On dokuzuncu ve yirminci yüzyıllarda, elmalı turta Amerikan refah ve ulusal gururun sembolü haline geldi.Na przestrzeni XIX i XX wieku stało się symbolem amerykańskiego dobrobytu i narodową dumą.
Kur'an-ı Kerîm Velâyet’in Dûnun’undan olan Nübüvvet’e özgü olarak yirmi sekiz hurûf ile indirilmiştir.Według jednego ze świadków pochodzili oni z Chełma i było ich około stu dwudziestu.
En kötü sonuçlarını ise 2007 yılında yarı finalde aldığı yirmi dördüncülüktür.Jego najlepszy wynik to dwudzieste czwarte miejsce w 2010.
Bunun üzerine kadın ben yüz yirmi yaşındayım yanıtını vermiştir.Miała wówczas 26 lat, postać odtwarzana przez nią ma 22 lata.
Birlikte oldukları yirmi sene boyunca beraber yaşadılar ve çalıştılar.Dziękujemy za te 20 lat, że jesteście z nami.
Uranüs'ün yirmi yedi bilinen doğal uydusu vardır.Uran ma 27 znanych księżyców.
Çalışmalar kapsamında yirmi beş şarkı ortaya çıktı ve bunlardan on bir tanesi albüme dahil edildi.W sumie, podczas wszystkich sesji, powstało dwadzieścia pięć utworów, z których dziesięć wydano na albumie.
Fred : Yirmi yaşlarında bir erkek.Chłopak ok. dwudziestoletni.
Ocak 1818'de Caspar David Friedrich, kendinden yirmi yaş küçük olan Christiane Caroline Bommer ile evlendi.W styczniu 1818, ku zaskoczeniu przyjaciół, ożenił się z 25-letnią Christianą Caroliną Bommer.
Bu yırtıcı kuş hakkında çok az şey bilinmesinin sebebi çok az görülmesidir.Bardzo mało wiadomo o tym ptaku z powodu znikomej liczby przeprowadzonych obserwacji.
Kara Davut Paşa'nın sadrazamlığı ancak yirmi yedi gün sürdü.Rządy Osbalda trwały zaledwie 27 dni.
2., 3. ve 4. sezonlar yirmişer bölümlük yeni bir formatta, 5 parçalı bir hikâye ile başlamıştır.Następnie serie trzecią, czwartą i piątą, które stanowią oddzielną historię.
Ailelerin yüzde on sekizinden fazlası, nüfusun yüzde yirmi ikisinden fazlası yoksulluk sınırının altındadır.(Mój przyjaciel pewnie ma dwadzieścia dwa lata. (dosł. będzie miał)) rozkazu: Farai qualcosa.
Yirmi iki saat boyunca insanlar ve hayvanlar oradan taburcu edildi.Po drodze zabijali napotkanych ludzi i zwierzęta, zajmując 22 twierdze.
Allosaurus: Jura döneminin en büyük yırtıcılarındandır.Na jednym z dłuższych boków znajdują się ozdobne rozety.
Böylece öğrenim hayatını yirmi üç yaşında bitirmiş oldu.Studia te ukończył w wieku 23 lat.
Kendi tasarımları olan A7V'den yalnızca yirmi kadar üretmişlerdir.Do końca wojny oddano do użycia tylko 20 A7V.
İskelet ve karaciğerde biriken kaliforniyumun yarısı sırasıyla elli ve yirmi yılda gider.Biologiczny okres półtrwania dla szkieletu i wątroby wynosi odpowiednio 50 i 20 lat.
Stokholm il meclisi (Stockholms läns landsting) yirmi bir İsveç il meclislerinden bir tanesidir.Stockholms kommun lub Stockholms stad) – jedna z 290 gmin Szwecji.
Toplamda yirmi iki kadın, on yedi erkek saçı eklenmiştir.W kadrze znalazło się 22 zawodników – 17 mężczyzn i 5 kobiet.
Ancak bu eserlerden sadece yirmi yedisi günümüze kadar gelebilmiştir.Wyczynu tego dokonał tuż przed 47.
Eğer ilk yumurtalar yırtıcılar tarafından yokedilirse dişi temmuz ayı sonuna kadar tekrar yumurtlayabilir.Jeśli lęgi przeciągają się, samica może znieść jaja nawet pod koniec sierpnia.
Bunların yirmi biri Jean-François Millet'nin eserlerinden yapılan kopyalardır.Sporządził ich około 40, w tym około 20 inspirowanych pracami Jean-François Milleta.
Hey God ise ilk yirmide yer aldı.Olympia i zajął miejsce dwudzieste pierwsze.
Tülay yirmidört yaşında bir üniversite öğrencisidir.Wygląda na starszą niż uczennica gimnazjum.
Böylece üç kere yedi yirmibirdir.Nie wie ile to 7 razy 7.
İkilinin şu ana kadar yaptıkları işler yirmi farklı dilde yayınlanmıştır.Jej dzieła były tłumaczone jak dotąd na 12 języków.
Etçil ve yırtıcıdırlar.Uprawiany i dziczejący.
Enerji sektöründe yirmiden fazla enstitü ve araştırma kurumu bulunmaktadır.Ponadto należy do niego ponad 20 instytutów i stacji badawczych zlokalizowanych w innych miejscach.
Şu an için Birliğin yirmi iki gözlemci üyesi bulunmaktadır.Obecnie do organizacji należą dwadzieścia dwa państwa.
İsmail yirmi yılını hapiste geçirdi.Jego wspólnik Ismail otrzymał wyrok 22 lat więzienia.
1986 yılında kurulan grup yirmi yıldan fazla süre içinde aktif halde olmuştur.Grupa założona w 1967 działała przez dziesięć lat.
Ressam, önemli eserlerini vermeye başladığında henüz yirmi üç yaşındaydı.Chłopak ma 23 lata i wielki talent do malowania.
Kızlar cüceyi tutmaya çabalarken o habire bağırıyormuş: - Ceketimi yırtmayın!Jej matka budzi się z krzykiem: Nie zabijajcie mi dziecka!
38 yıllık kariyeri boyunca yüz yirmi filmde rol aldı.W ciągu swojego życia napisał 23 dzieła w 108 tomach.
Yırtıldıkları zaman kişiye en çok zarar veren plaklar bunlardır.Najbardziej podatne na uszkodzenia są drzewa liściaste.
19'un üstündeki sayılar dikey olarak yirminin kuvvetleri olarak yazılır.Po 29. poziomie, nazwy poziomów składają się z liczb w systemie szesnastkowym.
Yirmi dört kez Türkiye şampiyonu oldu.29 razy zostawał mistrzem Węgier.
Şarkı daha sonraki hafta Hot 100 listesinde yirmi iki numaraya geriledi.Piosenka spędziła 32 tygodnie na liście Hot 100.
Ancak büyük bir şanssızlık sonucu yirmi dört de yirminci(43 Puanla) oldular.Ponieśli tam minimalną porażkę (43:47).
Yirmi yaşındayken dünyayı dolaşmaya karar verdi.W wieku 23 lat postanowił wyjechać za granicę.
Sayıları yirminin üzerindedir.Pręciki liczne, powyżej 20.
Yirmi yıl sonra, 1225 yılında, Flandre'de bir adam, ölü Baudouin olduğunu iddia etti.W 1225 we Flandrii pojawił się człowiek Bertrand z Ray, podający się za zmarłego Baldwina.
Amsterdam'da, Rijksmuseum koleksiyonunda bulunan resimlerinden yirmisi de bu tür çalışmalardandır.W zbiorach Rijksmuseum w Amsterdamie znajduje się czterdzieści prac Ravesteyna.
Yirmi yıl sonra, Hristiyanlık ve tektanrıcılık onun yerini almış oldu.Dwa lata później wraz z sympatykami przyjął chrzest.
Psi (Ψ ψ) (Yunanca:Ψι, Psi), Yunan Alfabesi'nin yirmiüçüncü harfidir.Psi (st.gr. ψῖ, nw.gr. ψι, pisana Ψψ) – dwudziesta trzecia litera alfabetu greckiego.
TDK kapatılınca buradan ayrıldı; yayınevlerinde yirmi yıl yayın sorumlusu olarak çalıştı.Po rewolucji zajmował się dziennikarstwem i dopiero w latach dwudziestych poświęcił się pracy pisarskiej.
1822 yılında, en az yirmi beş dili ve lehçeyi çok iyi bir şekilde konuşabilir duruma gelmiştir.Od roku 1885 obie odmiany języka są równoprawne w mowie i piśmie.
Havalimanından Bagan arabayla yirmi dakika sürmektedir.Pasażerowie potrzebują przynajmniej 20 minut, aby dotrzeć do parkingu.
Yirmi yıldan uzun bir süre, gazetelerde tefrika halinde yayımlandı.Wcześniej, przez wieki funkcjonowała ona w Izraelu w formie przekazu ustnego.
Bu görevdeki ilk kadın ve yirmi üçüncü kişiydi.Jean była pierwszą czarnoskórą osobą oraz trzecią kobietą na tym stanowisku.
Toplam yirmi bir kitaptan oluşan serinin tamamı Türkçeye çevrilmiştir.Jeszcze przed zakazem literatura biblijna została porozdzielana do 20 składów rozrzuconych po całej Rumunii.
Gecenin sonunda 30 puanla yirminci olmuştur.Pod koniec życia miał ich 20 tysięcy.
O, yirminin üzerinde olamaz.Ona nie może mieć więcej niż dwadzieścia lat.
Kız kardeşim yirmi bir yaşında bir üniversite öğrencisidir.Moja siostra ma dwadzieścia jeden lat, jest studentką na uniwersytecie.
Bu görevdeki ilk kadın ve yirmi üçüncü kişiydi.Hon var den första kvinnan och tjugotredje personen att inneha det ämbetet.
Etçil ve yırtıcıdırlar.De voro då förfärade och undersamme.
Ocak 2016 itibarıyla, bu hastalık Amerika kıtasında yirmi yerde görülmüştür .I januari 2016 hade sjukdomen upptäckts i tjugo olika regioner i Nord- och Sydamerika.
Bu beygir gücü konsepti yaklaşık yirmi yıl süresince markanın birçok reklamında kullanıldı.Konceptet med hästkrafter har utvecklats i många av varumärkets annonser under cirka tjugo år.
26 Eylül 2014 tarihinde, yirmi rakip şarkı MRT TV kanalının Stisni Plej programı sırasında açıklanmıştır.De tjugo konkurrerande låtar kännagavs den 26 september 2014 under MRT TV-programmet Stisni Plej.