Yağmur yağdığı için dışarıya gidemeyiz.We can't go outside because it's raining.
Yağışlı günler hariç, ben işe her zaman bisikletimle giderim.Apart from on rainy days, I always ride my bike to work.
Bu yıl geçen yıldan daha çok kar yağdı.It snowed more this year than last.
Brezilya'da burada şubat ayında çok yağmur yağar.It rains a lot during February here in Brazil.
Ben ayrılmak üzereyken, yağmur yağmaya başladı.When I was about to leave, it began to rain.
Her yerde yağmur yağıyor.It's raining everywhere.
Umarım yakında yine yağmur yağar!I hope it will rain soon!
Onlar içeri girer girmez yağmur durdu.The rain stopped as soon as they went inside.
Mary biraz yağ kaybetmek istiyor ama Tom onun bunu yapmaması gerektiğini düşünüyor.Mary wants to lose some fat, but Tom thinks that she shouldn't.
Bu gece yağmur yağmayacak.It's not going to rain tonight.
Yağmurda karanlık olmaz mı?Won't it be dark in the rain?
Yağmurda karanlık değil mi?Is it not dark in the rain?
Nihayet kar yağıyor!Finally, it's snowing!
Sağanak yağışa rağmen hastanedeki dostunu ziyaret etti.In spite of the heavy rain, he visited his friend in the hospital.
Sendai'de temmuz ayında çok yağmur yağar.In Sendai, we have a lot of rain in July.
Sendai'de temmuz ayında çok yağmur olur.In Sendai, we have lots of rain in July.
O, patronuna yağ çekiyor.He sucks up to his boss.
Her yağmur yağışında çatı sızar.The roof leaks every time it rains.
Yıl boyunca çok yağmur var.There's lots of rain all year.
Yarın çok kar yağarsa bir kardan adam yapalım.If it snows a lot tomorrow, let's make a snowman.
Eve varır varmaz yağmur yağmaya başladı.It started raining as soon as we got home.
Şiddetli yağmur yağmaya başladı. Bundan dolayı, biz içeride oynadık.It started raining hard. Because of that, we played inside.
Şiddetli yağmur yağmaya başladığı için içeride oynadık.Because it started raining hard, we played indoors.
Eğer şans eseri yağmur yağarsa o gitmez.If by some chance it were to rain, he wouldn't go.
Eğer yağmur yağarsa, o gelmez.If it rains, he won't come.
Eğer yağmur yağarsa o gelmeyecek.If it rains, he won't come.
Bir ihtimal yağmur yağarsa, o gelmez.If by any chance it should rain, he won't come.
Yağmur yağarsa bahçe partisi düzenlenmez.If it happens to rain, the garden party won't be held.
Bir ihtimal yağmur yağarsa bahçe partisi olmayacak.If by some chance it rains, the garden party won't take place.
Yakında kar yağışı duracak ve sonra hava düzelecek.It will soon stop snowing, and then the weather will improve.
Yağmur yağarsa, çamaşırı içeri getir.If it rains, bring the washing in.
Yağmur yağarsa ne yapmalıyız?What should we do if it rains?
Yağmurlu mevsim yaklaşıyor.It'll soon be the rainy season.
Yaklaşık bir haftadır yağmur yağmaktadır.It's been raining for about a week.
Hemen hemen hiç yağmur yağmıyor.It's hardly raining at all.
Bu yaz çok fazla yağmur vardı.We have had a lot of rain this summer.
Bu yaz çok yağmur vardı.There's been a lot of rain this summer.
Kar yağmıştı.It had snowed.
Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktım.I went out even though it was raining.
Maalesef bugün yağmur yağıyor.Unfortunately, it's raining today.
Hindistan cevizi yağı mucizeler yapar!Coconut oil does wonders!
Yağmur yağabilir. Bir şemsiye almalıyız.It might rain. We should take an umbrella.
O kış çok yağmur yağdı.It rained a lot that winter.
O biraz yağlı.It's a bit greasy.
Tom vücut yağlarından dört paunt verdi.Tom lost four pounds in body fat.
Tom'un vücudunun % 7'si yağdır.Tom has 7% body fat.
Her 3000 milde yağı değiştirmeye gerek yok.There's no need to change the oil every 3000 miles.
Yarın yağmur yağarsa, gitmezler.If it rains tomorrow, they will not go.
Oraya varır varmaz, yağmur yağmaya başladı.As soon as we got there, it began to rain.
O, evden ayrılır ayrılmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had I left the house than it started to rain.
Yağmur mevsimi haziran sonuna doğru başlar.The rainy season begins towards the end of June.
Kar yağıyordu ama dışarısı çok soğuk değildi.It was snowing, but it wasn't very cold outside.
Dün burada yağmur yağdı mı?Did it rain here yesterday?
Bugün yağmur yağabilir.It might rain today.
Hava durumu raporuna göre, yağış mevsimi gelecek hafta başlayacak.According to the weather report, the rainy season will start next week.
Tam dışarı çıkmak üzereyken yağmur yağmaya başladı.Just as I was about to go out, it started raining.
Bu muhtemelen yağmur tarafından iptal edilecek bir plan.That's a plan that would likely to be canceled by rain.
Eğer yağmur olmasaydı biz bizim yolculuğumuzdan zevk alırdık.We would've enjoyed our trip if it hadn't been for the rain.
Son otobüsü kaçırdım ve eve yağmur altında yürüyerek gitmek zorunda kaldım.I missed the last bus and had to walk home in the rain.
Yağmur yağıyor, bu nedenle lütfen şemsiyeni getir.It's raining, so please bring your umbrella.