Ana içeriğe geç
Sözlük

yağ ile cümle

yağ kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
100 gram tere yağında kaç kalori var?How many calories are in 100 grams of butter?
Yağışlı sezon nihayet bitti gibi görünüyor.It seems like the rainy season is finally over.
Tam evden ayrılırken yağmur yağmaya başladı.It started raining just as I was leaving home.
Çatı içeriye yağmur sızdırıyor.The roof lets in rain.
Dün yoğun bir yağmur vardı.There was a heavy rain yesterday.
Dün çok yağmur yağdı.It rained heavily yesterday.
Yakında yağmur yağacağını düşünüyorum.I think that it's going to rain soon.
Yağmur diniyor.The rain is letting up.
Her an aşırı yağmur başlayacak gibi görünüyor. Şemsiye alsan iyi olur.It looks like it will start pouring any second now. Better take an umbrella.
Her an yağmaya başlayacak gibi. En iyisi şemsiye almak.It looks like it will start pouring any second now. Better take an umbrella.
Günlerce yağmur yağdı.It rained for days.
Bahçede yağmur çiseliyordu.It's drizzling out in the garden.
Tom, yarın yağmur yağacağını düşünüyor.Tom thinks it will rain tomorrow.
Tom yağmur başlamadan önce hemen terk etmemizi önerdi.Tom suggested that we leave right away before it started to rain.
Tom bir şemsiye almalıdır, çünkü yağmur yağacak gibi görünüyor.Tom should take an umbrella because it looks like rain.
Tom yağmur duruncaya kadar burada kalmayı planlıyor.Tom plans to stay here until it stops raining.
Tom sadece yağsız et ve sebze yer.Tom only eats lean meats and vegetables.
Tom yeni bir yağmurluk almalı.Tom needs to buy a new raincoat.
Tom düşük-yağlı, yüksek-proteinli diyet yapıyor.Tom is on a low-fat, high-protein diet.
Tom yarın kar yağmayacağını umuyor.Tom hopes that it doesn't snow tomorrow.
Tom eve yürümek zorunda kalmadan önce yağmurun duracağını umuyordu.Tom hoped the rain would stop before he had to walk home.
Tom teneke çatıdaki yağmurun sesini duyuyordu.Tom heard the sound of rain on the tin roof.
Yağmur yağsa bile Tom gitmek zorundadır.Tom has to go even if it rains.
Tom soğuk yağmuru yüzünde hissetti.Tom felt the cold rain on his face.
Tom yağmur yağıp yağmayacağından şüpheli.Tom doubts if it will rain.
Tom yarın yağmur yağacağını düşünmüyor.Tom doesn't think that it'll rain tomorrow.
Tom yarın kar yağacağını düşünmüyor.Tom doesn't think it'll snow tomorrow.
Tom yağmur yağacağını düşünmüyor ama her ihtimale karşı bir şemsiye taşımayı planlıyor.Tom doesn't think it'll rain, but he plans to carry an umbrella just in case.
Tom bu öğleden sonra kar yağacağını düşünmüyor.Tom doesn't think it will snow this afternoon.
Tom yağışlı sezonu sevmez.Tom doesn't like the rainy season.
Tom'un yağmurdan dolayı içeri gelmeye niyeti yoktu.Tom didn't have the sense to come in out of the rain.
Tom ve diğer çiftçiler yağmur için dua etti.Tom and the other farmers prayed for rain.
Yağmur yağmıyorsa, Tom her zaman okula kadar yürür.Tom always walks to school if it isn't raining.
Tom, Mary'ye muhtemelen bütün gün kar yağacağını söyledi.Tom told Mary that it would probably snow all day.
Tom Mary'nin dışarı çıkmasına ve yağmurda oynamasına izin vermeyi reddetti.Tom refused to let Mary go out and play in the rain.
Tom Mary'nin yağmurda dışarı çıkmasına izin vermedi.Tom didn't let Mary go out in the rain.
Tom ve Mary yağmurda yürümekten zevk almadı.Tom and Mary didn't enjoy walking in the rain.
Tom ve Mary yağmur yağdığı için pikniğe gidemediler.Tom and Mary couldn't go on a picnic because it was raining.
Çocuklar monoton bir sesle "Yağmur, çekip git. Başka bir gün yine gel."dedi.The children chanted, "Rain, rain go away. Come again another day."
Tom garajda yağını değiştiriyor.Tom is in the garage changing his oil.
Yağmuru sevmeyiz.We don't like rain.
Çok kar yağdı.It snowed a lot.
Ben güneşi sevmiyorum, yağmuru ve onun altında dans etmeyi seviyorum.I don't like the sun, I prefer the rain and dance under it.
Çoğu kişi yağla yemek pişirmek yerine tereyağıyla yemek pişirmeyi tercih eder.Many people prefer to cook with butter instead of oil.
Çok soğuktu ve üst üste üç gün kar yağdı.It was very cold and it snowed for three days in a row.
Mademki yağmur yağıyor, evde kalsan daha iyi olur.Since it's raining, it would be better if you stayed at home.
Yağmur yağıyor, bu yüzden evde kalmalısın.It's raining, so you should stay at home.
Yağmura rağmen bu yolculuk beni çok memnun etti, genel olarak.In spite of the rain, this trip very much pleased me, on the whole.
Hava bulutlu, yağmur yağacak.The sky is cloudy and it will rain.
Yağmurda yürümek beni rahatsız etmez.It doesn't bother me to walk in the rain.
Odamda çalışırken yağmuru severim.I love the rain while I'm studying in my room.
Tom yağmalanmıştı.Tom was mugged.
Tom bana yarın yağmur yağmasa Mary ile birlikte bisiklet sürmeye gideceğini söyledi.Tom told me that if it didn't rain tomorrow he'd go cycling with Mary.
Tom yarın yağmur yağmayacağını umuyor.Tom hopes it won't rain tomorrow.
Tom yağmurda yürümeye aldırmaz.Tom doesn't mind walking in the rain.
Tom yağmurda yüzmeyi aldırmaz.Tom doesn't mind swimming in the rain.
Tom yağmurda bisiklet sürmeye aldırmaz.Tom doesn't mind cycling in the rain.
Tom kaburga gibi yağlı gıdaları sevmez.Tom doesn't like greasy food such as spareribs.
Tom yağmurun o kadar uzun süreceğini düşünmedi.Tom didn't think the rain would last so long.
Hem Tom hem de Mary yağmurluk giyiyorlardı.Both Tom and Mary were wearing trench coats.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yağ ile cümle - Sayfa 19 - yağ kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App