yağı ile cümle

yağı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ben evdeyim ancak ve ancak hava yağışlıysa( Q ↔ P {\displaystyle Q\leftrightarrow P} ).Pavyzdžiui, „nei saulė švietė, nei lietus lijo“ ( q ∧ p {\displaystyle q\land p} ).
Simen Dağları, Afrika'da kar yağışının gözlemlenebildiği nadir yerlerden biridir.Tai viena iš nedaugelio Afrikos vietų kur reguliariai būna sniego.
Aynı zamanda pekmezi ve yağı ünlüdür.Alkoholis ir tabakas taip pat yra populiarūs.
Ben evde isem hava yağışlı( Q → P {\displaystyle Q\rightarrow P} ).Prieštaravimo išvedimas: ( p → ¬ p ) → ¬ p {\displaystyle (p\to \neg p)\to \neg p} .
Yıllık yağışların %80'i Kasım-Nisan dönemlerinde gerçekleşen yağmur sezonunda yağmaktadır.Net 80 % metinio Uralo nuotekio nuteka pavasarinio potvynio metu.
Ege Denizi'nde yıllık yağış tutarı kuzeyden güneye gidildikçe azalır.Vidutinė metinė vandens temperatūra einant iš pietų į šiaurę mažėja.
Genellikle Nisan ve Ağustos arasında yağışlar şiddetlenir.Nuo rugpjūčio iki spalio nereti uraganai.
Yağışlar çok fazladır.Liūtis – labai smarkus lietus.
Arazi battallıktı ve yağış hala sorun yaratıyordu.Be to, vėjas lentynėlės paraką nupūsdavo ar lietus nuplaudavo.
Ayçiçek yağı neredeyse kokusuzdur.Be to, grybai labai dvokia.
Bu iklim çeşitinde buharlaşma oranı, yıllık yağış ortalaması oranından daha fazla bir konumdadır.Dienos temperatūrų svyravimas šiek tiek viršija metinės temperatūros svyravimą.
Port Moresby'ın ortalama yıllık yağmur yağışı 1000 mm'nin biraz üzerindedir.Raudonojo giliavandenio molio kaupimosi sparta – apie 1 mm per 1000 metų.
Brassica juncea türünden hardal yağı elde edilebilir.Didelį poveikį Breigelio kūrybai turėjo Jeronimo Boscho dailė.
Bu düşük tüketimin sebebi, zeytinyağının pahalı oluşundandır, çünkü ayçiçek yağı 4-5 kat daha ucuzdur.Mišinys pasirodė tinkamas, be to, jis buvo 3-4 kartus pigesnis už benziną.
"Birleşik Krallıkta ortalama yağış." ^ Long, B. (1967).Kova už tarybų valdžią Pabaltijyje (rusų k., su kitais), 1967.
Bazı palmiyelerin tohumlarından palmiye yağı elde edilir.Palmių sirupu gardinami įvairūs konditerijos gaminiai.
Bir sene içerisinde yağışlı gün sayısı 140 gündür.Vasaros trunka apie 140 dienų.
Ancak bütün yıl yağışlı ve serindir.Ištisus metus karšta ir drėgna.
565 mm'lik yıllık ortalama yağışın çoğu kış ve ilkbaharda düşer.Per metus iškrenta 500–900 mm kritulių, daugiausia žiemą ir pavasarį.
Nadir olarak kar yağışı görülür.Neretai susidaro nepastovi sniego danga.
En fazla yağış yaz aylarında görülür.Daugiausia lietaus iškrenta vasarą.
Irmaklardaki suyun temel kaynağı yağışlardır.Pagrindinis upės mitybos šaltinis – lietaus vanduo.
Pazar gününden beri yağmur yağıyor.Lyja nuo sekmadienio.
En fazla yağış Ekim ayında düşer (273 mm,).Kõige rohkem lund sajab veebruaris (282 mm).
Bu nedenle, bölgenin "ayda 35 yağışlı gün geçirdiği" söylenmektedir.Rahvasuu räägib, et saarel sajab 35 päeva kuus.
Ben evdeyim ancak ve ancak hava yağışlıysa( Q ↔ P {\displaystyle Q\leftrightarrow P} ).Asjalik elu : "Kui on külm ja vihma kallab..." / G.Kriik ; sõn.: R. Linna.
Ocak ve Şubat ayları kar ve yağmur yağışlıdır.Detsembris ja jaanuaris sajab lund.
Kar yağışı yıllık ortalama 196 cm’yi bulur.Aastas sajab lund keskmiselt 39,4 cm.
Kışın kar yağışı görülür.Talvel võib sadada lund.
Dört mevsim yağışlı ve yeşildir.Seal pole nelja aastaaega, vaid vihmane ja kuiv aastaaeg.
Batı İrlanda’nın yağış oranı genelde başkentin iki katıdır.Saare keskosa populatsioon on umbes kaks korda väiksem põhjapoolsest.
Yazları yağışlıdır.Vihmane sügispäev.
Örnek: “Eğer yağmur yağıyor ise, hava bulutludur.”Ehk "Kui on külm ja on märg, siis sajab."
En fazla yağış aldığı mevsim sonbahardır.Kõige rohkem sajab sügisel.
Ham hurma yağının karotenoid profilini belirlemek için çeşitli analitik metotlar kullanılmaktadır.Juurutas ordoviitsiumi karbonaatkivimite uurimisel kivististe kvantitatiivse analüüsi meetodi.
Sebebi bölgedeki aşırı yağışlardı.Varingu põhjustasid piirkonda tabanud suured vihmasajud.
Şubat 2010'da Internazionale ile adı anıldı ve Haziran 2010'da kulüpler bu anlaşmanın yağıldığını açıkladı.Jaanuaris 2010 valmis Iisraeli raport, mis seadis ÜRO raporti järeldused kahtluse alla.
Ham hurma yağı en zengin bitkisel karoten kaynaklarından olup konsantrasyonu 500-700 ppm'dir.Palmiõli sisaldab looduslikult kõige rohkem karoteene: toorõlis umbes 500–700 ppm.
Hurma yağı tokotrienol bakımından diğer yağlara göre daha zengindir.Näiteks on lehtpuuvaris toiteelementide poolest rikkam kui okaspuuvaris.
Yıllın 133 günü yağışlıdır.Aastas on 143 sajupäeva.
Yıl boyunca kentte ortalama 164 yağışlı gün bulunmaktadır.Aastas on keskmiselt 161 sajupäeva.
Bahar ayları bol yağışlı geçmektedir.Ülejäänud kuudel sajab tugevalt.
Yağışlar genellikle güneybatı yönünden gelir.Tuul puhub tavaliselt läänest.
Adada yıllık yağış ortalamaları 2.500 ila 3.000 mm arasındadır.Aasta keskmine sademete hulk on sellel saarel isegi suurem, umbes 2500 mm.
Yağışların büyük bir bölümü kış ve ilkbahar aylarında düşmektedir.Enamus seemneid variseb talvel ja kevadel.
Bu bölümde yağışlar doğu bölümüne göre daha azdır.Samuti on sealses piirkonnas sademete hulk võrreldes riigi kesk- ja idaosaga väiksem.
Mevsimin geç olması dolayısıyla hava devamlı yağışlıydı.Õhk oli lämbe, sellest hoolimata et päev läbi oli vihma sadanud.
Ohio'da yoğun yağıştan dolayı iki kişi yaşamını yitirmiştir.Haitil hukkus troopilise tormi Isaaci toodud tugeva tuule ja vihmasadude tõttu vähemalt neli inimest.
Bu dönemde yarışmacıların vücutları zeytin yağı ile de yağlanmıştır.Enne maadlust peavad võistlejad endid üle kogu keha määrima oliiviõliga.
Yağışlar genelde ilkbahardadır.Kõige rohkem sajab harilikult kevaditi.
Nem oranı yüksektir ve yıl içinde düzenli olarak çok yağış alır.Sajab piisavalt palju ja aasta jooksul ühtlaselt.
Subtropik çöllerdeki yağış sıcaklığı çok düşüktür.Temperatuuri suhtes subtroopilise taime kohta samuti vähenõudlik.
Ekvatorun güneyinde yer alan kent, yıl boyunca yağışlıdır.Vihmaveest toituv Amazonas on aasta läbi veerohke.
En yağışlı ay Mayıs olup ortalama yağış 194 mm dir.Kõige sademerohkem kuu on mai, kui sajab 133 mm.
Yağı alınan tohumlar hayvan yemi olarak kullanılır.Õlitootmise jääke kasutatakse loomasöödana.
4 aylık bir yağıştan yeni çıkmış, şimdi 8 ay kurak mevsim başlayacak.4개월의 우기를 막 지나서 8개월의 건기로 들어가고 있습니다.
4 aylık bir yağıştan yeni çıkmış, şimdi 8 ay kurak mevsim başlayacak.8ヶ月の乾季が始まろうとしています この長い乾季に起きる変化を見てみましょう
4 aylık bir yağıştan yeni çıkmış, şimdi 8 ay kurak mevsim başlayacak.Acaban de pasar cuatro meses de lluvia, y ahora va a pasar ocho meses de estación seca.
4 aylık bir yağıştan yeni çıkmış, şimdi 8 ay kurak mevsim başlayacak.Acabou de passar por quatro meses de chuva, e vai agora passar por oito meses de estação seca.
4 aylık bir yağıştan yeni çıkmış, şimdi 8 ay kurak mevsim başlayacak.Épp most vagyunk túl egy több hónapos esős időszakon, előttünk egy 8 hónapos száraz időszakkal.

İlgili Sayfalar