Dün gece çok yağmur yağdı.It rained hard last night.
Dün gece yağmur yağıyordu.It was raining last night.
Dün gece şiddetli yağmur vardı.There was a heavy rain last night.
Dün gece yağmur yağmış olabilir.It may have rained last night.
Üç gün şiddetli yağmur yağdı.It poured for three days.
Üç gündür yağmur yağmaya devam ediyor.It kept raining for three days.
Üç gündür devamlı yağmur yağıyor.It has been raining for three days on end.
Asit yağmuru bir doğa olayı değildir.Acid rain is not a natural phenomenon.
Yağmur yağmaya başladı fakat biz yürümeye devam ettik.It began to rain, but we walked on.
Yağmur yağmaya başladı, ama biz yürümeye devam ettik.It began to rain, but we walked on.
Öyle yapar yapmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had I done so than it began to rain.
Yağmur yağdığında ayrılmak üzereydik.We were just about to leave when it rained.
Ben yağmurun durmasını bekliyorken o beni nazikçe arabayla götürdü.While I was waiting for the rain to stop, he kindly gave me a lift.
Evden ayrıldıktan beş dakika sonra yağmur yağmaya başladı.It began to rain five minutes after I left home.
Yağmur yağmaya başladığında evden ayrılıyordum.I was leaving home, when it started to rain.
Yağmur yağmaya başladığında evden yeni çıkmıştım.I had scarcely left home when it began to rain.
Ben eve varmadan önce yağmur yağmaya başladı.It began to rain before I got home.
Bu sabah kalktığımda, yağmur yağıyordu.When I got up this morning, it was raining.
Ben vardığımda, yağmur yağıyordu.When I arrived, it was raining.
Ben yürürken, yağmur yağmaya başladı.As I was walking, it began to rain.
Yağmur yağmaya başladığında bir arkadaşımla parkta yürüyordum.I was walking in the park with a friend of mine when it started raining.
Yağmur yağmaya başladığında fazla uzağa gitmemiştik.We had not gone very far when it started to rain.
Kapıya gittiğimizde çok yağmur yağmaya başladı.It began to rain heavily just as we got to the gate.
İstasyona varır varmaz yağmur yağmaya başladı.No sooner had we reached the station than it began to rain.
Yağmur yağmaya başladığında, neredeyse başlamamıştık.We had hardly started when it began to rain.
Neredeyse yeni başlamıştık yağmur yağmaya başladığında.Hardly had we started when it began to rain.
İlk karşılaştığımız gün yağmurlu bir gündü.The day when we first met was a rainy day.
Okul gezimiz alışılmadık bir kar yağışı nedeniyle berbat oldu.Our school trip was spoiled by an unusual snowfall.
Haziranda çok yağmur alırız.We have a lot of rain in June.
Bu kış şehrimizde kar yağıp yağmayacağını merak ediyorum.I wonder if it will snow in our town this winter.
Yağın suyun üstünde yüzdüğünü gördük.We learned that oil floats on water.
Yoğun kar yağışı nedeniyle geç kaldık.We were late, owing to the heavy snow.
Sadece çok yağmur yağdığından dolayı bu akşam dışarıda yemek yemedik.We didn't eat out this evening only because it was raining hard.
Yağmur durur durmaz başlayacağız.We'll start as soon as it stops raining.
Biz yağmurda ilerliyorduk.We were going along in the rain.
Biz yağmura rağmen dışarı çıktık.We went out in spite of the rain.
Şiddetli yağmur balık tutmaya gitmemizi engelledi.The heavy rain prevented us from going fishing.
Biz yağmurdan dolayı bir ağacın altında sığındık.We took shelter from the rain under a tree.
Tahminim yakında yağmur yağacak olmasıdır.My guess is that it will rain soon.
Seyahatimin ilk iki günü yağmurluydu.The first two days of my trip were rainy.
Bir şişe salata yağı aldım.I bought a bottle of salad oil.
Tere yağını peynirden daha çok seviyorum.I like butter better than cheese.
Yağmur çiselemeye başladığında, evi terketmek üzereydim.I was on the point of leaving home when a light rain started to fall.
Yağmur yağmaya başladığında, tam dışarı çıkıyordum.I was just going out, when it began to rain.
Şiddetli yağmur nedeniyle gelemedim.I could not come because of the heavy rain.
Yağmur yağmasına rağmen ben dışarı çıktım.I went out although it was raining.
Yağmur yağsa bile gideceğim.I will go even if it rains.
Ben yağmur yağmaya başladığını düşündüm.I thought rain was beginning to fall.
Ben yağmur yağmaya başlamadan önce okula vardım.I reached school before the rain started.
Yağmur yağdığında kalçamın ağrıdığının farkındayım.I am aware that my hip aches when it rains.
Kalkışımızı yağmur nedeniyle erteledik.We put off our departure because of the rain.
Yağmura rağmen dışarı çıktım.I went out in spite of the rain.
Ben yağmur nedeniyle pikniğe gidemedimI couldn't go on a picnic because of the rain.
On dakika kadar uzun süre yağmurda bekletildim.I was kept waiting in the rain for as long as ten minutes.
Yağmurda yürümeyi umursamıyorum.I don't mind walking in the rain.
Yağmur yağdığı zaman hariç her gün yürürüm.I take a walk every day except when it rains.
Çatıdaki yağmurun sesini seviyorum.I love the sound of rain on the roof.
Asit yağmuru hakkında dün bir makale okudum.I read an article about acid rain yesterday.
Dün, okuldan eve dönerken sağanak yağmura yakalandım.Yesterday I was caught in a shower on my way home from school.
Çocukken yağmurda yürümeyi severdim.I used to like walking in the rain when I was a child.