Ana madde: kaliforniyum izotopları Kaliforniyumun tanımlanan yirmi radyoizotopu bulunmaktadır.Er zijn 19 radio-isotopen van californium bekend.
Beşinci şiir akrostiş olmamasına rağmen yirmi iki mısra bulunur.Het vijfde klaaglied is niet acrostisch, maar heeft wel 22 verzen.
Single uluslararası bir başarı yakaladı ve yirmi birden fazla ülkede liste başı oldu.De single was een wereldwijd succes en bereikte in diverse landen de top 10 van de hitlijsten.
Film, ilk filmden yirmi yıl sonrasında gelişen olayları konu alır.De film begint 23 jaar na de gebeurtenissen uit de eerste film.
Ayrıca yirmi yol boyunca yazları Büyükada’daki yazlığında geçirmiştir.Ook vertrok hier in de zomermaanden Touristtram-lijn 20.
Yirmi yıl sonra da kendisi öldürülmüştür.Twintig jaar later ontmoette ze hem.
Çift, evlendikten sonra Brüksel'e giderek burada yirmi yıl yaşadı.Na het huwelijk heeft het echtpaar een aantal jaren in Brussel gewoond.
Abel 1829 yılında, yirmi altı yaşındayken, verem sebebiyle hayatını kaybetti.Abel overleed in 1829 op zesentwintigjarige leeftijd aan tuberculose.
Bunun üzerine kadın ben yüz yirmi yaşındayım yanıtını vermiştir.Haar man overleefde haar twintig jaar.
Minelenen her parçanın yaklaşık yirmi kere fırınlanması gerekir.Elk geëmailleerde werkstuk wordt zo’n twintig keer in de oven verhit.
Dielektrikte çatlaklar ve yırtıklara benzeyen elektrik arızası .De gelijmde elektrische scheidingslas of lijmlas.
Transmisyon kayışı yırtılmış.Deze zender is failliet.
Kitapta yirmi beş öykü bulunmaktadır.In het boek 25 Sterke Verhalen.
1942 yılında yirmiden fazla tarama kampı mevcuttu.In 2014 produceerde het bedrijf ruim veertig verschillende smaken.
Baraka, yirmi yıllık süre içinde 70 mm Todd-AO formatında çekilen bir ilktir.Baraka was de eerste film die weer werd gefilmd in 70mm Todd-AO-formaat na meer dan 20 jaar.
Kitapta toplam yirmi iki hikâye bulunmaktadır.Het boek bevat twintig korte verhalen.
Albüm, Billboard 200 listesinde ilk onda 51, ilk yirmide ise 60 hafta geçirmiştir.Het stond 51 weken in de top tien van de Billboard 200 en 60 weken in de top twintig.
Taharqa, Mısır'ın yirmi beşinci hanedanına ait bir firavun ve Kuş Kralı.Taharqa was een koning van Koesj en farao van de 25e Dynastie van Egypte.
Böylece Akon'ın, bu listede ilk yirmiye giren sekizinci solo şarkısı olmuştur.Het werd Smits twintigste nummer 1-hit in deze lijst.
Yirmi yıl Venedik'te yaşadı.Ze woont al meer dan twintig jaar in Gent.
Yırtıcı şekilde yaşayan kuşlardır.Onvolwassen vogels zijn gespikkeld.
Bu antlaşma sonrasında yirmi üç sene sürecek bir sulh devresi başladı (Bkz.Sindsdien is de club al bijna achtentwintig jaar op zoek naar een nieuwe doorbraak.
Giganotosaurus bölgesindeki en büyük yırtıcıydı.Hetzelfde effect deed zich voor bij de gigantische vorm Giganotosaurus.
Genellikle 17-25 yaş arası sürdüğünden halk arasında yirmi yaş dişi olarak bilinmektedir.Als bovenste leeftijdsgrens wordt doorgaans 20-25 jaar aangehouden.
Yirmi yıl hapis cezası aldı.Hij krijgt twintig jaar celstraf.
Aort yırtılması başlıca ölüm nedenidir.Jacht is de voornaamste doodsoorzaak.
1986 yılında kurulan grup yirmi yıldan fazla süre içinde aktif halde olmuştur.Het bureau was meer dan twintig jaar lang actief.
Yirmi bir yaşındaydı ama çalışmaktan ziyade yazmak istiyordu.Op de leeftijd van 20 jaar besloot hij om te leren lezen en schrijven.
Tülay yirmidört yaşında bir üniversite öğrencisidir.Kaolla Su Een dertienjarige uitwisselingsstudente.
Yirmi üyeden oluşan bir kabine kurdu.Tragel bestaat uit een twintigtal huizen.
38 yıllık kariyeri boyunca yüz yirmi filmde rol aldı.Tijdens zijn 48-jarige carrière maakte hij 113 films.
2008 Supercopa de España, organizasyonun yirmi beşinci ayağıdır.De Supercopa de España 2015 was de 29e editie van de Supercopa de España.
Bu şekiller, dörtgen (ateş), sekizgen (hava) , yirmigen (su) ve kübik (toprak)’dir.Deze takken hebben een lengte van meer dan acht (westelijke) en vier kilometer.
Eğer ilk yumurtalar yırtıcılar tarafından yokedilirse dişi temmuz ayı sonuna kadar tekrar yumurtlayabilir.Als een eerste nestholte door indringers is veroverd kan dit tot in juni worden uitgesteld.
Ethel, yirminci doğumgününü kutlamak için hastanedeki Ray'i ziyarete gelir.Ward moet van haar het hotel afhuren voor hun dertigste huwelijksverjaardag.
En az yirmi iki kişi öldü.Ten minste 22 mensen komen om het leven.
Saat onu yirmi geçiyor.Het is tien voor half elf.
Seni yirmi dakika içerisinde geri arayabilir miyim?Kan ik je over twintig minuten terugbellen?
O, en fazla yirmi yaşındadır.Ze is hoogstens 20.
Hemen hemen yirmi yıl boyunca, ona her ay bir kez yazdım.Ik heb hem elke maand een keer geschreven gedurende bijna twintig jaar.
O henüz yirmiye girdi.Ze is net twintig geworden.
Sınıftaki kızların ortalama büyüklükleri, bir metre yirmi beş santimetreden daha fazladır.De gemiddelde grootte van de meisjes in de klas is meer dan een meter vijfenvijftig.
Onun yirmi çocuğu var.Ze heeft twintig kinderen.
Saat biri yirmi geçiyor.Het is tien voor half twee.
Saat ikiye yirmi var.Het is tien over half twee.
Her hafta yirmi kitap okur.Hij leest elke week twintig boeken.
Tom yirmibir oyununda genellikle kaybeder.Tom verliest meestal bij het eenentwintigen.
Mehmedbeyova hâlâ yirmi yaşlarında yaşayan bir ikon haline geldi.Mamiedbiekowa stała się żywą ikoną jeszcze w wieku dwudziestu kilku lat.
Yirmi bir finalist, 1 Ocak 2006 tarihinde açıklandı.21 finalistów zostało ogłoszonych 1 stycznia 2006.
Yirmi iki yaşına geldiğinde Toulouse'a döndü ve yeniden müzik ile ilgilenmeye başladı.W wieku dwudziestu dwóch lat powróciła jednak do Tournefeuille, gdzie postanowiła zająć się muzyką.
Peter Facinelli, Carlisle Cullen: Yirmilerinde görünen 362 yaşındaki sevecen bir vampir.Peter Facinelli jako Carlisle Cullen - 368-letni wampir o wyglądzie trzydziestoletniego mężczyzny.
Son olarak yirmi dokuz numaraya ulaştı.Ostatecznie zajęli dwudziestą dziewiątą pozycję.
1994 yılının sonunda, Pepsi Max yaklaşık yirmi ülkede satıldı.Pepsi Max został wydany w około dwudziestu krajach.
Big Freeze), Büyük Yırtılma'ya (İng.Snilovské sedlo) na Wielki Rozsutec.
Sığırcıklar Melbourne'a 1857 yılında, Sidney'e de bundan yirmi yıl sonra getirilmiştir.W 1857 szpaki wprowadzono do Melbourne, 20 lat później do Sydney.
Sekiz eğitmen ve yirmi öğrenci vardı.20 uczniów i studentów.
28 üye ülkenin ikisi Kuzey Amerika'da (ABD ve Kanada), yirmi altısı ise Avrupa'da yer almaktadır.Na 29 członków NATO, dwóch z nich pochodzi z Ameryki Północnej (Kanada oraz USA), a pozostali z Europy.
Onlar size kuzu postuna bürünerek yaklaşırlar, ama özde yırtıcı kurtlardır.I przywiążesz je jako znak na rękę twoją, i niechaj będą jako przepaska między oczyma twoimi.
Dodgson bundan sonraki yirmialtı yıl boyunca bu görevi sürdüdü.Dodgson został tam przez następne trzy lata.
1916’da henüz yirmi yaşındayken, aynı zamanda bir politik aktivist olan maden işçisi Julián Ruiz ile evlendi.W 1916, w wieku 20 lat, poślubiła działacza Juliána Ruiza.