's raining again.
Yağan yağmurun sesini severim.I love the sound of rain falling.
Yağmurun sesini rahatlatıcı buluyorum.I find the sound of the rain relaxing.
Yağmur yüzünden oyunu ertelemek zorunda kaldık.We had to postpone the game due to rain.
Yanılıyor olabilirim ama sanırım bu öğleden sonra yağmur yağacak.I could be wrong, but I think it'll rain this afternoon.
O, polisi görür görmez tabanları yağladı.As soon as he saw the policeman, he ran for it.
Polisi görünce tabanları yağladı.He ran away when he saw the policeman.
Biraz yağmur olmadan bir gökkuşağın olamaz.You can't have a rainbow without a little rain.
Yağmur yağıp yağmayacağından şüpheliyim.I doubt if it'll rain.
Kar yağıp yağmayacağından şüpheliyim.I doubt if it'll snow.
Kar yağacağını sanmıyorum.I doubt if it'll snow.
Bir damla yağmur hissettim.I felt a drop of rain.
Bazı insanlar yüksek yağ ve düşük karbonhidrat diyetinin sağlıklı olduğunu söylüyorlar.Some people say a high fat–low carbohydrate diet is healthy.
Yağmur yağsa bile yine de parka gideceğim.I'll still go to the park even if it rains.
Yağmur üç gün boyunca aralıksız yağdı.It rained continuously for three days.
Üç gün boyunca sürekli yağmur yağdı.It rained continuously for three days.
Onlar yağmurda öpüştüler.They kissed in the rain.
Yağmur damlaları cama vuruyor.Raindrops are hitting the glass.
Kar yağabileceğini duydum.I heard it might snow.
Yağmur durmadığı sürece gitmeyeceğim.I won't go, unless the rain stops.
Yarın büyük olasılıkla yağmur yağacak.It's very likely to rain tomorrow.
Ben yağmurun yağmamasını umarım.I kind of hope it doesn't rain.
Kar yağarken bundan hoşlanıyorum.I like it when it's snowing.
Daha fazla yağa ihtiyacım var.I need more butter.
Hunlar köyü yağmaladılar ve onu yakıp kül ettiler.The Huns pillaged the village and burned it to the ground.
Yağmura rağmen pikniğe gittik.In spite of the rain, we went to picnic.
Yağmur durmadı ve bütün gün boyunca devam etti.The rain didn't stop, and went on for the entire day.
Yağmur durmadı ve tüm gün boyunca devam etti.The rain didn't stop, and went on for the whole day.
Akşam yağmur yağmaya başladı.It began to rain in the evening.
Yağmur yağabilir ama yine de gidiyorum.It might rain, but I'm going anyhow.
Yağmur yağıyor ama herhangi bir şekilde gideceğiz.It's raining, but we'll go anyway.
Onun yağlı cildi var.She has oily skin.
Bu gece kar yağabilir.It may snow tonight.
Dışarıda yağmur yağacak, bu yüzden bir şemsiye almayı unutma.It's going to rain outside, so don't forget to take an umbrella.
Bugün yağmur yağacağını düşünüyor musun?Do you think it'll rain today?
Dün öğleden sonra yağmur yağdı.It rained yesterday afternoon.
Bütün geçen hafta yağmur yağdı.It rained all last week.
Otobüs geç kaldığı için uzun süre yağmurda beklemek zorunda kaldık.Since the bus was late, we had to wait in the rain a long time.
Tom'un saçı daima yağlı ve pis.Tom's hair is always greasy and dirty.
Yağmurlu günlerden nefret ederim.I hate rainy days.
Yağmurlu günlerden nefret ediyorum.I hate rainy days.
Tom bisiklet zincirinin üzerine yağ koydu.Tom put oil on the bicycle chain.
Üç gün daha kar yağdı.It snowed for three more days.
Tom yağmurdan hoşlandığını söyledi.Tom said he liked rain.
Tom yağmuru sevdiğini söyledi.Tom said he liked rain.
Tom yağmurluğunu çıkardı.Tom took off his raincoat.
Üç gün boyunca kar yağdı.It snowed for three days.
Tom yağmur yağdığını söyledi.Tom said it was raining.
Tom yağmurluğunu giydi.Tom put on his raincoat.
Tom'un yağlı bir cildi var.Tom has oily skin.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod