yıldızlar ile cümle

yıldızlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Yıldızlar arası ortama göre yoğun gaz bulutları oluşmakta.We've learned that clouds of gas form that are relatively dense compared to interstellar space.
Yıldızlardaki nükleer reaksiyonları görmeyiz.We don't see those nuclear reactions in stars.
Ama öyle olduğunda bile teleskobumuzu ilk yıldızlara doğruttuğumuzda ışık görürüz.But even when we point our telescopes past the earliest stars, we still see light.
Bu yıldızların ışığı değil "Büyük Patlama"dan gelen ışıktır.Not starlight, but the light left over from the big bang.
Yıldızlar milyonlarca yıldır dünyadaki yaşamın üzerinde parıldıyordu.Stars have shined down on earth's life for billions of years.
Eğer teleskop olmadan kuyruklu yıldızları bulabiliyorsak, kelimeleri bulabiliyor olmalıyız değil mi?If we can find comets without a telescope, shouldn't we be able to find words?
Bu "Yıldızlarla süslü pankart". Hem de yemek yiyerek ve listerine içerek yapılandan.So this is "The Star-Spangled Banner" by eating lunch, including drinking Listerine.
Dünya yüzeyinde durabilir ve gece gökyüzüne bakıp çıplak gözle yıldızları görebiliriz.We can stand on the Earth and look up at the night sky and see stars with our bare eyes.
Çevrelerindeki yıldızları yok ederler.They destroy stars around them.
Bunlar takım yıldızları; günümüzdeki takım yıldızları yani.And those are the constellations of today.
Sonuçta, Hindistan hakkında gözlerinde ışıltılı yıldızlarla ayrılır.She goes away with stars in her eyes about India, as a result.
Işık üreten deniz yıldızları vardır.There are starfish that can make light.
Bunlar yıldızlar.These are just stars.
Kuyruklu yıldızlar da asteroidlere benzer.Comets are very much like asteroids.
Yıldızlara göre çok kazanmıyorum.I don't get paid more for doing it with a top star.
Biz bu görüntüden yıldızlara kadar çıkarız.We go from this view out to the stars.
İşlerim ve birlikte partiler düzenlediğim Bollywood yıldızları kayboldular.The Bollywood stars who I would party with and buy my work disappeared.
Gözleri, gözleri Yıldızları parlamıyormuş gibi gösteriyorOh, her eyes, her eyes, make the stars look like they're not shining.
Kimbap ve yakışıklı yıldızları seviyor... çekici beysbol oyuncularından hoşlanıyor.She loves cute stars and sushi- ...loving attractive baseball players.
Bu gazın köşelerinde yeni yıldızlar oluşuyordu.In pillars of this gas new stars were being produced.
Bu yıldızların muazzam kütlesi bütün yıldızları gökadanın içinde dairesel yörüngelerde tutar.This huge mass of all these stars keeps stars in circular orbits in the galaxy.
Yani bunun içinde, böyle dairesel dönen yıldızlar var.So we have these stars going around in circles like this.
Zavallı evinde bu gece, karanlık cennet ışığı yapmak Toprak kaplama yıldızlar işte bakın:At my poor house look to behold this night Earth-treading stars that make dark heaven light:
Bazı sonucu, henüz yıldızların asılı, acı, korku dolu tarih başlamak vereyimSome consequence, yet hanging in the stars, Shall bitterly begin his fearful date
Onu yanağından parlaklığını gün ışığı lamba erdirmez gibi, bu yıldızların utanç; gözleri cennetThe brightness of her cheek would shame those stars, As daylight doth a lamp; her eyes in heaven
Onu alın ve onu küçük yıldızlar kesip, ince yüzden cennet yüzü yapacakTake him and cut him out in little stars, And he will make the face of heaven so fine
Yıldızların ötesineBeyond the stars
Yıldızların ölümünü görürüz. altı milyar yıl içinde, güneş buna benzeyecek.like the Eagle Nebula. We see stars dying. In six billion years, the sun will look like that.
Daha da büyük bir skala üzerinde yıldızların tüm galaksilerini görebiliriz.On a still bigger scale, we see entire galaxies of stars.
Bu galaksilerdeki yıldızlar muhtemelen etraflarında uydulara sahip değiller.The stars in those galaxies probably don't have planets around them.
Yıldızlar atomların nükleusları arasında reaksiyonlara benzer biçimde besleniyorlar.Stars are fueled by how the nuclei in those atoms react together.
Ve en karmaşık olan şeyler yıldızlar ve atomlar arasındaki bizleriz.And the most complex things are ourselves, midway between atoms and stars.
Bizi oluşturan atomların yapılmasında yıldızlara bağımlıyız.We depend on stars to make the atoms we're made of.
Bu sayı... ...galaksimizdeki yıldızların yaklaşık adedidir.This is the number of our estimate of the number of stars in the galaxy.
Bununla çarptığınızda... ...galaksideki gezegene sahip yıldızların sayısı... ...çıkar.Multiplied by this, you now know the number of stars in the galaxy that have planets.
Yıldızların yükselişini ve neden olduğu gelgit hareketlerini izliyoruz.We're watching the rising of the stars and the shifting of the tides.
Yıldızlarla yeniden başlamayı öğreneceksin.You will put the star in starting over, and over.
Bu bize yıldızların büyüklüğünün limitini gösteriyor.That's a limit imposed on the mass of stars.
Şuradaki parlak yıldız, bu galaksideki yıldızlardan bir tanesi.But that bright star there is actually one of the stars in the galaxy.
İlk yıldızların oluşumuna kadar da ikisi de oluşmadı.And there was no carbon and oxygen in the universe throughout the first generation of stars.
Ağ üzerindeki küçük çizikler parlak yıldızlara karşılık geliyor.The bright stars correspond to little daggers on the rete.
Ama yıldızların çarpışma ihtimali çok düşüktür.The probability of a star, star collision is very low.
Şimdi tam burada, yıldızlar bu merkezi etkiliyor. .But now you see these stars right here... are starting to get attracted to this core.
Daha sonra da, merkezdeki maddeler yıldızların etki altına giriyor.And then some of the stuff in that core was attracted to those stars.
Becerikli kodlama uzmanları bugünün rock yildizlaridir.Great coders, are todays rockstars.
[yıldızlarını açıyor.][pomegranate stars.]
[yıldızları getirene kadar söylemeliyiz.][trunk, branches, birds, stars.]
Ama yıldızlar ve başka şeyler de var.But we also have stars and things as well.
Yıldızların veya...Two stars, or --
Yıldızlar, uydular, göz kırpan uçaklar -- bildiğiniz gökyüzü çöplüğü.Stars, satellites, blinking airplanes -- typical sky junk.
Yıldızlar (ÇN: Kalabalığı kast ediyor) hizalanmıştı ve o geri gelmişti.The stars aligned, and she came back.
"Senin için ve benim için yıldızlar bulmak istiyorum"I want to find stars for you and for me.
Biz dağ olduk, elmalar, yıldızlar ve diğer insanları dizi olduk.We have been mountains and apples and pulsars and other people's knees.
Yıldızların ötesindeBeyond the stars
# Parlayan güzel yıldızlar Odayı aşkla dolduruyorlar# Twinkling stars so beautiful Filling the room with love
# Gözlerimi alan o yıldızlar gibi# Like those stars embroidered in my eyes
İlk hücrenin ortaya çıkışının yıldızların ortaya çıkışları kadar olanaklı olduğunu düşünüyorum.I think that perhaps the emergence of the first cells was as probable as the emergence of the stars.
Yıldızların bu görkemli girdabında, ihtişamlı ve öngörülebilir bir dans var.Majestic whirlpools of stars, they rotate in a stately and predictable dance.
Merkeze yakın yıldızlar yavaş dönerdi.Stars very close to the center move slowly.
Çok daha fazla uzaklaşıldığında ise yıldızlar yine yavaş dönerdi.As we get really far away, the stars are predicted to move slowly again.

İlgili Sayfalar