yıldızlar ile cümle
yıldızlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Yıldızlar dağılıp döküldüğü zaman,And the stars dispersed,
Ve ram etmiştir size geceyle gündüzü, güneşle ayı; yıldızlar da ram olmuştur emriyle.He harnessed the day and night for you, as also the sun, the moon and the stars, by His command.
Derken yıldızlara bir bakmıştı da,Then he looked up at the stars (they worshipped),
Ve geceleyin de onu tenzih et ve yıldızların batacağı sırada da.And glorify Him in the night and when the stars begin to wane.
Andolsun yıldızların yerlerine.So I call the placement of the stars to witness --
Yıldızların ışıkları sönünce.When the stars are obliterated,
Ve yıldızlar kararınca.The stars turn dim and scatter,
Doğup yürüyen ve burçlarına giren yıldızlara.The planets withdrawing into themselves,
Ve yıldızlar dökülüp saçılınca.And the stars dispersed,
Biz o yakın göğü bir süsle, yıldızlarla süsleyip donattık.He decked the nearest heavens with ornaments of stars,
Bu arada İbrahim yıldızlara bir göz attı,Then he looked up at the stars (they worshipped),
Gecenin bir bölümünde ve yıldızların ardından da O'nu tespih et!And glorify Him in the night and when the stars begin to wane.
İş onların sandığı gibi değil! Yıldızların doğup batma, kayıp düşme noktalarına yemin ediyorum.So I call the placement of the stars to witness --
Yıldızlar silinip süpürüldüğünde,When the stars are obliterated,
Yıldızlar ışıklarını yitirdiğinde,The stars turn dim and scatter,
Yıldızlar dökülüp saçıldığı zaman,And the stars dispersed,
Daha nice alametler (yarattı). Onlar, yıldızlarla da yollarını doğrulturlar.As well as many other signs, as by the stars (you) find direction.
Biz yakın göğü, bir süsle, yıldızlarla süsledik.He decked the nearest heavens with ornaments of stars,
Bunun üzerine İbrahim yıldızlara şöyle bir baktı.Then he looked up at the stars (they worshipped),
Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışından sonra da O'nu tesbih et.And glorify Him in the night and when the stars begin to wane.
Hayır! Yıldızların yerlerine yemin ederim ki,So I call the placement of the stars to witness --
Yıldızların ışığı söndürüldüğü zaman,When the stars are obliterated,
Yıldızlar (kararıp) döküldüğünde,The stars turn dim and scatter,
Yıldızlar döküldüğü zaman,And the stars dispersed,
Gerçekten biz dünya göğünü (o yakın göğü) bir zinetle, yıldızlarla süsledik.He decked the nearest heavens with ornaments of stars,
Derken yıldızlara bir baktı da: "Ben gerçekten hastayım" dedi.Then he looked up at the stars (they worshipped),
Gecenin bir kısmında ve yıldızların batışında da O'nu tesbih etAnd glorify Him in the night and when the stars begin to wane.
Hayır, yıldızların yerlerine yemin ederim.So I call the placement of the stars to witness --
Hani o yıldızlar silindiği zaman,When the stars are obliterated,
Yıldızlar bulandığında,The stars turn dim and scatter,
Şimdi yemin ederim o sinenlere (gündüzleri gözden kaybolan yıldızlara),So, I call the receding stars to witness,
Yıldızlar döküldüğü vakit,And the stars dispersed,
Biz yere en yakın semayı yıldızlarla süsledik. [67,5; 15,16-18]He decked the nearest heavens with ornaments of stars,
Kolayca akıp giden (yıldızlar, bulutlar vb.) şeylere,And those who move (on the water) gently,
Yıldızlar ve bitkiler hep secdededirler. [22,18]And the grasses and the trees bow (to Him) in adoration.
Yıldızlar yerlerinden düşüp dağıldığı zaman,The stars turn dim and scatter,
Bakın: Gündüzün sinip gizlenen yıldızlara...So, I call the receding stars to witness,
Yıldızlar parçalanıp etrafa saçıldığı zaman...And the stars dispersed,
Geceyi, gündüzü, güneşi ve ayı hizmetinize sundu. Yıldızlar da O'nun emri altındadır.He harnessed the day and night for you, as also the sun, the moon and the stars, by His command.
Ve göze çarpan işaretler... Yıldızlarla da yol bulurlar.As well as many other signs, as by the stars (you) find direction.
Yıldızlara bir göz attı.Then he looked up at the stars (they worshipped),
Geceleyin ve yıldızlar kaybolurken O'nu yücelt.And glorify Him in the night and when the stars begin to wane.
Düşerken yıldızlara andolsun.I CALL TO witness the star of the pleiades when it has dipped
Yıldızlar ve ağaçlar secde etmektedirler.And the grasses and the trees bow (to Him) in adoration.
Yıldızların yerlerine yemin ederim.So I call the placement of the stars to witness --
Yıldızlar söndürüldüğü,When the stars are obliterated,
Yıldızlar sönüp düştüğü zaman,The stars turn dim and scatter,
Andolsun gizlenen yıldızlara,So, I call the receding stars to witness,
Güneşi, ayı ve yıldızları buyruğuna boyun eğmiş vaziyette (yaratan O'dur).Verily, His are the creation and the command.
Yıldızların doğup batma, kayıp düşme noktalarına yemin ediyorum.I swear by the fallings of the stars
Yıldızların yerlerine yemin ederim ki,I swear by the fallings of the stars
Güneş, ay ve yıldızlar O'nun yönetimine boyun eğmiştir.Verily, His are the creation and the command.
Güneş, Ay, yıldızlar O'nun emrine boyun eğmiş.His is the creation and the command.
Onlar, yıldızlarla da yollarını doğrulturlar.And by the stars they guide themselves.
İnsanlar geceleyin de Allah'ın yarattığı yıldızlarla yönlerini bulurlar.And by the stars they guide themselves.
Yıldızlarla da bir kısım insanlar yol bulurlar.And by the stars they guide themselves.
Biz dünya semasını kandillerle, yıldızlarla süsledik, bozulup yıkılmaktan koruduk.And We decorated the lower universe with lamps, and for protection.
Yıldızlarla da yol bulurlar.And by the stars they guide themselves.
Geceleyin de, gecenin sonunda yıldızların batışının ardından da O'na ibadet edip tenzih et.And celebrate the praise of your Lord when you rise,
Yıldızlar da O'nun emriyle (size) boyun eğdirilmiştir.The stars are subjected by His Command.