Ana içeriğe geç
Sözlük

yır ile cümle

yır kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
8
ORT. KELİME
Bu, bir yıldızın bir karadelik tarafından yırtılması.This is a star being ripped apart by a black hole.
Bu yüzden de bu yıldız karadelik tarafından bir nevi yırtılıyor.So this star is kind of being ripped apart by the black hole.
Yani, dakikada yirmi-sekiz feet, önce bunun dakikada kaç inç olduğunu bulalım.So twenty-eight feet per minute, let's first figure out how many inches per minute that is.
Yani, on-iki kere yirmi-sekiz -- bir bakalım.So, twelve times twenty-eight -- let's see.
Sonuç olarak beşte yirmi-sekiz elde ederiz.So then that gets us twenty-eight over five.
Şapkasını çıkardı, onun bıyıkları ve bandajlar ve şiddetli bir jest ile yırttı.He took off his hat, and with a violent gesture tore at his whiskers and bandages.
Kan örtüsü On bir karışıklık oldu ve sayfanın yırtık olmuştu.On the counterpane was a mess of blood, and the sheet had been torn.
Sandalyenin koltuğun ön kenarı üzerinde yirmi santim hazırlanıyor dinlenmek için geldi.It came to rest poised twenty inches above the front edge of the seat of the chair.
Bize aşağıdaki karenin alanının yüzde yirmisinin taranması gerektiği söyleniyor.We're asked to shade 20% of the square below.
Yüzde yirmi eşittir- şimdi bunu yazıyla yazalım- yüzde yirmi20% is equal to-- I'm just writing it out as a word-- 20 percent, which literally means 20 per cent.
Yüzde yirmi.20 per 100.
Biz yirmi tane tarayacaktık, yani bir satır daha taramalıyız.And we want to do 20, so that'll be one more row.
Böylece yüz tane karenin yirmisini taramış oldum.And then I would have shaded in 20 of the 100 squares.
Kahrolasını yırt dediğimde --- Nasıl dokunduğumu görüyorsun değil mi?When I say rip his fuckin' --- you know how I am about touchin' him, right?
Soğuk hissettirmesinin nedeni sudan yirmibeş kat daha hızlı buharlaşıyor olması.And the reason it feels cold is because it evaporates 25 times faster than water.
"Lütfen kağıdı yırtıp, parçalayın."Please shred the piece of paper.
Soldaki havarinin giysisinde küçük bir yırtık var, sanırım fakir olmalı.The Apostle on the right looks like he has a little bit of a cold. His nose is a little red.
Yağmurla rüzgar onları yırtacak her şekilde.The rain and the wind will take them off anyway.
Dört kere beş yirmidir.And of course you have this decimal right here. Five times four is 20.
Yirmi sekiz yasinda bir cep telefonu bayii sahibi.A 28-year-old cell phone shop owner.
Yirmi bir yasinda bir keşiş.A 21-year-old monk.
Yirmi dort yasinda bir kamyon surucusu.A 24-year-old truck driver.
Yirmi dort yasinda bir sokak supurucusu.A 24-year-old road sweeper.
Yirmi bir yasinda bir gezgin ciftci.An 81-year-old itinerant farmer.
Ve son olarak bu da konustugum yirmi alti yasinda bir rahibe.Finally, this is a 26-year-old nun I spoke to.
Ardından, çaresizlik bir jest, yüzünü maske yırttı ve fırlattı zemin üzerine.Then, with a gesture of desperation, he tore the mask from his face and hurled it upon the ground.
Yarım bir kobay yirmi dakika içinde bunu! 'Half a guinea if you do it in twenty minutes!'
Bu benim değil yedi-yirmi yıl için ilk Cumartesi gecesi kauçuk. "It is the first Saturday night for seven- and-twenty years that I have not had my rubber."
Aldığımız posterlerin yüzde yirmisi okullardan geliyor.Twenty percent of the posters we are receiving comes from schools.
250 -- affedersiniz, 50.000 insan yedi yirmi dört çalışıyor.250 -- excuse me, 50,000 people working 24 hours, seven days.
Ama dünya üzerinde ki en büyük yirmi şehirde .65 percent of the landmass of our cities are parked cars.
Şimdi bu plakda yırtılma var.Now this plaque has rupture.
Sebebi ne olursa olsun, yırtıldı.For whatever reason, it ruptures.
Yırtılınca, basitleştirilmiş şekilde anlatıyorum ben şimdi.When it ruptures, now it sudden i am doing a simplification of the process right over here.
Yirmibeş Alman turistle ne yapacağım? Ne yapacağım bunları?What do I do with twenty-five German tourists?
Ardından aynı ses midemin derinliklerinden, boğazımı yırtarcasına yine geldi."Then the sound came again, forced from somewhere deep inside my belly and scraping my throat raw."
- Yirmi yıldır... ...seni bir kez bile reddetmedim.- Twenty years.
Rahmi yırtılırdı.) Rahmi yırtılırdı.Christopher McDougall:
Üreme organlarınız yırtılırdı.Torn reproductive organs.
Yirmi bir yaşındaydı.She was 21 years old.
Ve on üzeri eksi on bir kere on üzeri yirmidört izlemini yapalım.So 10 to the negative 11th times 10 to the negative 24th.
Yani yirmi dört eksi on bir kaç eder?So what's 24 minus 11?
Okyanus yırtıcılarından kaçan balık sürüleri kıyıya yaklaşarak saklanırlarFish shoals like these seek refuge from open ocean predators by keeping near the shoreline
Bu sürede belki yirmi-yirmibeş farklı insansı tür oluşmuştur.In the interval, there have been perhaps 20 or 25 different species of hominids.
Bu işe ilk giriştiğimde yüzde yirmi civarında olduğunu düşünüyordum.I was imagining it was like 20 percent when I first started.
Burada, yirmi güzel çocuk ve altı saygın yetişkinin anısına toplanmış bulunuyoruz.We gather here in memory of twenty beautiful children and six remarkable adults.
Yirminci yüzyılın ilk yarısı insan ilişkileri açısından tam bir felaketti. bir tufan.The first half of the 20th century was an absolute disaster in human affairs, a cataclysm.
Pantolonum yırtıldı!My pants broke!
Birbirlerini ısırma eğilimi gösteriyorlar, genellikle oldukça yırtıcı bir şekilde ve yüzlerinden.They tend to bite each other, often quite ferociously and usually on the face.
Yetişkin nüfusun yaklaşık yüzde yirmisi hasta.About 20 percent of the adult population are infected.
Bu Konzo hastalığı, Afrika'da açıklamasını yapmak için yirmi yılımı harcadım.This is the disease, Konzo, I spent 20 years elucidating in Africa.
Bugun dunyada yirmi milyon multeci var.Today we have 20 million refugees in the world.
"Bu işe yaramaz yırtıcı benim okyanusumda açlıktan ölecek."like, "This useless predator's going to starve in my ocean."
Üniversitede futbol oynarken eklem kıkırdağımı yırttım.So I tore my knee joint meniscus cartilage playing soccer in college.
Sonra eklemimi yırtmaya devam ettim ve sonunda dizim iltihap topladı.Then I went on to tear my ACL, the ligament in my knee, and then developed an arthritic knee.
İç savaşlarda katledilen insan sayısı da, geçtiğimiz on - yirmi yıl önceye kıyasla azaldı.The number of people killed in civil wars also is much lower today than it was a decade ago or two.
Bir ya da iki euro yoğun saatlerde arabaların yüzde yirmisinin ortadan kaybolması için yeterliydi.One or two euros was enough to make 20 percent of cars disappear from rush hours.
O oranı az yirmi asla!I shall never get to twenty at that rate!
- Dünya'nın kendi ekseni yuvarlak açmak için yirmi dört saat sürerYou see the earth takes twenty-four hours to turn round on its axis--'
"Yirmi dört saat, sanırım ya da on iki?'Twenty-four hours, I THlNK; or is it twelve?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod