yıpranmış ile cümle
yıpranmış kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
‹‹ ‹Bütün bunları yaparken yüreğin ne kadar yıpranmış› diyor Egemen RAB, ‹Yüzsüz bir fahişe gibi davrandın!Quão fraco é teu coração, diz o Senhor Deus, fazendo tu todas estas coisas, obra duma meretriz desenfreada,
‹‹ ‹Bütün bunları yaparken yüreğin ne kadar yıpranmış› diyor Egemen RAB, ‹Yüzsüz bir fahişe gibi davrandın!TUHAN Yang Mahatinggi berkata, "Semuanya itu telah kaulakukan seperti pelacur yang tak tahu malu
‹‹ ‹Bütün bunları yaparken yüreğin ne kadar yıpranmış› diyor Egemen RAB, ‹Yüzsüz bir fahişe gibi davrandın!Колко е слабо сърцето ти, казва Господ Иеова, Като вършиш всички тия работи, Дело на безочлива блудница!
‹‹ ‹Bütün bunları yaparken yüreğin ne kadar yıpranmış› diyor Egemen RAB, ‹Yüzsüz bir fahişe gibi davrandın!מה אמלה לבתך נאם אדני יהוה בעשותך את כל אלה מעשה אשה זונה שלטת׃
‹‹ ‹Bütün bunları yaparken yüreğin ne kadar yıpranmış› diyor Egemen RAB, ‹Yüzsüz bir fahişe gibi davrandın!ما امرض قلبك يقول السيد الرب اذ فعلت كل هذا فعل امرأة زانية سليطة
‹‹ ‹Bütün bunları yaparken yüreğin ne kadar yıpranmış› diyor Egemen RAB, ‹Yüzsüz bir fahişe gibi davrandın!主 耶 和 華 說 、 你 行 這 一 切 事 、 都 是 不 知 羞 恥 妓 女 所 行 的 、 可 見 你 的 心 是 何 等 懦 弱
‹‹ ‹Bütün bunları yaparken yüreğin ne kadar yıpranmış› diyor Egemen RAB, ‹Yüzsüz bir fahişe gibi davrandın!主 耶和華 說 、 你 行這 一切事 、 都 是 不知羞 恥 妓女 所 行的 、 可見 你 的 心 是 何等 懦弱
Demode. Yıpranmış. Öyle değil.Hebben ons niets te melden, verouderd, voorbij, maar niet heus.
Demode. Yıpranmış. Öyle değil.lãng quên, biến mất -- không hẳn.
Eksik parçalar ve dişlerle sonunda korkunç derecede yıpranmışBạn có thể thành ra trông giống
Eksik parçalar ve dişlerle sonunda korkunç derecede yıpranmış Bay Patates Kafa'ya benzeyebilirsiniz.Ai putea ajunge să arăți ca un Domn Cartof oribil de desfigurat, cu dinți și părți lipsă.
Eksik parçalar ve dişlerle sonunda korkunç derecede yıpranmış Bay Patates Kafa'ya benzeyebilirsiniz.Moglibyśmy wyglądać jak strasznie podrapany pan Bulwa z ubytkami części ciała i zębów.
Eksik parçalar ve dişlerle sonunda korkunç derecede yıpranmış Bay Patates Kafa'ya benzeyebilirsiniz.Morda boste na koncu izgledali kot kakšna zmečkana igrača brez delov telesa in brez zob.
Eksik parçalar ve dişlerle sonunda korkunç derecede yıpranmış Bay Patates Kafa'ya benzeyebilirsiniz.Napokon by ste mohli vyzerať ako príšerne otrhaný Pán Zemiak s chýbajúcimi časťami tela a umelým chrupom.
Eksik parçalar ve dişlerle sonunda korkunç derecede yıpranmış Bay Patates Kafa'ya benzeyebilirsiniz.Potreste finire per assomigliare a un orribile strascicato Mr. Potato con pezzi mancanti e la dentiera.
Eksik parçalar ve dişlerle sonunda korkunç derecede yıpranmış Bay Patates Kafa'ya benzeyebilirsiniz.Ίσως καταλήξεις να μοιάζεις με έναν σημαδεμένο γέρο-Πατάτα με λειψά κομμάτια και μασέλα.
Eksik parçalar ve dişlerle sonunda korkunç derecede yıpranmış이나 틀니없이 결국, 여러분은 이도 빠지고 무섭게 닳아없어진
Eksik parçalar ve dişlerle sonunda korkunç derecede yıpranmışMudar a massa corporal?
Eksik parçalar ve dişlerle sonunda korkunç derecede yıpranmışאולי תראו בסוף כמו ראש תפוח אדמה ממש משופשף
Eksik parçalar ve dişlerle sonunda korkunç derecede yıpranmışستبدو في النهاية بالٍ ربما مثل السيد رأس البطاطا
Eksik parçalar ve dişlerle sonunda korkunç derecede yıpranmışミスタ-・ポテトヘッドみたいになって パーツや歯が欠けてしまっているかもしれない
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.A chociażem przymawiał onej cudzołożnicy zastarzałej, a iż oni raz z jedną, raz z drugą nierząd płodzą,
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Da sa jeg om den utslitte skjøge: Nu driver de rett hor med henne, ja med henne.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Então disse eu da envelhecida em adultérios: Agora deveras se contaminarão com ela e ela com eles.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.És mondék: Még az elaggott is házasságot tör? most már paráznaságod fog paráználkodni, és úgy lõn.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Ich aber gedachte: Sie ist der Ehebrecherei gewohnt von alters her; sie kann von der Hurerei nicht lassen.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Io pensavo di costei, abituata agli adultèri: Ora costoro si faranno complici delle sue prostituzioni
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.내가 음행으로 쇠한 여인을 가리켜 말하노라 그가 그래도 그들과 피차 행음하는도다
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Så sagde jeg: Således har de horet, på Skøgevis har de bolet.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Ta bèn phán về kẻ đã già trong sự tà dâm rằng: Bây giờ chúng sẽ gian dâm với nó, và nó với chúng.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Ta bèn phán về kẻ đã già trong sự tà_dâm rằng : Bây_giờ chúng sẽ gian_dâm với nó , và nó với chúng .
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Tedaj sem dejal o njej, ki je opešala vsled prešeštvovanja: Bodo li še zdaj prešeštvovali ž njo, in ona tudi?
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Vtedy som povedal o tej zodranej od mnohonásobného cudzoložstva: Teraz už budú smilniť s ňou a ona s nimi.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Zouden zij overspel plegen met deze verlepte prostituées?
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Τοτε ειπα προς την καταγηρασασαν εν μοιχειαις, Τωρα καμνουσι πορνειας μετ' αυτης και αυτη μετ' εκεινων
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Тогава рекох за престарялата в прелюбодействува: Сега ли ще блудствуват с нея, дори с нея!
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.Тогда сказал Я об одряхлевшей в прелюбодействе: теперь кончатся блудодеяния ее вместес нею.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.ואמר לבלה נאופים עת יזנה תזנותיה והיא׃
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.فقلت عن البالية في الزنى الآن يزنون زنى معها وهي***.
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.我 論 這 行 淫 衰 老 的 婦 人 說 、 現 在 人 還 要 與 他 行 淫 、 他 也 要 與 人 行 淫
Fahişelikten yıpranmış kadın için, ‹Bırakın, fahişe olarak kullansınlar onu. Çünkü öyledir› dedim.我 論這 行淫 衰老 的 婦人說 、 現 在 人還 要 與 他 行淫 、 他 也 要 與 人行 淫
Herkesin sinirleri yıpranmış.Todos tienen los nervios de punta.
Herkesin sinirleri yıpranmış.Нервы у всех на пределе. Если бы кто-нибудь знал, что происходит.
İşinden dolayı yıpranmış olmalı diye düşündü.Arra gondolt, hogy bizonyára a nehéz munka őrölte fel.
İşinden dolayı yıpranmış olmalı diye düşündü.Cố ấy đã nghĩ cha mình bị kiệt sức vì công việc.
İşinden dolayı yıpranmış olmalı diye düşündü.Ela pensou que ele devia ter ficado muito desgastado com o trabalho.
İşinden dolayı yıpranmış olmalı diye düşündü.Elle a pensé qu'il avait dû être épuisé par son métier.
İşinden dolayı yıpranmış olmalı diye düşündü.Gayla ajatteli tämän olleen työstä loppuun kulunut.
İşinden dolayı yıpranmış olmalı diye düşündü.Hon trodde han måste varit utsliten på grund av arbetet.
İşinden dolayı yıpranmış olmalı diye düşündü.그녀는 광부 일이 너무 고되었던 것이라고 생각했습니다.
İşinden dolayı yıpranmış olmalı diye düşündü.Myslela si, že bol iba zodratý prácou.
İşinden dolayı yıpranmış olmalı diye düşündü.Pensò che fosse spossato dal lavoro.
İşinden dolayı yıpranmış olmalı diye düşündü.Pensó que solo se había desgastado por el trabajo.
İşinden dolayı yıpranmış olmalı diye düşündü.S-a gândit că fusese epuizat de muncă.
İşinden dolayı yıpranmış olmalı diye düşündü.Sie dachte, die Arbeit muss ihn ausgelaugt haben.
İşinden dolayı yıpranmış olmalı diye düşündü.Stwierdziła, że pewnie wykończyła go praca.
İşinden dolayı yıpranmış olmalı diye düşündü.Ze dacht dat hij gewoon uitgeput was door het werk.
İşinden dolayı yıpranmış olmalı diye düşündü.Σκέφτηκε πως μάλλον τον είχε εξαντλήσει η δουλειά του.
İşinden dolayı yıpranmış olmalı diye düşündü.Вона подумала, що батько, мабуть, був виснажений тяжкою працею.
İşinden dolayı yıpranmış olmalı diye düşündü.И тя мислила, че той бил изхабен от тежката си работа.